Kendini kendinden ayırmak, etini sıyırmak ne zormuş, ne bağırtıcıymış, üstelik ne gürültüsüz yapılması gerekenmiş, ne yaptığını hiç belli etmeden içinde kendini bırakarak geçilen tünelmiş. Eski ağrılarımı arar oldum. Sofradan, yemek içmekten, kalabalıktan, insandan, anlatılanlardan, başka akıllardan, en hafif duygu ve hallerden, başkalarının dünyasından, yaptıklarından, acılarından... haberdar, ilgili olmak gerekiyor. Bu benim şimdiye kadar hiç değmediğim bir hal. Pek de belli edemiyorum; zaten hiçbir şey belli edemiyorum, gizli din taşır gibiyim.