Belgesel Kitaplar Serisi

Köy Enstitüleri

Can Dündar
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
104
Basım Tarihi:
Şubat 2015
İlk Yayın Tarihi:
2000
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Köy Enstitüleri
ISBN:
9789750722370
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Anadolu'nun sönmez ışığı
10/10
·104 syf.··
2020 13. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2020 16:49
Gazi Mustafa Kemal, Sofya’da askeri ateşe olarak görevli iken lüks restoranın birinde bir olaya şahit olur. Ve bu olay kendisini derinden etkiler. Üstü başı restoran için uygun olmayan köylü bir adam gelir. Ve baş garson bu kılıkla burada yemek yiyemeyeceğini söyler. Adam diretmekte. Herkesin verdiği parayı bende verebiliyorum ve burada yemek istiyorum diye üsteler. Gazi sessizce oturduğu yerden izlemekte olayı. Münakaşanın artması üzerine restoranın müdürü gelir sorunun ne olduğunu sorar. Kendisinin köylü olduğunu ve kılığının burası için uygun olmadığı gerekçesiyle yemek yiyemeyeceği söylendiğini söyler ardından ekler. Ben ekip biçmesem siz burada yemeklerinizde patates, pirinç vs kullanamazsınız der. Bunun üzerine müdür. Adama hak vererek isteğini yiyebileceğini söyler adam iştahla karnını doyurur. İşte bu olay Atatürk'te derin bir iz bırakır. Günün birinde Türk köylüsünün de tanık olduğu kadar bu Bulgar köylüsü kadar cesur, hakkını arayan biri olmasını ister. Sağlam bir okur olan büyük Gazi, Grigory Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesi “eserini okumuş ve kitapta anlatılan ülkenin hayalini kurar. Modern tarım uygulayan kültürlü bir köylü modeli vardır kitapta. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olduğu vakit hayali gerçeğe dönüştürmek için, Köy Enstitülerinin temelini atar. Çünkü her yönüyle kendini yetiştiren köylü, yarının büyük Türkiye’sinin umudu olacaktır. İşte böyle Köy Enstitüleri fikri doğar. Her şey güzel giderken Atatürk ölür, İnönü’ye miras kalır Köy Enstitüleri. Fakat bazen işler rayından çıkar. Enstitünün içerisine siyasi ideolojiler girer ve zamanla iş kapatılmasına kadar varır. Şu bir gerçek ki siyaset çamur gibi bir şey. Değdiği yeri kirletir. Köy Enstitüleri içinde böyle olur. Siyasi ikbal uğruna Köy Enstitülerine tırpan vurulur. Belki bu olanlar
Tarih
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2015 53. kitabı
Enstitülerin kapatılmış olmasının ülkemiz adına ne kadar kötü sonuçlar doğurduğunu gördük. Görüyoruz. Geçmiş yıllarımızda yapılan hataları, üzerimizde oynanan oyunları gördükçe bu vatana daha bir sımsıkı sarılıyorum. Köy eğitimi meselesini cumhuriyetin ilanından sonra araştırmış ve birçok yönüyle ortaya koymuş belgesel tadında bir çalışma. Belki de ülkemizi şuan çok farklı bir duruma getirecek bu projeyi anlamak isteyenlere tarafsız bir bakış açısıyla hazırlanmış çok güzel bir çalışma. Bu okulların nasıl ziyan edilip köylerimizi karanlığa hapis edenleri göreceksiniz.
Eğitim
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2020 2. kitabı
Bir ülke kalkınmak üzereyken nasıl önü kesilir? Nasıl cahilliği yenmesi önlenir? Merak ediyorsanız bu kitapta bulabilirsiniz. Aslında üzerine yazılsa çok çok uzun şeyler çıkar. Okuyun bence okutturun.
Edebiyat
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2017 1. kitabı
Bence köy enstitülerinin tarihi gelişimini anlatan başarılı örneklerinden biridir. Gerek tanıklarla işlenmesi gerek burada öğretmenlik yapan öğrenci olan tanıklara başvurması ve aynı zamanda belgesel tadında olması da ayrıca en zevkli yanlarındandır
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
Köy Enstitüleri
Puan vermedi·104 syf.··
2026 11. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 17:14
Kitabı tavsiye ederim kısa net bilgilerden oluşuyor daha derin bilgi edinmek isteyenler için yetersiz. Koy enstitulerinde okuyanlarin roportajlarinin olmasini begendim.
1000Kitap
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
Köy Enstitüleri
Puan vermedi·104 syf.··
2024 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2024 16:08
Köy enstitüleri hakkında pek bilgim yoktu. Yalnizca kulaktan duyma bilgilerle doluydum fakat eseri okuduktan sonra Köy Enstitüleri'nin yeni kurulmuş cumhuriyete ne kadar faydalı olduğunu gördüm. Oralarda yetişen nesillerin ülkeye büyük katkıları olduğu yadsinamaz bir gerçek. Ancak tabii savaş yıllarında geçen süre ve ülkenin inancıyla ve gelenekleriyle ters düşen bir yapısı da var tabii. Tüm bunların sonunda politik sebeplerle kapatılmış olması üzücü, onun yerine yapilandirilarak toplumun benimseyecegi bur hale dönüştürülseydi eminim bugün bile etkisini gösteren kurumlar haline gelebilirdi.
Duygu ve Düşünce
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2024 14. kitabı
kitabı okurken köy enstitüleri ile ilgili hemen hemen her bilgiye sahip oldum ve köy enstitüleri kapatılınca direkt nasıl olur da arkasında durulmadığını sorguladım. bunca emek nasıl hiç sayıldı ? bu yüzden siyasetten, politikadan, sadece kendi çıkarlarını düşünenlerden bir kez daha nefret ettim. kitapta o döneme ait fotoğraflar mevcut ayrıca eğitime verdikleri önemi bizzat kendi mezunlarından da okuyup emeklerine şahit olabilirsiniz. enstitülerin beni en etkileyen kısmı ise; eğitimi yaparak yaşayarak öğrenmeleri , bireyleri her anlamda yetiştirmeleri , bir yıl içinde yirmi beş klasik eseri okumak zorunda olmaları ve karma eğitim sürecinde olduklari için iki bireyin birbirlerine olan duygularini eğitim hayatı boyunca ertelemeleri... nedeni ise enstitüler yatılıydı, kız öğrencilerle erkeklerin aynı kampüs içinde yer almaları enstitütü karşıtı insanların söylentilerine yol açabiliyordu. bu da enstitülerin kapatılmasına neden olacaği icin herkes hassasiyet içerisindeydi. açıkçası bozkır ortasında vahaya benzetilen böylesi bir projeye sahip çıkmadığımız için hâlâ acısını çektiğimizi düşünüyorum. milletin efendisi olmalıydı köylü...
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 03:46
Aydınlıktan, gelişmekten, sanattan ne denli korkulup, nasıl önünün kesildiği gösteren ve bazı şeylerin hala değişmediğini bizlere farkettiren bir kitap.
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2017 44. kitabı
Ne yazık ki faydalı olacak hiçbir şey devam edememiş bu topraklarda, birilerinin menfaatleri, siyasi görüşleri, çıkar çatışmaları veyahut Atatürk düşmanlığı köy enstitülerine darbe üstüne darbe indirmiş. Hiçbir zaman işin gerçeğini araştırmayan, öğrenmeyen, böyleymiş diyerek kulaktan dolma yada bilerek yayma ifadelere inanlar gerçeğin kıymetini asla anlayamayacaklar. "Sürer eker biçeriz güvenip ötesine Milletin her kazancı milletin kesesine Toplandık başçiftçinin, ATATÜRK'ün sesine Toprakla savaş için ziraat cephesine. Biz ulusal varlığın temeliyiz köküyüz Biz yurdun öz sahibi, efendisi köylüyüz."
Siyaset
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2016 14. kitabı
Köy Enstitülerini okuduğumda ilkokul 5. sınıftaydım ve okuduğumda o kadar hüzünlenmiştim ki... Düşünsenize bir çocuk yetiştiriyosunuz sadece matematik, türkçe öğretmiyosunuz ev nasıl yapılır, inek nasıl sağılır, ilk yardım ve enstrüman çalmasını öğretiyosunuz. Kapatımasaydı Türk Eğitim Sistemimiz daha iyi olucaktı. Buna eminim ve aileler çocukları okudukları için köyden göç etmeyecekler ve oralarda istihdam alanı olacaktı. Büyük şehirlerde bu kadar dolmayacaktı. Gördüğünüz gibi herşey birbirine bağlı malesef
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Can DündarYazar · 48 kitap
Can Dündar (d. 16 Haziran 1961, Ankara), Türk araştırmacı, gazeteci, televizyoncu ve belgesel yapımcısı. Türkiye'nin yakın tarihi, politikası ve popüler kültür konularında hazırladığı belgeselleri ile tanınmış bir belgesel yapımcısıdır. Özellikle Sarı Zeybek (1993) belgeseli ilgi görmüştür. Şubat 2015'te Cumhuriyet Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni olan Dündar'ın, bu gazetede 29 Mayıs 2015 tarihinde kendi imzasıyla yayınlanan MİT TIRlarındaki silah haberi büyük yankı uyandırmış ve gazeteci bu haber nedeniyle tutuklanıp yargılanmıştır. Yargılama sonucunda casusluk ve hükûmeti ortadan kaldırma suçlamalarından beraat eden Dündar, devletin gizli belgelerini elde edip yayınlamaktan ceza aldı. Davanın temyiz sürecinde tutuksuzluğu devam eden gazeteci, can güvenliği endişesiyle Almanya'ya gitti. Dündar, Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliğinden ayrılmış; aynı gazetede köşe yazarlığına devam edeceğini açıklamıştır. 31 Ekim 2016 tarihinde hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü tarafından açıklanan 2017 Nobel Barış Ödülü adayları arasında üçüncü sırada yer aldı. Ali Rıza ve Öznur Dündar çiftinin tek çocuğu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1982'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Üniversite yıllarında gazeteciliğe başladı. 1979'dan itibaren sırasıyla Yankı, Hürriyet, Nokta, Haftaya Bakış, Söz ve Tempo’da çalıştı. 1986'da Birleşik Krallık'ta London School of Journalism'i bitirdi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde siyaset bilimi dalında yüksek lisansını aynı senede tamamladı. “Media and democracy, a comparative case study on the press portrayal of the Belgrane and Kocatepe affairs” (Medya ve Demokrasi, Belgrano ve Kocatepe Olayları’nın medya tasviri üzerine karşılaştırmalı bir inceleme) başlıklı yüksek lisans tezinde iki ülkede birer savaş gemisinin yanlışlıkla batırılıp devlet sırrı olarak saklanması konusunu inceledi. Televizyona 1988'de TRT'de Seynan Levent ile başladı. 1989-1995 arasında 32. Gün program ekibinde çalıştı. 1993-1994 yıllarında Show TV'de Mehmet Ali Birand’la birlikte 'Çapraz Ateş’i hazırladı. Özellikle 1993’te Sivas Valisi Ahmet Karabilgin, Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu ve yazar Aziz Nesin’in konuk olduğu bölüm gündem yarattı ve üzerinden tartışmalara sebep oldu. Gazetecilik ve belgeselciliğe ağırlık verdiği dönemden sonra 2006'da televizyonculuğa yönelen Dündar, 19 Eylül 2006'da başladığı "Neden?" isimli tartışma programını 9 Haziran 2009 tarihine kadar hazırlayıp sundu. 2009-2010’da NTV kanalında yayımlanan Canlı Gaste’yi hazırlayıp sundu ve aynı kanalda 2010-2011’de canlı ana haber bültenini sundu. Mehmet Ali Birand ve Bülent Çaplı ile birlikte ‘Demirkırat’ (1991) ve ‘12 Mart’ (1994) adlı belgesel dizilerini hazırladı. Ayrıca Türkiye’nin güzellik kraliçelerini anlatan ‘Cumhuriyet’in Kraliçeleri’ belgesel dizisini ve Atatürk’ün son 300 günün anlatan Sarı Zeybek belgesellerini hazırladı. 1994-1995 yıllarında Türkiye tarihinin gölgede kalmış kahramanlarının öykülerini anlatan ‘Gölgedekiler’ adlı belgesel serisini hazırladı. Köşe yazarlığı 1994'te Aktüel’de başladı; aynı yıl Yeni Yüzyıl gazetesinde günlük köşe yazıları yazmaya başladı ve bu gazetede beş yıl çalıştı. Köşe yazarlığı ve belgesel yapımcılığı sürerken ODTÜ’de doktora çalışmalarına da devam eden Dündar, 1996'da “Terör ve medya: Liberal Teori ışığında, terör olaylarının televizyonda işlenişine eleştirel bir yaklaşım” başlıklı tezi ile doktorasını tamamladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ ve ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü Kültürlerarası Çalışmalar programında yüksek lisans dersi verdi. 1996 ve 1997 yılında Show Tv için hazırladığı 10 bölümlük ‘Aynalar’ belgesel ile politik ve tarihî konuların dışına çıktı; popüler kültür alanında çalışmalara yöneldi. 1996-1998 yıllarında 40 Dakika isimli belgesel-haber programını hazırlayıp sundu. Özellikle 7 Ocak 1997’de yayınlanan programda Susurluk Kazası’ndan yola çıkarak yapılan araştırmalarla ilgili iddialar uzun süre gündemde kaldı. Atatürk'ün öğrencilik hayatındaki ülke durumunu ve Atatürk'ün beraberliğinde gerçekleşen değişimleri anlatan Yükselen Bir Deniz belgeseli ile 1998'de belgeselciliğe döndü. Türkiye siyasi tarihi ve popüler kültüründeki önemli kişiler ve Köy Enstitüleri, Devlet Tiyatroları, İş Bankası, Mülkiye gibi kurumlara ilişkin çok sayıda belgesel yaptı. 1999 Ocak'ından 2001 Ocak sonuna kadar Sabah gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 2001 Ocak ayından itibaren Milliyet gazetesinde, Ada başlıklı köşe yazısı yazdı. 2003-2004 yıllarında Milliyet gazetesi için ‘Popüler Kültür’ ekini çıkardı. Milliyet gazetesiyle yolları 1 Ağustos 2013 tarihinden itibaren ayrılmıştır. Milliyet'ten ayrıldıktan sonra BirGün'de Doğan Tılıç'ın köşesinde bir ay boyunca haftada üç gün yazdı. Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını anlatan Mustafa adlı filmi yazıp yönetti. 2008 yılında vizyona giren film, Atatürk’ü yargıladığı ya da kötülediği yönünde eleştirilere maruz kaldı. 25 Ekim 2013 tarihinden beri Cumhuriyet gazetesinde yazan Dündar, 8 Şubat 2015'te gazetenin genel yayın yönetmenliği görevine getirildi. 2014 yılında Gezi Parkı protestoları ile ilgili ‘Gözdağı’ adlı belgeseli hazırladı. MİT TIR'ları davası Tutuklanması Suriye'ye gönderilen MİT TIR'ları ile ilgili haberin 29 Mayıs 2015 tarihinde Cumhuriyet'te,‘İşte Erdoğan'ın yok dediği silahlar’ başlığıyla ve Can Dündar imzasıyla duyurulmasının ardından bu haberlere yayın yasağı getirildi. Aynı gün Can Dündar'a ‘devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, siyasî ve askerî casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, terör örgütünün propagandasını yapma’ suçlarından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Birkaç gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu haberi yapan kişi, bunun bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu.” demiştir. Erdoğan'ın savcılığa yaptığı bireysel başvuru ile Can Dündar'a ‘gerçeği yansıtmayan haber, yorum ve görüntüleri yayınlamak suretiyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu’ öne sürerek iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 42 yıl hapis cezası talep edildi. Bu davada 26 Kasım 2015 tarihinde gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül ile birlikte tutuklanmıştır.[19] Erdoğan, 24 Kasım'da ise “O TIR'lar Bayırbucak Türkmenlerine yardım götürüyordu. Şimdi diyecekler ki ‘Başbakan TIR'ların içinde silah yoktu’ diyordu... Varsa ne olacak, yoksa ne olacak.” demiştir. ‘Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme’, ‘devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama’, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs etmek’ ve ‘silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek isteyerek yardım etme’ suçlamalarını içeren iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 26 Kasım 2015'te tutuklu yargılanmak üzere cezaevine götürüldü. Tahliyesi Dündar ve Gül, 6 Aralık 2015'te AYM'ye bireysel başvuruda bulunarak tutuklu yargılanırken haklarının ihlâl edildiğini söylediler. Bu başvurunun ardından 25 Şubat 2016'da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin “Siyasî casusluk yaptıklarına ilişkin somut bilgi yoktur” şeklindeki gerekçeli karar ile tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiler. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, kararı sevinçle karşıladıklarını ancak mahkeme kararları üzerinden AK Partinin itham edilmesini doğru bulmadığını söyledi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, bu kararı alan Anayasa Mahkemesi üyelerini kutladığını söyledi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve Pervin Buldan kararı sevinçle karşıladıklarını ifade etti. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ve AGİT, kararı memnuniyetle karşıladıklarını ve basın özgürlüğü açısından önemli bulduklarını ifade ettiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat günü Can Dündar için Anayasa Mahkemesi'nin verdiği tahliye kararını “Mahkeme bu şekilde bir karar vermiş olabilir. Ben Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karara sadece sessiz kalırım o kadar. Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...) Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...) Aslında onlarla ilgili kararı veren mahkeme kararında direnebilirdi. Eğer kararında direnmiş olsaydı, bu bireysel başvuru veyahut da AYM'nin vermiş olduğu karar boşa çıkacaktı.” şeklinde yorumladı. Erdoğan 4 Mart'ta ise "Evet ortada bir Anayasa ihlali vardır. Ama Anayasa’yı ihlal eden değilim. Bu Anayasa Mahkemesi’nin karar merciinde olanlardır. Birinci mahkeme Anayasa Mahkemesi'nin kararına uydu. Ama bu işin bittiği anlamına gelmez. Savcı karara itiraz edebilir. İtiraz durumunda, bir üst mahkeme yeni bir süreci başlatabilir." dedi. Yargılanması 6 Mayıs 2016'da gerçekleşen dördüncü duruşma sonucunda Dündar ve Gül, hükûmeti ortadan kaldırma suçlamasından beraat etti. İkili hakkındaki casusluk suçlaması da düştü. Devletin gizli belgelerini elde edip yayınlamaktan yedi yıl hapis cezası alan Dündar'ın cezası beş yıl 10 aya indirildi. Davanın temyiz sürecinde tutuksuzluğu devam eden Dündar, can güvenliği endişe ile Almanya’ya gitti. Dündar, Ağustos 2016’da Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliğinden ayrılmış; aynı gazetede köşe yazarlığına devam edeceğini açıklamıştır. 24 Ocak 2017'den beri Almanya merkezli Özgürüz adlı haber portalının genel yönetmenliğini sürdürmektedir.