Kendini Bilmek

Michel Foucault
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 6 dk.
Sayfa Sayısı:
215
Basım Tarihi:
Ekim 2019
İlk Yayın Tarihi:
Nisan 1988
Yayınevi:
Profil Kitap Yayınları
ISBN:
9786057525727
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2020 91. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2020 17:28
Bu kitaba inceleme yazılamaz! Bu kitap, üzerinde tek bir defa düşünülemeyecek kadar derin ve insanın her gününü, her anını, insan olma halini kapsayan bir kitap. İnsanın her döneminde içine düştüğü çıkmazları kendine soruşunu, felsefi bakış açısıyla ve Michel Foucault zekasıyla okutan bir başucu kitabı. Kimse bu kitabı incelemesin; okuyan kendine dönsün ve sorsun: "Ben bu okuduklarımdan ne anladım?" Ve bir süre sonra yine okusun. Kendi değiştikçe tekrar okusun. Tekrar, tekrar...
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma
7/10
·215 syf.··
2021 13. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 17:17
Faucault'un fikri yapısını anlamak için değerli bir eser. Lakin çok dikkatli ve sakin bir ruh hali içinde okumanız gerekiyor. Kitabı okurken çok zorlandım bazı noktaları anlamaktan zorluk çektim. Bir çok Felsefcinin firkilerini ele almış. Kitabı anlamak için bu fikirlere hakim olmak gerek.
Edebiyat
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2021 79. kitabı
Gaye adı altında bir köşeye sıkışmışız. Amaçlarımızın köleliğinden kurtulmak adına dahi tarafımıza dayatılmış sorumluluklarımız var. Bu sorumluluklar dahilinde telaş içinde geçen günlere ortak olan; düşüncelerimiz, bizi biz yapan sebebe götürecek tek soyut gerçek olacaktır. Bu soyut gerçeklik ile kurulan bağlam ise bizi “sorgu”ya itilmiş bir ruh ile uyanmış bir zihinde; kendimizi bulmaya itecektir. Olmak istediğin şeyi kafanda şekillendirdiğini ve sonucuna vardığında olmak isteyebileceğinden uzaklaşıp en iyisi olduğunu, bununla sınırlarını aştığını ve sınırsız bir uzantı halinde gitmek istediğin yolu aslında katetmiş olduğunu ve geriye sadece bozup yeniden bir “ben” yaratabileceğin bir gerçek kaldığını düşün. Kendine olan özgüveninin zaten en üstünde olduğunu fakat bu noktaya gelmek için yaptığın fedakarlıkları; tekrar bir bozuklukla yönetip en dibe inip tekrar tekrar çıkabileceğini düşün ve bu devinimin hiç bitmeyeceğini, bitmesi için ise mutlak huzurun yani ölümün söz konusu olduğu bir sınırda varlığını sürdüğünü düşün. Ve tüm bunların sonunda kendin olduğunu, olabilecek bir şey daha kalmadığını, geriye tam anlamıyla sen olabilmek için sadece ölümün kaldığını düşün. Ölüm de olursa; seninle olan her şeyin tam bir bütün olabileceğini ve bu bütününde aynı tezatlıkla ölümle son bulacağını. Kendini bilmek adına yaptıklarının sınırı olmadığı gibi, sınırsız olan bu döngü dünyasında sadece kenardan izlemek yaratılışımıza ters. Her gün geliştiğimiz gibi, gelişmemişliğimizi de görebilmek adına yaşıyoruz. Kendini bulmak böyle bir şey olsa gerek çünkü kendinde olanı bilen bir insan, bundan başka daha ne için uğraşır ki?
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma
9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
Düşünce Sistemleri Tarihi Profesörü olan M. Foucault, bu kitapta (seminer notlarıdır), kendini bilmeye de sistemler üzerinden bakar. "Kendimizi kelimelerimizin ve yaptıklarımızın formalitesi üzerinden tanımlarız. İnsan doğamız kendi kendimizi analiz ederek keşfedilecek gizli bir gerçeklik değildir, kim olduğumuzu kamusal olarak tanımlamak için kullandığımız usullerin toplamıdır." diyor (s:166) Buradan Foucault'ya göre insan doğası diye bir şey olmadığı anlaşılır. Yalnızca bizden önceki nesillerden geriye kalan dilsel ve kurumsal kalıntılar vardır ve her yeni nesil bunları yeni baştan yüklenip insan olma hâlini nasıl algıladıklarını açıklamak içın kategoriler yaratırlar. Foucault'nun dikkatini çeken, kullanılmayan bu sistemlerin önceki nesiller için ne anlama geldiğinden ziyade nasıl bir yol izledikleri olduğundan, kendi yöntemini bir arkeoloğunkine benzetir. Arkeolog da toprak altından çıkardığı eski kalıntıları eskiden hangi soyut değerleri karşıladıkları açısından değil, pratikteki kullanımlarına göre sınıflandırır. ... Kendilikle ilgili psikoloji yanında okunması gerekenler listesine koyulmalı. Keyifle ve düşünceyle.
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma
7/10
·215 syf.··
2020 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2020 15:22
Kendini Bilmek kitabı Michel Foucault'un aldığım ilk kitabı aslında kitap demek tam doğru olmaz çünkü kitap yazarın düşünce tarihi seminerlerinin bir araya getirilmesinden oluşuyor. Foucault'ın kitaplarını okumak isteyenlerin ilk tercihi bu kitap olmamalı. Kitap ağır dikkatli okunmadığında anlaşılmıyor ve kendini size açmıyor. Bu durumda bazi yerleri birkaç defa okumak zorunda kalabiliyorsunuz. Kitap sizden kendinizi tümü ile ona vermenizi istiyor. Ayrıca felsefe, din , düşünce tarihi hakkında çok bilgi birikiminiz yoksa kitap daha ağır gelebilir size.Yazar bir bölümünü dinler tarihine de ayırmış. Hristiyanlıktaki bazı kavramları analiz etmiş dolayısıyla ortaçağ ve ilk dönem hristiyanlık hakkında da biraz bilgi sahibi olmanızda fayda var. Bu konularda bilgi sahibi olmadığınizda tabiki yine verim alabilirsiniz ama tam anlamıyla kitabı anlamış olmazsınız. Kitap çeviri olduğu için biraz daha ağır sanırım. Kitabı bir kaç yıl sonra daha donanımlı bir şekilde tekrar okumayı düşünüyorum.
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2025 23:17
Felsefe ve psikoloji bir arada bir kitap diyebilirim. Okumak biraz yavaş oldu ama çok zevk aldım. Her yerini çizmiş olabilirim. Foucault' un Deliliğin Tarihi benim en sevdiğim, en etkilendiğim kitaptır. Söylemeden geçmeyim. Kendini Bilmek, bulmak. Bitmeyen bir yolculuk çünkü biz sürekli değişiyoruz. Sadece durup bakabilmeliyiz kendimize. Ben Kimim?
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma
8/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2020 73. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2020 02:50
Faucault'un fikri yapısını anlamak için değerli bir eser. Lakin çok dikkatli ve sakin bir ruh hali içinde okumanız gerekiyor. Yoksa okuduğunuz yerleri dönüp yeniden okumak zorunda kalırsınız. Hatta belki yarım bırakabilirsiniz. Biraz dikkatli okursanız aslında o kadar değerli bilgiler edinirsiniz. Felsefe, din ve düşünce üzerine çok güzel tezler var. Eğer bu konular sizi yoruyorsa muhtemelen bu eserde sizi biraz yoracaktır. Din ve din olgusunun insanların kendini tanıma bilme uzerindeki etkiyi öyle güzel irdelemisti. Okurken keyif veriyor, çünkü düşündürüyor ve size yeni bilgiler aşılıyor. Faucault ilk kez 1982 güzünde Vermont Üniversitesi'nde "kendini biçimlendirme teknikleri " üzerine yaptığı seminerlerinini üzerinden geçerek kitap haline getirmeye çalışıyor. Fakat seminer sunumlarına yaptığı düzeltmeleri tamamlayamadan öldüğünden bu kitapta dersin özenle metne geçirilmiş bir versiyonu bulunmaktadır. Başlarken kendisi ile yapılan röportaja yer veriliyor daha sonrada farklı zamanlarda yaptığı konuşmaları bir araya getiriliyor ve sekiz bölüm olarak ele alınıyor. Her şeyin temelinde insanin kendini bilmesi yatıyor. Ve bunun üzerinde ciddi anlamda düşünülmesi , tartışılması gerekiyor. Kendini bilmek, bunun üzerine merak ettiğiniz şeyleri farklı bakış açısı ile ele almak nasıl diye düşünenler bu kitap sizi heyecanlandıracak ve keyif verecek. Keyifli okumalar diliyorum.
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2023 18:52
Müthiş aydınlatan bir kitap. Felsefi alt yapıya sahip olmak gerekiyor çok verim alabilmek için okumanın sonunda. Yazarın kendini tüm sıfatlardan azade öğretmen olarak nitelemesini sevdim . Girişi ile beni hemen kendine çeken bir kitap oldu. Kendini Bilme yolunda düşündürdü her açıdan kendini bilme adına konulara yaklaşan bir kitap. Pek uzun uzun notlar aldım defterimde yazsam çooook uzun olacak diye buraya yazmadım. Keşke bir okuma grubu olsa da yüz yüze değerlendirsek bu kitabı dedim kendime... İnsan okumaları tek başına yapınca ya da sonrasında kitap üzerine söyleşmeyince etkisi azalıyor. Bu kitabın ve yazarın diğer kitaplarının ve savlarının okunması ve araştırılması kanaatindeyim. Delilik ve cinsellik üzerine söylemleri olan ve düşünen az sayıda düşünür var zira...
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2024 1. kitabı
Geçmiș üzerine düşünmenin bize öğrettigi șey içerisinden özgürce tercih yapabileceğimiz seçeneklerimizin olduğudur, basitçe ayak uydurmamız gereken devamlılıklardan ibaret olduğu değildir. Kim olduğumuz geçmişte el üstünde tuttuklarımız kadar șu anda neyin arkasında durduğumuzla da alakalıdır.
1000k
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma
İnsan kendini nasıl bilir?
7/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2020 19:43
Bireyin kendini bilme / bilmeye çalışma davranışının biçimi ve bunun tarihsel sürecini ele alan bir eser olmuş. Eser boyunca kendini bilme / bilmeye çalışma davranışını psikanaliz tekniğiyle karşılaştırıldığını sıklıkla görürüz. Klasik Freudyan yaklaşımın kabul ettiği gibi bireyin geçmişte öğrendiklerinden / deneyimlediklerinden hareketle bir karakter oluşturduğu düşüncesini reddederek; bireyin içinde bulunduğu dönemin etkisinde kalarak ve bu etkiyle geçmişteki davranışlarını yorumlayarak bir karakter oluşturduğu düşüncesini savunur. Ayrıca savunusunu politikanın, hakim siyasi ve toplumsal gücün tarih boyunca bireylerin karakter oluşumlarında ne denli etkileyici ve değiştirici olduğunun örnekleri ile de temellendirir. Oldukça uzun cümleler sıklıkla olduğu için anlaşılması zor bir eserdir. Bazı paragrafları tekrar tekrar okuma ihtiyacı hissedilebilir. (Tabii kuvvetle muhtemel felsefî okumalara alışkın olanlar bu zorluğu yaşamayacaklardır.)
Felsefe
Kendini BilmekMichel Foucault · Profil Kitap Yayınları · 2019775 okunma

Yazar Hakkında

Michel FoucaultYazar · 54 kitap
Michel Foucault Fransız düşünür, sosyal teorist, tarihçi, edebiyat eleştirmeni, antropolog ve sosyolog. 15 Ekim 1926’da Poitiers'de doğdu. Babası, oğlunun kendi kariyerini takip etmesini isteyen bir cerrahtı. Foucault, Saint-Stanislas Okulunu bitirdikten sonra, saygın bir okul olan Paris’teki 4. Henry Lisesi’ne girdi. 1946’da, daha önce sınavlarında başarısız olduğu École Normale Supérieure’e kabul edilen dördüncü öğrenciydi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Poitiers, Alman ordularının işgali altında kaldı. Maurice Merleau-Ponty ile felsefe çalıştı. 1948’de felsefe diplomasını, 1950’de psikoloji diplomasını aldı ve 1952’de psikopatoloji diplomasıyla ödüllendirildi. 1950-1953 yılları arasında Fransa Komünist Partisi'nde yer almıştır. Partiye girişi Louis Althusser aracılığıyla olmuştur. Ancak Stalin'in Sovyetler Birliği'nde izlediği politikalar onu partiden soğutmuş ve bir süre sonra partiden ayrılmıştır. 1954’ten itibaren dört yıl İsveç’te Uppsala Üniversitesi’nde doktora tezini yazdı. Zamanın Uppsala Üniversitesinin pozitivist damarı Foucault'un tezini bilimsel bulmayıp kabul etmedi. Birer yıl da Varşova ve Hamburg Üniversitelerinde Fransızca öğretti. 1960’da Fransaya Clermont-Ferrand Üniversitesine felsefe bölüm başkanı olarak döndü. "Delilik ve Medeniyet" (Folie et déraison. Histoire de la folie à l'âge classique) kitabındaki teziyle doktorayla ödüllendirildi. Aynı yıl Foucault, kendinden on yaş küçük olan felsefe öğrencisi Daniel Defert’la tanıştı. Defert’ın politik aktivizmi çalışmalarında ona yol gösterdi. Foucault, Defert’la aralarındaki ilişki için çok sonraları bunun zaman zaman da aşka benzeyen uzun soluklu bir tutku ilişkisi olduğunu söyledi. Foucault’nun ikinci önemli eseri "Kelimeler ve Şeyler" (Les mots et les choses) 1966’da yayımlanan karşılaştırmalı bir ekonomi, doğa ve dil bilimleri çalışmasıydı. Çok satan bu kitap Foucault’nun adının tanınmasında büyük rol oynadı. 1966-1968 arasında Defert’la birlikte Tunus’a gitti ve birlikte tekrar Paris’e döndüler. Foucault, Vicennes’deki Paris-VIII Üniversitesi’nde Felsefe bölüm başkanı oldu, Defert da sosyoloji bölümünde ders vermeye başladı. 1968 öğrenci hareketinden oldukça etkilendiler. Aynı yıl Foucault başka aydınlarla beraber Hapishane Bilgilendirme Grubu’nu (Groupe d'information sur les prisons) kurdu. 1969’da "Bilginin Arkeolojisi"’ni (Archéologie du savoir) yayımladı. 1970’de en önemli araştırma enstitülerinden biri olan Fransa Koleji’ne Düşünce Sistemleri Tarihi profesörü olarak seçildi. 1975’te belki de en etkili kitabı olan "Hapishanenin Doğuşu"’nu (La naissance de la prison) yayımladı. Ömrünün kalan yıllarında kendini "Cinselliğin Tarihi" (Histoire de la sexualité) çalışmasına adadı. 1976’da ilk cildini yayımladı, çalışmasını tam bitirememiş olsa da ikinci ve üçüncü ciltler 1984’teki ölümünden hemen sonra yayımlandı. 1978'li yıllarda İran'da Şah karşıtı gösteriler ayyuka çıktığında Foucault, Corriere della Sera ve Le Nouvel Observateur dergilerine muhabirlik yapmış, İran'ı ziyaret etmiştir. Paris'te Ayetullah Humeyni ile görüşmüş, İran'daki muhalefet liderleri ve gösteriye katılan insanlarla mülakatlar gerçekleştirmiştir. İran'a ilişkin "Ruhsuz dünyanın ruhu" gibi yazdığı makaleler ve kullandığı "siyasi ruhanilik" kavramı ilginçtir. Bu makaleler İngilizceye çok sonradan tercüme edilmiş, özellikle 11 Eylül saldırılarının ardından ilgi görmüş; siyasal İslam, İran-Batı ilişkileri bağlamında incelenen metinler olmuştur. Michel Foucault, daha çok toplumdaki daimi doğruları inceleyen bir filozoftu. Nietzsche ve Heidegger’in düşüncelerinden oldukça etkilenen Foucault, çalışmalarında çoğunlukla Karl Marx ve Sigmund Freud’un fikirleriyle mücadele etti. Hapishaneler, polis, sigorta, delilik, eşcinsellik ve sosyal haklar konularında çalıştı. Bütün çalışmalarını modernitenin bireyler üstündeki etkisi ve getirdiği yeni iktidar ilişkileri üstüne kurdu. Öte yandan Gerard Raul'a verdiği röportajda post-modernist yahut post-yapısalcı olarak tasnif edilmeyi reddettiğini söylemiştir. 25 Haziran 1984'te Paris'te yakalandığı AIDS hastalığı nedeniyle vefat etmiştir. Foucault' un felsefi yönünün anlaşılması, bir sosyal bilimler öğrencisi için aşılması ayrıcalık getirecek bir eşiktir. Foucault toplumdaki daimi doğruların oluşum sürecini modernist bir bakış açısı olarak görür ve kökten reddeder. Postmodernite kendini genel geçer doğruların aksine hareket eden bireylerde ve düşünüşlerde bulur. Bu nedenledir ki Foucault deliler üzerinde araştırmalar yapmıştır. Deliler ona göre toplumun daimi doğrularına uygun hareket edemeyen bireylerdir. Toplumun genelini bir oda içerisinde gören Faucault bütün düşüncelerin, hareketlerin bu daimi doğrular çerçevesinde yahut kıskacı altında ortaya çıktığını iddia eder. Gay, lezbiyen, transseksüel, biseksüel oryantasyonlar daimi doğrulardan ayrı doğrular çerçevesinde oluştukları için postmodernitenin varoluşunu ve moderniteden çıkıldığını gösterir (modernite bu kavramları asla kabul edemezdi). Foucault kendi çalışmalarının bile genel geçer daimi doğrulardan olmaması gerektiğine inanır ve çalışmalarının kullanıldıktan sonra atılmasını öğütler.