Aşka Veda

7,3/10  (70 Oy) · 
313 okunma  · 
60 beğeni  · 
2.714 gösterim
"Nostaljik bir mazi güzellemesi yapmak istemem," diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlattığı yazısında: "Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile, en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun..."

"Şimdi bakıyorum da, umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşıyor neslim..."

Aşka Veda, Can Dündar'ın aşka dair yazılarını bir araya getiriyor. Körkütük, sırılsıklam aşkları, özlemi, yalnızlığı, ayrılığı ve terk edilme acısını; "kâh içten içe kabaran kâh gürül gürül çağlayan o deli nehri," anlatıyor.

Siyasetten ve popüler kültürden kadın ve erkeklerin zaman içinde değişen yüzlerine bakıyor. "Söylenmemiş o iki sözcük yüzünden heba olup gitmiş" nesiller ile nihayet kavuşan ama mutsuz mu mutsuz olan günümüz gençliğini karşılaştırıp şiirini kaybeden zamane ilişkileri sorguluyor. Şehvet sevdadan soyunduğunda, Eros okunu kırdığında, piyasa duruma el koyduğunda aşkın nasıl can çekişmeye, körelip çirkinleşmeye başladığını sergiliyor.

Hazsız evliliklerden evliliksiz hazlara, sekssiz aşktan aşksız sekse; ateşten gömleği gönüllü giyenlerden, aşkını kariyerine feda edenlere geçişin izini sürüyor.

Aslında bir türlü veda edemediğimiz, her daim ihtimal dahilinde olan aşkı anlatıyor Can Dündar, Aşka Veda'da.

Ve olası bir sevda kuraklığı tehlikesine karşı, okurları uyarıyor...
(Tanıtım Bülteninden)
NAĞME SEÇKİN 
24 Nis 10:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Nostaljik bir mazi bir güzellemesi yapmak istedim, diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlatığı yazısında: "Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun ..."
"Şimdi bakıyorum da umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşıyor neslim..."
Aşka veda, Can Dündar'ın aşka dair yazılarını bir araya getiriyor.Körkütük, sırılsıklam aşkları, özlemi, yalnızlığı, ayrılık ve terk edilme acısını ; " kah içten içe kabaran kah gürül gürül çağlayan o deli nehri," anlatıyor .

Bu kitaba bayildim cok muthis ve insan okuyunca huzurla doluyor ve elinden dusuremiyorsun hep o kitabi okumak istiyorsun. Zamaniniz olursa kitabi mutlaka ama mutlaka okumalisiniz

mustafa tamer akder 
19 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Can Dündar ile birkaç köşe yazısından başka pek tanışmışlığım yoktu. Atatürk ile ilgili belgeseli belli bir kesim insandan Atatürk'ü ayyaş gibi gösterdiğini söyledikleri için ve cemaatin akın akın çocukları filme götürdüğünü bildiğimden dolayı açıkçası kendisini defterden silmiştim. Sonradan korkusuzca yaptığı birkaç haberden ve can yayınlarında yüksek indirimden dolayı(5 tl'ye aldım. :D) ambargoyu kaldırdım. İyi ki kaldırmışım diyorum. Çünkü toplumsal olarak geçiş evresinde çoğu konuda olduğu gibi aşk konusunda da sınıfta kaldığımızı nedenleriyle birlikte çok güzel açıklamış. Kadının özgürlüğe kavuşma mücadelesi ile erkeğin eski düzen sürdürme çabasındaki savaşı pek çok örnekleriyle açıklamış. Cinselliğin sıradanlaşması ile fantezilerin nerelere doğru gittiğini çarpıcı bir şekilde göstermiş(Yazar bu kısmı başka türlü değerlendiriyor. Onun tespitleri bence eksik olduğunu düşündüğüm için kendi düşüncemi yazdım. Bununla ilgili alıntı mevcuttur ama biraz mide bulandırır. Altında ise yazının tamamının olduğu link mevcuttur.) Erkeğinde bu konularda odun olarak kalmayanların da gene kadınlar tarafından hakir görmesi kitaptaki en ilgimi çeken paradokstu. Kitabı ders aralarında kafamı dağıtmak için parça parça okuduğumdan şimdilik bu kadarla kalacak yorum. :D

DersaadeT 
03 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Eskilerden günümüze ; günümüzden geleceğe aşka dair her şeye dokunacak sizi ordan oraya götürüp getirecek yazar kitapta.
Sürekli haklı olduğunu söyletip 'Çok doğru söylemiş ya...' dedirtecek sayfaları çevirdikçe.
Duygularımızı nasıl kaybettiğimizi nasıl da yozlaştırdığımızı hissettirecek içten içe...

e-zeki 
17 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Can Dündar'ın belki de yazdığı en güzel kitap olmaya aday. Aşkın eski anlamının bugün nasıl sekse ve cinsel açlığa indirgenerek nasıl aşağılandığını, bu bağlamda insanların da duygusal olarak nasıl yozlaşmakta olduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış. Bu kitap zamane gençliğine bir serzeniş.

bumesele.com 
05 Tem 09:24 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Aşka ve aşksızlığa dair köşe yazılarından oluşan derleme tarzındaki kitap, okuyucuyu farklı zamanlara götürüyor. Aşk tanımları burun direği sızlatacak türden.
http://www.bumesele.com/aska-veda-can-dundar/

Derya Berber Tali 
21 Nis 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Aşk ancak bu kadar güzel anlatılır. Kitabın içinde küçük hikayeler geçmişten günümüze aşkın hallerini anlatmis Can Dündar. Okudukça evet ben de böyle düşündüm ama bu kadar güzel ifade edemedim dedim sürekli. Hele Bi bölümde geçmişte erkekler namus adına eşlerini çalıştırmazken şimdi karilarinin işten dönüşünü camdan bekler oldular cümlesine ne kadar yerinde bir tespit deyip hafızam kazidim

ayhan özköroğlu 
12 Nis 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · Puan vermedi

Can Dündar çok keyifli. Bir cumartesi sabahı raftan çektim, belki de okunacaklar arasında çok daha ilerilerdeyken bir kaç sayfa göz atayım dedim ama yerine bırakırken bitmişti. Gemisi geleceği ve günceli ile aşka temas aşka eleştiri ve aşkı tanımlama var.
Oldukça keyifli ironiler, tadında sitemler, okurun gözüne sokulmayan mesajlarla okunası bir kitap...

salih 
07 Mar 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Can Dündar’ın aşk-aşksızlık ekseni doğrultusunda Türk toplumunun duygusal analizini yaptığı bir kitap olmuş.Her satır o kadar değerli kibir hiç bir satırın altını çizip onu öne çıkarmak içimden gelmedi. Can Dündar anlatmak istediklerini sade ama etkileyici bir dille yansıtmış okuyucularına bu kitapta. Seneler içinde “aşk” ve “sevgi” kavramlarının Türk toplumu içinde hem anlam olarak hem de günlük yaşam davranışlarında nasıl bir değişimden geçtiğini anlatıyor.

Selma Mertel 
11 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Can Dündar'ın, köşe yazılarından seçilmiş, Aşk ve kadın - erkek işkileri üzerine derlemeler...Rahat okunan, bazısı kendinizi sorgulatırken, bazısı da içinde bulunduğumuz toplumu sorgulatan yazılar. İçinde yaşadığımız topluma gazeteci gözüyle bakabilmek için okunması gerekir. Keyifli okumalar..

2 /

Kitaptan 24 Alıntı

Hesna S. 
06 Tem 10:21 · Kitabı okudu

İyi bir kalça sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda, çocuklara nasıl, “Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt,” öğüdü verebiliriz ki?

Aşka Veda, Can Dündar (Can Yayınları, epub)Aşka Veda, Can Dündar (Can Yayınları, epub)

Aşk devrimcidir.
Otorite, düzen, nizam tanımaz.
Coşkuyla çarpan iki kalbin yarattığı etkiye hiçbir direnç dayanmaz.
Sınırlar harp içindir; aşk sınırdan anlamaz...
Yaş, sosyal statü, renk, ırk, din, cins, dil, mezhep, milliyet farkı, tutkuya mani olamaz.

Ten derde ilaç olur: ölüm, ayrılığa yeğ tutulur.
Seven iki yürek, ayrılmaya zorlandıkça birleşir.
Aşk, yalnızca içeriden yıkılabilen bir kaledir. Sadece aşıkların birbirini yemesiyle yok olur.
Onunlayken pervaneleşen yelkovanlar, onsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain…
Dünyanın en güzel yeri onun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse…
Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez, özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa…
Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü…
Hem kimseler duymasın hem cümle alem bilsin istiyorsanız…
Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa…
(Kesinlikle aşıksınız demektir. Ve işte Gerçek aşk budur.)

Aşka Veda, Can Dündar (Can Yayınları)Aşka Veda, Can Dündar (Can Yayınları)
mustafa tamer akder 
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Mutsuzluk korkusu, bu kuşağın hastalıklarından biri..
Reklamlar, diziler, filmler, çevremizde öyle bir mutluluk bolunu şişirdi ki, uçup gidişini hayranlıkla izlediğimiz bu balon, bir türlü binemediğimiz, umutla beklediğimiz bir hasrete dönüştü.
İdealize ettikçe şişen talepler, çekingenliği büyüttü.
Mutluluk beklentisini abarttıkça mutsuz olduk.

Aşka Veda, Can Dündar (Sayfa 106)Aşka Veda, Can Dündar (Sayfa 106)
Hesna S. 
05 Tem 18:03 · Kitabı okudu

Nietzsche’in Böyle Buyurdu Zerdüşt ’ünden...
"İnsan, kirli bir nehirdir. Kirli bir nehri, kirlenmeden içine alabilmen için deniz olman gerekir."

Aşka Veda, Can Dündar (Can Yayınları, epub)Aşka Veda, Can Dündar (Can Yayınları, epub)
mustafa tamer akder 
18 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Gazeteler, yeni ayrıldığı altı yıllık eşinin genç bir sevgili bulduğunu yazdı. Yeni sevgililer, objektiflere yakalandı. Fotoğrafları çarşaf çarşaf yayımlandı.
"Çocuklu kadına yakıştı mı?" sorusu hemen eski eşe soruldu. Bir polemik çıkar, diye umuldu. Ama Cem Özer, erkeklik raconunda dönüm noktası sayılabilecek bir yanıt verdi. Dedi ki:"Geriye çekilip baktım; ortada benimle alakalı bir şey olmadığını gördüm. Eski eşimin hayatına karışıp yargılamam nasıl mümkün olur. Bana, aldığı her kararda onu desteklemek düşer. Toza bulanırım, yine de onu toza kondurmam. Kaldı ki onu gülerken görmek hoşuma gitti. Mutluysa bana ancak halt etmek düşer."
Şu cümleleri kuramadığı için kaç erkek melankolik, alkolik, katil, mahkum oldu kim bilir?.. Ve kaç kadın huzurundan, evinden, işinden, canından oldu.

Aşka Veda, Can Dündar (Sayfa 180)Aşka Veda, Can Dündar (Sayfa 180)

Aşk
Onu hatirladikca basin goğe ermiscesine ya da asansor bosluguna dusmuscesine urperiyorsa yureginiz..
Onunlayken pervanelesen yelkovanlar, onsuz mihlanip kaliyorsa yerine, bir akrep kadar hain..

Aşka Veda, Can DündarAşka Veda, Can Dündar
mustafa tamer akder 
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Belki bir bebekten bir katil yaratan "karanlık"ın da ilk nedeni "sevgisizlik"tir.
Hem tuzağımız hem ilacımız aşk...
Hem kurtarıcımız hem cellatımız...
En büyük sevincimiz en derin acımız...
Şu halimizin müsebbibi ve yegane çaresi...

Aşka Veda, Can Dündar (Sayfa 52)Aşka Veda, Can Dündar (Sayfa 52)

Tek taş kolye hediyeli romantik bir yemek beklerken kapısında bir buket çiçekle, “seni seviyorum. Maça gidiyorum,” notu bulmuş bir kadının önünde iki seçenek vardır: Ya beklentiyi ya da sevgiliyi değiştirmek. Çoğu kadın, çiçeğe razı olmak ve ya adamdan caymaktansa üçüncü bir seçenekle uğraşır: Adamın kişiliğini değiştirmeye çalışır. Ama ne yazık ki “üç yaşından gün almış hiçbir erkek” değişmez.

Aşka Veda, Can DündarAşka Veda, Can Dündar
Hesna S. 
05 Tem 22:33 · Kitabı okudu

İktidar kasılması, acıdan ziyade haz veren bir kramp gibi gerer insanın bedenini... Yürüyüşünü değiştirir. Zamanla aynalara sığmazsınız; konuşmanıza bir bilmişlik gelir. Bindiğiniz arabalar, yaşadığınız odalar, doğup büyüdüğünüz coğrafyalar dar gelir.
Eşinizi kendinize eşdeğer bulmamaya başlarsınız.
İktidar hapının yan etkilerinden biri şımarma ise diğeri boşanmadır.

Aşka Veda, Can Dündar (Can Yayınları, epub)Aşka Veda, Can Dündar (Can Yayınları, epub)

Son zamanlarda bir lise mezuniyet balosunda bulundunuz mu hiç? Gitseniz, gördüğünüz ağır makyajlı, cesur dekolteli, yüksek topuklu, cep telefonlu kızların 16 - 17 yaşında olduğuna inanabilir miydiniz acaba? Levent'te bir estetik kliniğinde görevli bir uzmanla görüştüm. Dinlediklerime inanamadım: "14 - 15 yaşında kızlar, ana babalarından habersiz gelip kaşlarını kaldırmak, fazla yağlarını aldırmak, selülit tedavisi yaptırmak istiyor"muş.Geçenlerde bir kız elinde Angelina Jolie'nin fotoğrafıyla gelmiş ve "Bununki gibi dudak istiyorum" demiş.18'lik bir lolita da göğüslerini büyütmesi için yalvarmış."En büyük istekleri" neymiş biliyor musunuz? Zara'nın ya da Diesel'in 34 bedenine sığmak... Bunun için yarışıyorlarmış: "Çünkü televizyonda gördükleri mankenler 34 beden giyiyor. Onu giyebilmek için 44 kilo kalmaları lazım. Bunun için resmen aç geziyorlar. Gün boyu yedikleri, bir kase yoğurt, iki tas salata, sigara, kahve ve kola... 500 kaloriyle yaşamaya çalışıyorlar. O yüzden vücutlarında demir, sodyum eksikliği var. Yanlış beslendikleri için vücutları hızla deforme oluyor, müdahale için de bize geliyorlar."Uzman, bunun son 3 yılda gözlenen bir "patlama" olduğunu söylüyor: "Ben de anneyim, 18'lik 'lipolu' (yağ aldırmış) kızları görünce dehşete kapılıyorum. Biriktirdiği 300 - 500 milyonla gelip 'Dudağımızı şişir' diyenleri 'Bırakın dudağınızı da gidin kafanızı şişirin' diye geri yolluyorum."
Genelde üst gelir grubundan hastaları bulunan bir jinekoloğun gözlemleri daha da çarpıcı: "Genç nüfusta müthiş bir uyanma var" diyor. 17 - 18 yaşlarında lise öğrencilerinin kürtaj için başvurduğunu söylüyor ve bazı gözlemlerini aktarıyor:Batı'da ergenlik yaşı 16 - 17' den 11 - 12' ye geriledi. Amerika'da 10 yaşa kadar düştü.Genç kızlar annelerinden çok daha erken adet görüyor artık... Bunun, iklimden beslenmeye kadar pek çok nedeni olabilir ama en önemli nedenlerinden biri "psiko-seksüel uyarımın artması"... Yani, okulda, çevrede ve özellikle de medyada cinsel teşhirin yaygınlaşması... Baştan çıkarıcı klipler, uyarıcı filmler, cinsellik yüklü diziler, çıplaklığa çağıran reklamlar, beyinde ergenliği erken uyandırıyor, cinselliğin keşfini hızlandırıyor. Özellikle varlıklı kesimden gençler, lise çağında, özentiyle büyük ve seksi görünme derdine düşüyor. Karşı cinsi de sadece bir seks nesnesi olarak görüyor. Anneleri mi? Onlar da kızlarının ponponlu çorapları ve lastik ayakkabılarıyla genç görünme çabasında... Küçükler büyük, büyükler küçük görünmek için yarışıyor adeta...
Kimseyi suçlamayalım; bu tablo bizim eserimiz:İyi bir kalça sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda nasıl çocuklara "Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt" öğüdü verebiliriz ki? Yasak çare değil... Beyin faaliyetine itibar kazandırmaya ve öncelikler konusunda topyekün bir hesaplaşmaya ihtiyacımız var.

Aşka Veda, Can DündarAşka Veda, Can Dündar
3 /