Adı:
Aşka Veda
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750714658
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Nostaljik bir mazi güzellemesi yapmak istemem," diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlattığı yazısında: "Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile, en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun..."

"Şimdi bakıyorum da, umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşıyor neslim..."

Aşka Veda, Can Dündar'ın aşka dair yazılarını bir araya getiriyor. Körkütük, sırılsıklam aşkları, özlemi, yalnızlığı, ayrılığı ve terk edilme acısını; "kâh içten içe kabaran kâh gürül gürül çağlayan o deli nehri," anlatıyor.

Siyasetten ve popüler kültürden kadın ve erkeklerin zaman içinde değişen yüzlerine bakıyor. "Söylenmemiş o iki sözcük yüzünden heba olup gitmiş" nesiller ile nihayet kavuşan ama mutsuz mu mutsuz olan günümüz gençliğini karşılaştırıp şiirini kaybeden zamane ilişkileri sorguluyor. Şehvet sevdadan soyunduğunda, Eros okunu kırdığında, piyasa duruma el koyduğunda aşkın nasıl can çekişmeye, körelip çirkinleşmeye başladığını sergiliyor.

Hazsız evliliklerden evliliksiz hazlara, sekssiz aşktan aşksız sekse; ateşten gömleği gönüllü giyenlerden, aşkını kariyerine feda edenlere geçişin izini sürüyor.

Aslında bir türlü veda edemediğimiz, her daim ihtimal dahilinde olan aşkı anlatıyor Can Dündar, Aşka Veda'da.

Ve olası bir sevda kuraklığı tehlikesine karşı, okurları uyarıyor...
(Tanıtım Bülteninden)
Nostaljik bir mazi bir güzellemesi yapmak istedim, diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlatığı yazısında: "Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun ..."
"Şimdi bakıyorum da umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşıyor neslim..."
Aşka veda, Can Dündar'ın aşka dair yazılarını bir araya getiriyor.Körkütük, sırılsıklam aşkları, özlemi, yalnızlığı, ayrılık ve terk edilme acısını ; " kah içten içe kabaran kah gürül gürül çağlayan o deli nehri," anlatıyor .
Bu kitaba bayildim cok muthis ve insan okuyunca huzurla doluyor ve elinden dusuremiyorsun hep o kitabi okumak istiyorsun. Zamaniniz olursa kitabi mutlaka ama mutlaka okumalisiniz
Can Dündar ile birkaç köşe yazısından başka pek tanışmışlığım yoktu. Atatürk ile ilgili belgeseli belli bir kesim insandan Atatürk'ü ayyaş gibi gösterdiğini söyledikleri için ve cemaatin akın akın çocukları filme götürdüğünü bildiğimden dolayı açıkçası kendisini defterden silmiştim. Sonradan korkusuzca yaptığı birkaç haberden ve can yayınlarında yüksek indirimden dolayı(5 tl'ye aldım. :D) ambargoyu kaldırdım. İyi ki kaldırmışım diyorum. Çünkü toplumsal olarak geçiş evresinde çoğu konuda olduğu gibi aşk konusunda da sınıfta kaldığımızı nedenleriyle birlikte çok güzel açıklamış. Kadının özgürlüğe kavuşma mücadelesi ile erkeğin eski düzen sürdürme çabasındaki savaşı pek çok örnekleriyle açıklamış. Cinselliğin sıradanlaşması ile fantezilerin nerelere doğru gittiğini çarpıcı bir şekilde göstermiş(Yazar bu kısmı başka türlü değerlendiriyor. Onun tespitleri bence eksik olduğunu düşündüğüm için kendi düşüncemi yazdım. Bununla ilgili alıntı mevcuttur ama biraz mide bulandırır. Altında ise yazının tamamının olduğu link mevcuttur.) Erkeğinde bu konularda odun olarak kalmayanların da gene kadınlar tarafından hakir görmesi kitaptaki en ilgimi çeken paradokstu. Kitabı ders aralarında kafamı dağıtmak için parça parça okuduğumdan şimdilik bu kadarla kalacak yorum. :D
Can dündarın köşe yazılarından derlenen aşk kitabı ...

türk toplumundaki aşkın , kadının ve duygusal yaşantısını sosyolojik olarak analiz ediyor . bu kolektif yazılar kitabının en hosuma giden yazısı KALP AÇILIMI oldu ve orda en etkilendiğim cümle ise şu oldu >
Kürt açılımından söz ediyorduk ya ... kalpleri açmak da yol harıtasının bir parçası ... onlar açılmadan , ne kadar baraj , köprü açılsa da nafile zaten...

Kitap kapağı çok ilginç 2012 cıkarılan bu kitap kod pantolonun arka cebındeki prezervatif kitabın içeriğinin yarısını anlatıyordur heralde...

"dizilerdeki gibi tanışır, reklamlardaki gibi konuşur, filmlerdeki gibi sevişir olduk"
diye tanıtılan bir kitap ...

beğendiğim alıntılar
#25404114

#25404143

#25426083

#25426114

#25428686

#25428788

#25440842


iyi okumalar =))
Can Dündar bu kitabında aşk üzerine söylenmedik bir söz bırakmamış. Eskilerden almış, yenilerden çıkmış, ortaya karışık iyi sayılabilecek bir eser çıkarmış. Dündar'ın köşe yazılarından derleme bir kitap. Hani birisi anlatır da siz sadece dinlersiniz ve zaman zaman tebessüm edip tasdik edersiniz ya işte öyle bir kitap! Ve o duygu içerisinde tek kişilik bir monolog okuyorsunuz. Ben büyük bir kısmını pek beğendim. Şimdiden okuyacak olanlara iyi okumalar..
Can Dündar'ın belki de yazdığı en güzel kitap olmaya aday. Aşkın eski anlamının bugün nasıl sekse ve cinsel açlığa indirgenerek nasıl aşağılandığını, bu bağlamda insanların da duygusal olarak nasıl yozlaşmakta olduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış. Bu kitap zamane gençliğine bir serzeniş.
Eskilerden günümüze ; günümüzden geleceğe aşka dair her şeye dokunacak sizi ordan oraya götürüp getirecek yazar kitapta.
Sürekli haklı olduğunu söyletip 'Çok doğru söylemiş ya...' dedirtecek sayfaları çevirdikçe.
Duygularımızı nasıl kaybettiğimizi nasıl da yozlaştırdığımızı hissettirecek içten içe...
Ön yargıyla başladığım bir kitaptı aslında bu tarz kitaplar genelde ilgimi çekmezdi.Ama Can Dündar beni kitabın icine hapsetti.

Aşkın her hali,aşka dair her şeyin,makalelerle,anketlerle,yaşanmış hikayelerle süslendiği,alanında muazzam denilebilecek bir kitap.
Aşka ve aşksızlığa dair köşe yazılarından oluşan derleme tarzındaki kitap, okuyucuyu farklı zamanlara götürüyor. Aşk tanımları burun direği sızlatacak türden.
http://www.bumesele.com/aska-veda-can-dundar/
Aşk ancak bu kadar güzel anlatılır. Kitabın içinde küçük hikayeler geçmişten günümüze aşkın hallerini anlatmis Can Dündar. Okudukça evet ben de böyle düşündüm ama bu kadar güzel ifade edemedim dedim sürekli. Hele Bi bölümde geçmişte erkekler namus adına eşlerini çalıştırmazken şimdi karilarinin işten dönüşünü camdan bekler oldular cümlesine ne kadar yerinde bir tespit deyip hafızam kazidim
Can Dündar çok keyifli. Bir cumartesi sabahı raftan çektim, belki de okunacaklar arasında çok daha ilerilerdeyken bir kaç sayfa göz atayım dedim ama yerine bırakırken bitmişti. Gemisi geleceği ve günceli ile aşka temas aşka eleştiri ve aşkı tanımlama var.
Oldukça keyifli ironiler, tadında sitemler, okurun gözüne sokulmayan mesajlarla okunası bir kitap...
Nostaljik bir mazi güzellemesi yapmak istemem," diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlattığı yazısında: "Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile, en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun..."

"Şimdi bakıyorum da, umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşıyor neslim..."

Aşka Veda, Can Dündar'ın aşka dair yazılarını bir araya getiriyor. Körkütük, sırılsıklam aşkları, özlemi, yalnızlığı, ayrılığı ve terk edilme acısını; "kâh içten içe kabaran kâh gürül gürül çağlayan o deli nehri," anlatıyor.

Siyasetten ve popüler kültürden kadın ve erkeklerin zaman içinde değişen yüzlerine bakıyor. "Söylenmemiş o iki sözcük yüzünden heba olup gitmiş" nesiller ile nihayet kavuşan ama mutsuz mu mutsuz olan günümüz gençliğini karşılaştırıp şiirini kaybeden zamane ilişkileri sorguluyor. Şehvet sevdadan soyunduğunda, Eros okunu kırdığında, piyasa duruma el koyduğunda aşkın nasıl can çekişmeye, körelip çirkinleşmeye başladığını sergiliyor.

Hazsız evliliklerden evliliksiz hazlara, sekssiz aşktan aşksız sekse; ateşten gömleği gönüllü giyenlerden, aşkını kariyerine feda edenlere geçişin izini sürüyor.

Aslında bir türlü veda edemediğimiz, her daim ihtimal dahilinde olan aşkı anlatıyor Can Dündar, Aşka Veda'da.

Ve olası bir sevda kuraklığı tehlikesine karşı, okurları uyarıyor...
(Tanıtım Bülteninden)
İyi bir kalça sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda, çocuklara nasıl, “Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt,” öğüdü verebiliriz ki?
Can Dündar
Can Yayınları, epub
"Görülmedik bir nefret salgını, memleketi kasıp kavurmuş ya da yüreklerimiz bir sevda kuraklığında çöl olmuş gibi."
Can Dündar
Sayfa 203 - CAN YAYINEVİ
Aşk devrimcidir.
Otorite, düzen, nizam tanımaz.
Coşkuyla çarpan iki kalbin yarattığı etkiye hiçbir direnç dayanmaz.
Sınırlar harp içindir; aşk sınırdan anlamaz...
Yaş, sosyal statü, renk, ırk, din, cins, dil, mezhep, milliyet farkı, tutkuya mani olamaz.

Ten derde ilaç olur: ölüm, ayrılığa yeğ tutulur.
Seven iki yürek, ayrılmaya zorlandıkça birleşir.
Aşk, yalnızca içeriden yıkılabilen bir kaledir. Sadece aşıkların birbirini yemesiyle yok olur.
Onunlayken pervaneleşen yelkovanlar, onsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain…
Dünyanın en güzel yeri onun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse…
Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez, özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa…
Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü…
Hem kimseler duymasın hem cümle alem bilsin istiyorsanız…
Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa…
(Kesinlikle aşıksınız demektir. Ve işte Gerçek aşk budur.)
Can Dündar
Can Yayınları
Güvensiz büyümüş çocuk, habire terk edilme korkusu yaşayan aşığa dönüşür zamanla… Mutluluk uğruna risk almaz, sarıldığı boyundan ayrılmaz..
Mutsuzluk korkusu, bu kuşağın hastalıklarından biri..
Reklamlar, diziler, filmler, çevremizde öyle bir mutluluk bolunu şişirdi ki, uçup gidişini hayranlıkla izlediğimiz bu balon, bir türlü binemediğimiz, umutla beklediğimiz bir hasrete dönüştü.
İdealize ettikçe şişen talepler, çekingenliği büyüttü.
Mutluluk beklentisini abarttıkça mutsuz olduk.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşka Veda
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750714658
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Nostaljik bir mazi güzellemesi yapmak istemem," diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlattığı yazısında: "Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile, en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun..."

"Şimdi bakıyorum da, umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşıyor neslim..."

Aşka Veda, Can Dündar'ın aşka dair yazılarını bir araya getiriyor. Körkütük, sırılsıklam aşkları, özlemi, yalnızlığı, ayrılığı ve terk edilme acısını; "kâh içten içe kabaran kâh gürül gürül çağlayan o deli nehri," anlatıyor.

Siyasetten ve popüler kültürden kadın ve erkeklerin zaman içinde değişen yüzlerine bakıyor. "Söylenmemiş o iki sözcük yüzünden heba olup gitmiş" nesiller ile nihayet kavuşan ama mutsuz mu mutsuz olan günümüz gençliğini karşılaştırıp şiirini kaybeden zamane ilişkileri sorguluyor. Şehvet sevdadan soyunduğunda, Eros okunu kırdığında, piyasa duruma el koyduğunda aşkın nasıl can çekişmeye, körelip çirkinleşmeye başladığını sergiliyor.

Hazsız evliliklerden evliliksiz hazlara, sekssiz aşktan aşksız sekse; ateşten gömleği gönüllü giyenlerden, aşkını kariyerine feda edenlere geçişin izini sürüyor.

Aslında bir türlü veda edemediğimiz, her daim ihtimal dahilinde olan aşkı anlatıyor Can Dündar, Aşka Veda'da.

Ve olası bir sevda kuraklığı tehlikesine karşı, okurları uyarıyor...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 479 okur

  • Derya
  • Ilayda Kahraman
  • Gizem Öztürk
  • Emine Avcı
  • senem bulut
  • Gülin A.
  • abdurrahman yaş
  • Busra
  • Özgür Çakıcı
  • Sultan Aslanturk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.5
14-17 Yaş
%0.5
18-24 Yaş
%21.1
25-34 Yaş
%35.7
35-44 Yaş
%27.6
45-54 Yaş
%12.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.4
Erkek
%23.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.5 (18)
9
%16.4 (19)
8
%22.4 (26)
7
%19.8 (23)
6
%5.2 (6)
5
%12.1 (14)
4
%4.3 (5)
3
%1.7 (2)
2
%0.9 (1)
1
%1.7 (2)