Nazım

8,6/10  (30 Oy) · 
122 okunma  · 
28 beğeni  · 
1.672 gösterim
Nazımın 100. doğum yıldönümü için hazırlanan Can Dündar imzalı belgesel nihayet kitap ve DVD olarak elinize ulaşıyor. Altı ülkede 50ye yakın tanıkla yapılan görüşmeler sonucu bir yılda hazırlanan belgesel ilk kez yayınlanan görüntülerle Şairin sürgünde geçen yıllarını anlatıyor. Nâzım Hikmet Vakfının öncülüğünde, Tarık Akan ve Kıymet Coşkunun danışmanlığında hazırlanan belgeselin müziklerini Fazıl Say yaptı, şiirleri Genco Erkal seslendirdi. Moskovada, Berlinde, Londrada, Pariste, New Yorkta gösterilen ve ayakta alkışlanan 100 dakikalık Nâzım Hikmet belgeseli ve kitabı, nihayet Şairin anavatanında okuruyla, izleyicisiyle buluşuyor.
  • Baskı Tarihi:
    2005
  • Sayfa Sayısı:
    169
  • ISBN:
    9789755334592
  • Yayınevi:
    İmge Kitabevi Yayınları
  • Kitabın Türü:
fazi 
17 Oca 22:53 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Mavi Gözlü Dev" Nâzım Hikmet...
"Komünist" Nâzım Hikmet...
"Vatan Haini" Nâzım Hikmet...
En sevdiğim şair Nâzım Hikmet...
Vatandaşlıktan çıkarıldığı memleketinin hasretiyle yaşamış, ölümsüz Nâzım Hikmet!
Belgesel kitaplar adı altında basımı yapılan, her sayfasında yeni şeyler okuduğum, yeni fotoğraflarla karşılaştığım harika bir kitaptı. İçindeki dört bölümlük belgeselden kısaltılan dvd de hediye gibi geldi.
Fazıl Say, Tarık Akan, Genco Erkal ve daha nicelerinin desteği ile Nâzım'ın yüzüncü doğum yıldönümü için hazırlanan belgeselin tam metnini içeriyor bu güzel kitap.
Sürgün yıllarında yaşadıkları az bilinen şairin, bu yıllarda yaşadıklarına ışık tutarak birçok bilinmeyeni gözler önüne sermiş Can Dündar.
Dört bölümden oluşan kitap, Nâzım'ın Moskova günleri ile başlayıp memleket hasreti ile devam ediyor. Şairin Moskova'daki arkadaşlarıyla yapılan konuşmalar sayesinde sürgün yıllarındaki ruh halini bizzat arkadaşlarının gözünden tüm gerçekliğiyle belgelemiş Dündar.
Moskova'da nasıl karşılandığını, o yıllarda yazdığı şiirleri, özlemini, vatan sevgisini, her şeye rağmen içinde büyüyen umudu ve aşklarını okurken bir kez daha hayran oldum Nâzım'a. Bir kez daha sevdim her duygusunu şiirlerle anlatan mücadeleci Nâzım'ı...
Zaten kitabın yenilenen kapağını görünce içimde oluşan mutluluk tarif edilemezdi. Öyle güze gülüyordu ki Nâzım, tebessümüme engel olamadım ben de... Siz de tebessüm edin diye kapağı da eklemeden edemedim sona :)
https://i.hizliresim.com/YgMX7A.jpg
Okuyunuz dostlarım, çok beğeneceksiniz...

Şahin Kürekci 
19 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"951'de bir denizde, genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün..." Nâzım'ın "Otobiyografi" şiirinde geçer bu dizeler. Kitap ve belgesel tam da bu noktadan sonrayı anlatır. Nâzım, 1951'de vatanı terk eder, sürgün hayatı başar. O yıllarda yaşadıkları, yazdıkları, yaptıkları kimi zaman derinlemesine, kimi zaman yüzeysel bir şekilde anlatılır. Nâzım'ın hayatı aşksız anlatılmaz elbet. Çünkü aşk besler o'nun şiirini, sevda besler. O sevdanın yakıcılığıdır kalemi tutturan Nâzım'a. Gurbetteki ilk yıllarında âşık olamayan Nâzım, doğru düzgün şiir de üretemez. Sonra Vera gelir... Tekrar akıp gitmeye başlar dizeler birer ırmak gibi. Nâzım yıllar sonra bile dillerden düşmeyecek olan birçok şiirini o yıllarda yazar ki buna yukarda bahsettiğim "Otobiyografi" şiiri de dahildir. Kitabın yanında verilen belgeselin bir yerinde Nâzım'ı Azerbaycan'da görürüz. Darülfünun öğrencilerine bir konuşma yapar. Konuşmada tekrarlı olarak "Bu yoldan 30 yıl önce de geçtim," cümlesi geçmektedir. Meraklısı, konuşmanın tamamına internetten erişebilir. Ancak benim değinmek istediğim nokta, bu konuşmadan hemen sonra Nâzım'ın kürsüyü terk etmeyip, memleket hasretiyle anlık olarak yaptığı ikinci bir konuşmadır. Belgeselde ve kitapta bulabileceğiniz bu ikinci kısa konuşmasını, yıllar sonra bir Azerbaycan şairinin İstanbul'a gidip İstanbul'da bir sosyalist üniversitede şiir okuması hayâline dayandıran Nâzım, sözlerini şöyle noktalandırır: "O oraya gittiği vakit, (...) benden selâm söylesin. Çünkü belki ben memleketime kavuşamam ama o memleketimi görür."

Dolayısıyla, benim bu kitabı okuyacaklara ya da belgeseli izleyeceklere tavsiyem şudur: Sadece kendiniz okuyup kendiniz izlemeyin; çevrenizdekilere de okutup izletin ki bizler bugünden 'belki bir gün Nâzım'ın düşlediği memlekete kavuşuruz' hayâliyle yaşayalım. Çünkü ben inanıyorum ki, bu büyük şairin umutları ne kadar diri tutulursa güzel günler o kadar yakındır.

şule uzundere 
03 May 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nazım kitabında Can Dündar, Nazım Hikmet’in son yıllarını mercek altına almış. Kitapta fotoğraflar, Nazım’ı tanıyan kişilerin yorumları ve gazete haberleri de yer alıyor. Dündar’ın çektiği belgesel de kitapla birlikte veriliyor. Kitap, bu belgeselin kağıda dökülmüş hali. Nazım hayranı olan kişiler mutlaka okumalı.

Bizimmahalleninkitapcisi 
 03 Oca 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Bir insan düşünün ki, ömrünün en güzel yıllarını dört duvar arasında mahkum edilerek geçirmiş...
Bir insan düşünün ki, kendi ülkesinden kaçarcasına gitmeye, sürgüne mecbur edilmiş...
geride kendisine hasret bir eş, kundakta bir bebek bırakmış...
Bir insan düşünün ki, kendi diline, kendi memleketine yasaklı, doğduğu, büyüdüğü topraklardan men edilmiş...
Bir insan düşünün ki,tepeden tırnağa hasret, tepeden tırnağa memleket kokan, her geçen gün hasretine hasret eklemeye mecbur edilmiş...
Bir gün o sevdiği memleketine kavuşamayacağını, gelecek güneşli, güzel günleri göremeyeceğini bile bile yaşamış...
Bir insan düşünün ki, her zerresine ilmek ilmek aşk, insan sevgisi işlemiş...
Körü körüne yitirilmiş...
Yaşarken hayatı zindan edilmiş, değeri bilinmemiş...
Ama her şeye rağmen bu dünyadan koca yürekli, mavi gözlü bir dev geçmiş, iyi ki de geçmiş...


Öyle zor ki Nazım'ı yazmak, Nazım'a dair yazmak özellikle de böylesi bir kitabı okuyup belgeselini izlemişken, onun hasretine, memleket sevgisine bir kez daha tanık olmuşken gerçekten çok zor. Duygularımı, hissettiklerimi yazıya dökmeye gelince iş, sadece parmak uçlarımdan klavyeme bu satırlar dökülebildi.

Nâzım, Kıymet Coşkun ve rahmetli Tarık Akan'ın, Can Dündar'dan Nâzım Hikmet'in 100. doğum yıldönümün kutlanacağı 2001 yılı için bir belgesel istemeleri üzerine çalışılmaya başlanmış Nâzım belgeselinin kitaplaştırılmış bir çalışması olarak okurlarıyla 2005 yılında buluşmuş bir eser. Bu eserde sevgili Nâzım Hikmet'in Moskova yıllarındaki hayatına konuk oluyor, 42 tanıktan Nâzım'ı okuma olanağı buluyoruz.Kimi zaman aralara serpiştirilmiş şiirleriyle dizelerinde doyumsuz yolculuğa çıkıyor, kimi zamansa yaptığı konuşmalarda, sohbetlerde dile getirdiği memleketine, eşine ve oğluna olan hasretindeki umutsuzluğa tanık oluyoruz.

Can Dündar'ın titiz çalışması olan, boğazları düğüm düğüm eden bu güzel kitaba, belgeselini izleyen izlemeyen tüm Nâzım severlerin mutlaka şans vermesini tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun.

Sema Duman 
10 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi

Herkes biyografi okumalı. Bu biyografiler şairlerin hayatlarını anlatıyorsa eğer daha çok okunmalı. Bu kitabı okuyunca Nazım Hikmet'i biraz olsun anlayacağınızı düşünüyorum en azından onu tanımış olursunuz.

Gülemseyen At 
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Gayet güzel bir kitap. Biografi/belgesel tarzı kitapları pek sevmem akıcı olmaz diye düşünürüm ama konu nazım hikmet olunca ve yazar Can dündar olunca işler değişiyormuş. Okumanızı tavsiye ederim. Bu kitabın bir de belgeseli varmış. İzlemeyi çok istiyorum.

Ayda kanat 
10 Oca 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Nazım ı çoğu kişiden öğrenmek için uğrastım farklı bakış açıları benim için önemliydi. okurken Nazım Hikmet RAN ı değil nazımı anlamaya calıstım. Araya serpiştirilmiş şiirler tuzu biberi oldu kesinlikle okunmalı :)

Erkan Çetin 
24 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Ne yazık ki değeri anlaşılamamış şair,insan,bir dünya vatandaşı Nazım. Her zaman kardeşliği,sevgiyi,eşitliği savunmuş ve bu yüce değerlerin peşinde koşmuş bir şahsiyet.

Kitaptan 21 Alıntı

Mehmet Ali Urluk 
 21 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Seni düşünüyorum anne
Büsbütün perde indi mi gözlerine?
Karanlıkta mısın?
Karıcığım, seni düşünüyorum
Sütün kesildi mi büsbütün,
Emziremiyor musun artık tosunumu, Mehmed'imi?
Ev kirasini bu ay verebildin mi?
Ben aklında mıyım?
Mavi bulutlar geçiyor altın kubbelerin üzerinden,
Kırmızı bacaların,
Beyaz kulelerin üzerinden mavi bulutlar geçiyor
Bakıyorum Moskova'nın pencerelerinden birinden
Seni düşünuyorum memleketim
Memleketim, Türkiye'm seni düşünüyorum
Zaten bir dakka çıktığın yok aklımdan,
Hasretin dayanılır gibi değil
Moskova'da yaşamanın saadeti olmasa,
Burda herkes sormasa seni benden,
Sovyet insanlarından her gün mektup gelmese,
Sevmese seni onlar
Benim onları sevdiğim kadar

Nazım, Can Dündar (İmge)Nazım, Can Dündar (İmge)
fn. 
 11 Eyl 2017 · Kitabı okudu

Varna'da hasret öyle derin, memleket öyle yakındı ki Nâzım bir ara dayanamayıp kızıl kumsalın denizle birleştiği en uç noktaya gitti, gözlerini karşı kıyıya dikti. Aklında Münevver, kalbinde Vera, yanında Galya vardı.

Nazım, Can Dündar (Sayfa 100)Nazım, Can Dündar (Sayfa 100)
Aleyna 
17 Oca 14:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sanata güç veren şey, aşktır. Aşkın olduğu yerde şaheserler de vardır.

Nazım, Can Dündar (Sayfa 89 - İmge Kitabevi, 5. baskı, Nazım Hikmet'in sevgilisi Galina ile yapılan röportajdan alıntı)Nazım, Can Dündar (Sayfa 89 - İmge Kitabevi, 5. baskı, Nazım Hikmet'in sevgilisi Galina ile yapılan röportajdan alıntı)
mehmet 
23 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Andrei Voznesenski (Şair)
Doktoru Nâzım’a, ''Aşksız 10 yıl yaşarsın, aşık olursan 3 yıl'' demiş. ''Sizce ne yapayım?'' diye sordu. Ben de ''Aşkla 3 yıl yaşa'' dedim. ''Peki'' dedi. Aslında o da bu cevabı bekliyordu.Ondan sonra bambaşka bir adam oldu.Genç,sportif,iyi giyinen, yakışıklı bir adam oldu.

Nazım, Can Dündar (Sayfa 79)Nazım, Can Dündar (Sayfa 79)
Aleyna 
17 Oca 15:43 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaşamaya, sevmeye çok az vaktim var.

Nazım, Can Dündar (Sayfa 136 - İmge Kitabevi, 5. baskı)Nazım, Can Dündar (Sayfa 136 - İmge Kitabevi, 5. baskı)
şule uzundere 
03 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Nazım’ın naaşı Novodeviçiye Mezarlığı’na götürülür. Çehov’un, Gogol’ün, Turgenyev’in yattığı mezarlıktır bu.

Nazım, Can DündarNazım, Can Dündar
Mehmet Ali Urluk 
21 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

En güzel deniz
Henüz gidilmemiş olandır
En güzel çocuk
Henüz büyümedi
En güzel günlerimiz
Henüz yaşamadıklarımız
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz,
Henuz söylenmemiş
Olduğum sözdür

Nazım, Can Dündar (İmge)Nazım, Can Dündar (İmge)
Aleyna 
17 Oca 14:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

...
Ama, arkadaşlık ağaca benzer
kurudu mu
yeşermez artık.

Nazım, Can Dündar (Sayfa 57 - İmge Kitabevi, 5. baskı, Nazım Hikmet'in karısı Münevver'in yazdığı mektuptan alıntı)Nazım, Can Dündar (Sayfa 57 - İmge Kitabevi, 5. baskı, Nazım Hikmet'in karısı Münevver'in yazdığı mektuptan alıntı)
silaes 
17 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Gülüm Kuvayi Milliye atları,
gözüm Kuvayı Milliye atları
Memleketi satanları,
Bağlasınlar kuyruğunuza.

Nazım, Can Dündar (Sayfa 118 - İmge)Nazım, Can Dündar (Sayfa 118 - İmge)
silaes 
17 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

'' Türkiye için Nazım Hikmet belki de Komünizmin ve sosyalizmin bir simgesidir. Azerbaycan için Nazım Hikmet, Türklüğün bir simgesiydi. Çünkü; buraya geldiğinde ''Türk'' sözcüğü yasak olduğu zaman, '' Ben Türk'üm sizde Türksünüz, dilimiz bir, kanımız bir. Kardeşiz. Aynı Milletiz'' derdi. O zamanlar Azerbaycan'da bu sözleri kullanmaya kimse cüret edemezdi. Ama Nazım diyordu ve Komünist oduğu için onu affediyorlar.

Nazım, Can Dündar (Sayfa 98 - İmge)Nazım, Can Dündar (Sayfa 98 - İmge)
3 /