Sakin gökyüzünün altında, bir süre onların arasında dolandım; fundalıkların ve çançiçeklerinin arasında kanat çırpan pervaneleri izledim. Otların üzerinde gezinen yumuşak rüzgarın nefesini dinledim ve insan nasıl olur da bu sakin toprağın altında yatanların huzursuz bir uyku içinde olduklarını düşünebilir diye şaştım.
Bu gözlere bakarak, bu eriyip gitmiş ellere dokunarak seni affetmek öyle zor ki! …Beni öp bir kere daha ve gözlerine bakmama izin verme! Bana yaptıkların için seni affediyorum. Katilime aşığım ben! Ama kendine yaptıklarını nasıl affederim? Nasıl yaparım öyle bir şeyi?