Zaten bugün çocuklara verilen, akılcılıktan epey uzak eğitim kısmen gerçeklik hakkındaki muğlak bir algı üzerinde temellendirilmiştir. Bütün sınavlar, ödüller, cezalar sistemi sadece duyguların iradeleri harekete geçirebileceğine ilişkin bulanık inanca dayanmaktadır. Bu nedenle duyarlılığın düşük düzeyde kaldığı çocuklar hem irade hem de diğer bakımlardan eğitilemez durumdadır. “Eğitimin zahmetleri içinde hiçbiri, duyarlılıktan yoksun çocukları yetiştirmenin zahmetiyle kıyaslanamaz.. Akılları hep başka yerdedir. Herşeyi dinler ama hiçbir şey hissetmezler.
İnsan kendini dikkatlile gözlemlediğinde, alışkanlık sonucu otomatikleşmiş fiiller dışında, her türlü istemin öncesinde bir duygusal dalganın, yapılacak fiile yönelik duygusal bir algılamanın yer aldığını görür.
Özgürlüğümüzün tek güvencesi psikoloji yasalarıdır; azat olabilmemizin tek olası aracı da onlardır. Sncak determinizmin bağrında özgürlüğe kavuşabiliriz.