Freud'a göre sevgi, temeli cinselliğe dayanan bir olgudur. "İnsan kendisine en büyük zevki, cinsel sevilmenin verdiğini deneyerek bulmuştur ve böylece cinsel sevgi, insanın her türlü mutluluğunun öncüsü olmuş ve o, mutluluğunu cinsel ilişkilerde, cinsel organlarla birleşme yollarında aramayı yaşamının ana noktası haline getirmiştir."
Uygarlığımız kişinin bu tek başınalığını bilince çıkarmasını engelleyecek birçok oyalayıcı şeye sahiptir. Her şeyden önce sıkıca düzenlenmiş ve makineleştirilmiş çalışma düzeni, insanı en temel insanca isteklerinden, kendini aşma ve bir olma halinden habersiz kılar.
Freud'un gösterdiği gibi herkes bilinçdışında çaresiz bebekliğinden başlayarak tüm evreleri bulundurur. Burada soru, onun hangi noktaya kadar büyüdüğüdür.