Bugün herkes Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için bir şeyler paylaşıyor…
Peki gerçekten kaçımız onları anlıyor?
Kaçımız onların ne için mücadele ettiğini biliyor?
Ve daha önemlisi: Kaçımız onların fikirlerini kendi hayatında yaşatıyor?
Ne güzel söylemiş Ali ibn Abi Talib:
“İyilik yaptığın kişiden gelecek darbeye hazırlıklı ol…
Velhasıl menfaati bitenin nankörlüğü başlar…
Yol uzun, düşman hileli, dostlar cahil.”
Bugüne ne kadar da tanıdık geliyor, değil mi?
Onları anmak kolay…
Bir paylaşım yapmak, birkaç güzel söz söylemek de öyle…
Ama asıl mesele şu:
Onlar neden idam edildi?
Sadece bedenleri mi hedef alındı, yoksa fikirleri mi susturulmak istendi?
Peki biz ne yapıyoruz?
Sadece anıyor muyuz, yoksa gerçekten sahip çıkıyor muyuz?
Dün de söyledik, bugün de soralım:
Eğer hepimiz biraz Deniz Gezmiş, biraz Yusuf, biraz Hüseyin olamazsak…
Bu anmalar neyi değiştirir?
Bugünün zor koşullarında,
Gerçekten bir irade koyabiliyor muyuz?
Yoksa sadece izleyen, konuşan ama harekete geçmeyenlerden miyiz?