... o hırsızlıktan çok yaşamımdaki bunaltıcılığın, boşluğun, yavanlığın cezasıydı bu ve kaderin beni serbest bıraktığına dair bir işaret gelmeden oradan ayrılmamaya kararlıydım.
...çünkü ben suskunluğun baskısından, yalnızlığımın azabından kurtulma ihtiyacının sabırsızlığıyla, nefes nefese bir atlıkarıncanın direğinin dibine sinmiştim ve yine de kıpırdamaktan, seslenmekten, bir söz söylemekten acizdim.