Hayaller vitrindeki elbiseler gibidir; dışarıdan çok güzel görünürler ama bazen denediğinde üstüne olmazlar. Bazıları çok küçüktür, bazılarıysa fazla büyük. Neyse ki annem bana dikiş dikmeyi öğretmişti; zira hayaller de elbiseler gibi üzerine oturması için kesilip biçilebilirler.
İnsanlar isteklerini ihtiyaçlarıyla karıştırıyorlar ama ben artık o ikisinin birbirinden ne kadar farklı olduğunu anladım. Bazen ihtiyacımız olduğunu sandığımız şeylerin ve insanların aslında uzak durmamız gerekenler olabileceğini de anladım.
Hayattan öğrendiğim kadar kurgudan da öğrendiğim bir şey varsa o da hiç kimsenin sadece kahraman ya da sadece kötü adam olmadığıdır. Hepimizin içinde ikisi de var.