Bir mezarda olan yürek ne kadar ihtiraslı, ne kadar günah işlemiş, ne kadar isyancı olursa olsun, üstünde biten çiçekler bize masum gözleriyle sakin sakin bakarlar.
''Ne yapalım, Vlasyevna! Evlat... Senden kopmuş bir parçadır. O tıpkı kartal gibidir. İsterse kanat çırparak gelir, isterse uçup gider. Seninle ben ise, bir ağaç kovuğuna yapışmış, yan yana duran iki kütük gibiyiz. Hiçbir yere kımıldayamayız. Senin için ben, ömrümün sonuna kadar değişmemiş olarak kalacağım. Sen de benim için öyle kalacaksın!''
''Bence ya hep, ya hiç olmalı! Bir hayat bir başka hayata değer. Ben sana hayatımı veriyorsam, sen de bana hayatını vereceksin...
Hem de artık bir daha pişmanlık duymadan, onu geriye de almadan; diye düşünürüm. Yoksa hiçbir şey olmasın daha iyi!''