emel emel

emel emel
@emelcekitapp
aramızda kalsın kimse dönmüyor köyüne bir facia gibi baktım kıyı şeridine ahlat ağacı gümrük han gibi yapyalağuz anneler babalar ve kış mevsimi dağılan sovyet rusya parçalanan kafiye ve birinci yeni sonra seviyor karısını bir de maltepe sigarasını zorba tetikçiler elbet uykusuz ölecekler aramızda kalsın mazota bulaşan kâğıt özelleşen tekel nişan yüzükleri tampon bölge tansu çiller'in kostümü sesli harfleri atsan da yine doğru okunur trky namazdan dönen bir ihtiyar kuşlara ekmek serpen doğan bir çocuğun kulağına okunan ezan kadar buraya ait türkiye kadar türkiye bu kadar şimdi haberler
Sayfa 18 - muhit
Şiir
Reklam
aramızda kalsın suda boğulmuştu ramazan slow parçalarla dünya kupasıydı bir yaz gecesiydi purosunu gözleriyle yakardı kolombiyalı bir esrarkeş ve eskobar defansta yoksul bir 2 numara dünya savaşından beri italya savunma hattı kaçan penaltı ve baccio kamyonlar kavun taşımasa da seni düşünür ve hep üşürüm atasözleri deyimler kerkük türkülerinden göz yaşları türk şiiri sağlam gövdedir göze gelir dize gelmez ocak'ta ölür şairler terete arşivinden sigarası kalır kapalıçarşı kapalıçarşı olalı beri ikinci yeniden bir sipahi el işi halılara sarar ikinci katta kuruyan mendilini kâfirdir küffara şarkı mırıldanan
Sayfa 17 - muhit
Şiir
incir dallarına doğru bir eğri hâlinde çekilir su öğrendim neden nüfusta büyük yazılırmış kızlar 90'lı yıllar ortaokulda terk de vardı kaçmak da serbest ekonomi Özal'lı yıllar belediye ve park işleri güneyde hayat güzel, ekonomik kriz ve hiçbirimiz seni anlamaz diyerek içlendi dükkân sahipleri hâlbuki o zamanlar da ağlardı koku sürünen kadınlar yüzlerine gökyüzünü sular gibi serperek sessizce çekilirdi aradan her şey doğu'daki kar yağışından, iki sevgilinin kavgasından ölü yatağından ve korkulu rüyalardan dan dan dan tüfek patlar açılan yaralar türkiye kadar gerçek
Sayfa 16 - muhit
Şiir
ARAMIZDA KALSIN I. önce özetler ağzında bir yarayla dünyaya koşan bir süvariyi kim korkutur üstüne çöken bulutlar dağa yaslanan ağaç baktığım kapılar kapatıyor ruhumu ve pastoral mermiler aramızda kalsın her şey sahibine döner yağmur buluta kadınlar komşuya ekinler tırpana dönebilir sakınca yok, yok çünkü kusursuz silahşor vestern filmlerle büyür tütünden dönen çocuklar anavatan, parti olalı beri bir çiçek büyür türkiye bilinen ırmaklardan daha gür uzun kırmızı tarlalarda koşan yılkılar körfez krizi, saddam ve patriot füzeleri görmediğim pamuk ırgatları, görmediğim adana bir yapim ekinden daha fazlasıdır incirlik ortadoğu'da
Sayfa 15 - muhit
Şiir
şu tepeyi geçince göreceğiz dostlarım önümüzde bir bahar önümüzde atlastan kitaplar mezopotamya'dan maveraünnehir'e atlarımızı psikologlar yorduğumuz topraklardan çekilsin yaşam danışmanları pratik koçlar sakal-ı şerifi öpüp peygamber'i unutanlar bir çocuğu işaret etmeye diri sütlü memeli bir çağa sanki şimdi çıkıp gelecekmiş gibi buhara'ya bahsetmeye az kaldı dostlarım Isfahan'dan kaşgar'dan iki ırmak arasına gerilmiş yaylardan şu tepeyi geçince göreceğiz dostlarım kubbelerin mihrapların minberlerin fecir vakitlerinin bir avuca sığmayan kuşların avcıya sığınan kanatlarının rengarenk işportacıların sesleriyle süsleyen şehirleri alnımıza yeleleri değen atların köpüklü ağızlarından bir güzel kıssa dinleriz yatsı sonralarında kimbilir belki sahabi halka olmuş bekliyordur peygamberi
Sayfa 14 - muhit
Şiir
Reklam