Bismillah.
Necip Fazıl'ın 'dava' derdi, Mukaddes Emanet'ine çok ince yansımış. Abdülhamid karşıtlarına olan öfkesini, sitemiyle kurduğu bir cümlede okura hissettirerek başlayan eser; zamanın güncel durumu, şehrin ve kırsal kesimin ahlak anlayışının birbirine benzemeye başladığıyla yakınarak devam etmiş ve son olarak gelecek nesile ümitvar öğütleriyle son bulmuş.
Rahmetle..
Mukaddes EmanetNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2022650 okunma
Çocukların kopuk, tıkanık damarlarını, tek tek kökteki ana kan damarına, şah damara bağla! Onların pıhtılaşmaya, kömürleşmeye bırakılmış kalp damarlarını pırıl pırıl, elmas yüreklere değiştir! En eski kökten en yeni meyve nasıl devşirilirmiş görsünler! Ölülere canlı kalp nasıl dikilirmiş anlasınlar...
Diplomaya dayanma, kendi kendini yetiştirmeye bak!
Ben senin, İslam davasını yeryüzüne nakşetme işinde, tam bir dünya adamı, öbür taraftan kalbini bir an bile ahiret ürpertisinden ayırmayan bir vecd insanı olmanı istiyorum. Sahabiler gibi çarpışma ve pençeleşmeyle, vecd ve aşkı bir arada yürüteceksin!..
Gayene, masum çocuklar üzerinde usta bir ruh hamurkarliğiyle başla! Bu işte gayet ince, zarif, sevdiric, sindirici olman lazım. Sanatını göster. Bir sanatkar gibi davran. Eski softalar misali, kaba ve kelek olmaktan sakın.