Wolffsohn (Herzl'den sonra gelen siyonistlerin başkanı), 25 Ekim 1907'de İstanbul'a geldi. ( o da Herzl gibi Filistin için Osmanlı'nın tek çare olduğunun farkında olarak geldi) Bab-ı Ali'ye bir plan sundu. Plan göre Kudüs hariç elli bin Yahudi ailesi Filistin'e yerleştirilecekti. Bu aileler Osmanlı uyruğuna geçecek, Osmanlı yasalarına uymakla yükümlü olacak, erkekleri askerlik yapacak, fakat vergiden muaf tutulacaklardı. Yerleşim için ayrılacak yerleri Hükümet tespit edecek ve Siyonist Örgütü adına kaydedilecekti. Bu imtiyazlara karşılık 2 milyon sterlin teklif edilmiş fakat babıali az bularak Osmanlı iyi niyetinin bir işareti olara Siyonistlere İstanbul'da bir banka açabileceklerini belirtti. ( İngiliz - Lövanten Bankacılık Anonim Şirketi)
Sultan Hamid, Herzl'i Siyonistlerin lideri olarak değil, Osmanlı borçlarının tasfiyesi üzerine alacak Musevi banka ve bankerlerle gerekli teması sağlayacak bir arabulucu kimliğinde huzuruna kabul etmişti.
2. Abdülhamid'in en fazla korktuğu ise Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını ödeyemediği için 15 Eylül 1882'de İngiltere tarafından işgal edilen Mısır'ın kaderini paylaşmasıydı.
... Mali konularda Padişah'ın tüm olumlu tutumuna rağmen Osmanlılar Herzl'in isteklerini yine reddetti ve böylece Siyonist lider bir daha gelmemek üzere Türkiye'den ayrıldı.
Dr. Herzl, Sultan Hamid'e yazdığı bir mektupta 1-2 yıl içinde Musevi bankerlerin Avrupa borsasındaki tüm Osmanlı borçlanma tahvillerini toplayabileceklerini yazdı. Aynı mektupta Osmanlı-Musevi şirketi kurulmasını da teklif etti. Tek şart ise Padişah'ın Yahudilere Filistin'de yerleşme ve özerk idare kurma hakkı tanımasıydı. Fakat, 2. Abdülhamid'in cevabı yine red olacaktı.
Osmanlı Devleti'nin malî zorluklar ve iktisadî darboğazlar içinde olduğunu gören Dr. Herzl, 2. Abdülhamid'i ikna edebilmek için ikinci bir yol olarak Türkiye'ye birtakım maddi hizmetlerde bulunmayı önerdi.
'' Öncesinde Newlinski, Siyonistler adına Padişaha başvurarak, Herzl Filistin karşılığında yirmi milyon sterlin vaad ettiğini söyler.''