Tüm dünyada sömürcüler mevcuttur; devletlerin başkanları veya dini liderler, sadece en büyük sömürücülerdir.
Hiçbir sömürücü insanın aklına bağımsız olmaya dair hiçbir düşüncenin gelmesini istemez çünkü bağımsız ve düşünen biri tüm dünyada devrimin sebebi olacaktır. Sonra da bu çürümüş ve kokuşmuş toplum hayatta kalmayacaktır.
Bu yüzden insanın düşünmeye başlamasına dair muazzam bir korku vardır.
Totaliter ülkelerde yani diktatörlüğün olduğu ülkelerde insanların düşünmesinin yasaklanmasının sebebi budur.
Korkunun olduğu yerde dindarlık var olamaz. Dindarlık ancak korkusuzluğun olduğu yerde mevcut bulunabilir. Peki kim korkusuz olabilir? Sadece bağımsız olanlar. Nerede özgürlük varsa korkusuzluk da orada olacaktır. Özgürlüğün olmadığı yerde korku da olacaktır. Sadece korku yüzünden bağımlıyız.
Hırsızların olduğu bir dünyada onların hırsız oldukları net olmalıdır. En azından o zaman hayır işleri yapıyor ya da tapınak inşa ediyor olmazlar. Öyle bir dünyada bir şeyler gerçekleşebilir.
Hayvanlarla insanlar arasında bir fark varsa bu da sadece insanın düşünme yetisidir. Düşünmeyi bırakır ve inanmaya başlarsak kaçınılmaz bir biçimde bir hayvanın konumuna düşeriz.