Hayatına doğru insan girdiğinde bedenin rahatlar.
Uykun düzelir,kalbin sakinleşir,
Enerjin yükselir,huzur bulur
dopamin,serotonin,oksitosin ve endorfin hormonlarin coşar.
Hayat enerjini besler.
Ve ruhunu besleyen her şeyde kendini bulursun.
Şımaracak bir insanımızın olması, şımaracak birimizin olması ne kadar önemli?
Hani şımarının geçmesi kadar iyi hissettiren daha başka bir şey var mı? Bence yok.
Bir şeyi bile kafanıza takıyorsunuz. Bence bunu anlatabilecek ve bunu anlatırken sizi saçma bulmayacak ve dinlemek isteyecek ve hatta sizinle aynı hisleri paylaşacak birimizin olması bu hayatta. Şımarmak her insanın hakkı ya ,kaç yaşında olursa olsun . Küçük yaralarımızı söyleyip, küçük yaralarımız için çok üzülüyormuşuz gibi davranmak bazen hakkımızdır. Bazen sırf elimiz kesildiği için ve aslında çok da acımamışken yanımızdaki insanın omzuna raslanip öp geçsin diyebilmek ne kadar kıymetliymiş aslında.
Küçük şeylerin aslında ne kadar büyük anlamlar taşıdığını,
hayat her seferinde biraz daha yaşarken gösteriyor insana.
Ve hayat bizi bazen yapayalnız bıraktığında,gerçekten, içimizde bir yer çok iyi anlıyor:
Şımaracak bir omuz,
İnsanın bazen sadece yanında olunduğunu bilmeye,
birilerinin onu anlamasına,
şımarmasına izin vermesine ihtiyacı varmış.
Şehval Görmez