Ben yaşamı kendimi dinleyerek öğrendim. Bunun için de önce kendimi dinlemeyi öğrendim. Ben, ben olmaktan, bir olmaktan korkmadım. Sıradan olduğum söylendiğinde susmaktan utanmadım. Nasıl olsa, huzurum nefesimdedir, dedim. Ben bana kapandıkça amaçsızlaştım. Kendimi, kendimde kaybettim. Bulmak için yola çıktım. Pusulam yoktu, iyisinden kötüsünden yol arkadaşlarıma sığındım. Bir nehrin kıyısındayım şimdi... Şu ana kadar sustum. Peki ya şu andan sonra?
Ülkenin zavallı halkı, elli yıldan uzun süredir başlarında olan bu adamın hem ölmesini istiyor gem ölümsüzlüğüne inanıyorlardı. Öyledir işte; yalanlar halkların gözünü siyaha boyar.