İlahi filozof insan vücudunu tınlayan, yaşayan bir enstrümana benzetmekte haklıydı. Akordu iyi yapıldığında muhteşem müzik yapar insan. İyi akort edilmediğindeyse karmaşık ve uyumsuz sesler çıkarır. Birbirine uydurması inanılmaz zor bir çok farklı telden oluşur. Mandalları her zaman kayar. Bazıları en zor akort edilen yerin dil, bazılarıyla açgözlü el olduğunu söyler. Kimi kendi görüntüsüne hiçbir zaman doymayan göz, kimiyse hiçbir zaman pohpoh ve dedikoduya doymayan kulak, der. Bazıları iyi niyet, bazıları doymak bilmeyen iştah, bazıları derin kalp, bazılarıysa acı içgüdüler, der. Ama ben hepsini bir yana bırakıp derim ki en zoru karındır ve hayatın tüm dönemlerinde de bu böyledir. Çocuklukta her zaman açtır. Gençlikte arzu, orta yaşlarda hırs doludur. Yaşlılıkta ise canı sürekli şarap çeker.