Kahramanların Cep Aynası

·
Okunma
·
Beğeni
·
582
Gösterim
Adı:
Kahramanların Cep Aynası
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059902106
Kitabın türü:
Çeviri:
Selin Toparlak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maya Kitap
Kahramanların Cep Aynası, kişinin ulaşabileceği etik ve ahlaki mükemmelleşmenin berrak bir görüntüsünü sunan aynadır. Yaşama sanatı ve başarı pratiklerine dair yeni bir standart getirir. Bu yeni standart, kahramanlık sanatıdır.
Nüktedanlık, bilgelik, cesaret, zarafet, görgü, tevazu, doğallık –bunlar hangi meslekte olursa olsun, kahramanlığa erişmek için gerekli özelliklerdir. Ama bu da bir bilge olmaya yetmez: kişi yeteneğini nasıl yöneteceğini de iyi öğrenmelidir. Kahramanların Cep Aynası, “kişiye kendi kendini yönetme politikası, mükemmelliğe giden bir pusula, sağduyunun yalnız birkaç kuralı ile saygınlığa ulaşma sanatı” sağlar. Günlük hayatın çetin mücadelesinin farkına varan ve tadını çıkaran herkes için, bilgeliğin rehberi olacaktır.
“En sevdiğim yazar; tüm kitaplarını okuduğum, felsefi bir üslubu olan Gracián’dır.”

-Arthur Schopenhauer-

“Sana teşekkür ederim... Gracián’ın Kahraman’ı için.”

-Voltaire-

“Değerli ve incelikli bir kitap. Muhteşem şeyleri barındırdığı konusunda sizi temin edebilirim!”

-İspanya Kralı IV. Felipe-
160 syf.
Nietzsche ve Schopenhauer gibi büyük filozofların Baltasar Gracian'ı büyük bir beğeni olarak dile getirmesi tuhaf karşıladım fakat kitabı okudukça ve anladikca tüm güzel sifatlara layık olduğu anlaşılıyor.
159 syf.
·108 günde·Beğendi·10/10
Baltasar Graciân harika bir yazar. Arthur Schopenhauer, Voltaire, Nietzsche ve Andre Gide gibi düşünürlerin baş tacı ettiği biri. Ve öyle iyi baş düşünürlerden olmasına karşın çok nadir kitapları var.
Çok bilmenin dört yolu vardir: Uzun yaşayın. Çok yer gezin. Güzel kitaplar okuyun (en kolayidır). Bilge arkadaşlarinzla sohbet edin (en eğlencelisidir).
Her zaman nükteli konuşmak bezdirir, her zaman şaka yapmak insanı küçümseyen bir davranıştır. Her zaman filozof gibi konuşmak mutsuzluk, her zaman hicivli konuşmak hoşnutsuzluk getirir.
Görmek bizi bilgili yapar, ama kafa yormak bilge yapar. Tüm eski filozoflar gezmiş, önce gözleri ve ayaklarıyla keşfetmiştir. Ama onları nadide kılan asıl şey sonrasında zekâlarını kullanmalarıdır...
Göz kapaklarımız vardır ama kulak kapaklarımız yoktur çünkü kulaklar öğrenmeye açılan kapılardır ve Tabiat onların herzaman açık olmasını istemiştir. Tabiat bize böyle bir kapag ı
vermediği gibi bir de evrendeki diğer dinleyicilerden farklı olarak kulağımızın hareket etmesine de İzin vermemiş. Yalnızca insanlar kulaklarını sabit, her zaman hazırda tutar. Kulağımız kaldırıp işitme duyumuzu keskinleştirmek için bir saniye bile kaybetmemizi istememiş Tabiat. Kulaklarımız her daim, ruh emekli olup kendi odasına çekildikten sonra bile işinin başındadır. Aslında bu nöbetçilerin en ayık olması gereken zamanlar
bu zamanlardır. Onlar ayık olmazsa kim tehlikeye karşı bizi uyaracak? Akıl tembel tembel uykuya daldığında aklımızı kulaklardan başka kim uyandıracak? Görmekle duymak arasındaki fark budur. Gözler bir şeyleri istedikleri zaman kasten ararken, isterlerse tabii, kulaklara her şey anlık gelir. Görünen şeyler oldukları yerde kalır. Onlara şimdi bakmazsak sonra da bakabiliriz. Ama çoğu ses hızlıca geçer, şansı kapıdan girdiği an yakalamamız gerekir. Sadece dilimiz iki kat çevrelenmiştir, iki kulağımızsa iki kat açık bırakılmıştır. Böylece konuştuğumuzdan İki kat fazla duyabiliriz. Duyduğumuzun yarısının, belki de daha fazlasının sevimsiz hatta zararlı şeyler olduğunu fark ettim. Ama buna iyi bir çözüm var, o da duymamış gibi yapmak ya da bir esnaf gibi, bir bilge gibi duymak. Bir de öylesine mantıktan yoksun şeyler vardır ki insanın elleriyle kulağını kapatası gelir. Eller duymamıza yardımcı olduğu gibi bizi dalkavukluktan da korur. Yılanın büyücüsünden kaçmak için
bildiği bir yol vardır: Bir kulağını yere dayar, diğer kulağını da
kuyruğuyla tıkar.
Öğüt verme sanatımızdaki ilk beceriniz bu olsun; bir durumu ölçüp tartmak için bu beceriyi kullanın. Bu stratejiyi kullanırsanız insanlar sizi anlar ama kavrayamaz, beklentileri karşılarsınız ama tamamen tatmin etmezsiniz. Daha fazlasını vaat edersiniz. En iyi eylemler daha da iyilerini arzulatır. Saygı görmek istiyorsanız kimsenin derinliğinizi anlamasına izin vermeyin. Nehirler ancak geçitleri bulunana kadar nefes keser. İnsanlar da ancak yeteneklerinin sınırları keşfedilene ka-
dar saygı görür. İhtiyatla saldanan derinlikler itibarınızı korur. Keşif hâkimiyet sağlamak demektir; zaferin bir kişiden diğerine geçmesine neden olur. Kavrayan, hâkim olan ve kendini saklayan kişi asla başını eğmez.
Bazı oyunlarda gücünü ilk elde ortaya koymamak daha iyidir. Her bir denemede biraz daha ileri gidilir. Yavaş yavaş yükselerek rakip şaşırtılır. Büyük kişilerin ortaya sonsuz görünecek bahisler koyması yerinde olur. Bu kural bize o kadar büyük olmasak bile en azından öyle görünmeyi öğretir. Yunan Bilgesinin* bu sert paradoksunu alkışlayalım: "Yarım bütünden büyüktür.” Gördüğümüz bir yarım ve saklanan bir yarım, tamamını gördüğümüz bir bütünden daha büyüktür.
Felsefe de ölüm üzerine derin düşünmeden başka bir şey değildir zaten. Ölümü bir kere ama güzel yaşamak için üzerine düşünmemiz gerekir.
Düşüncelerinizi çok açık seçik dile getirmeyin. Çoğu insan anladığı şeyleri küçümser, anlamadıklarına saygı duyar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kahramanların Cep Aynası
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059902106
Kitabın türü:
Çeviri:
Selin Toparlak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maya Kitap
Kahramanların Cep Aynası, kişinin ulaşabileceği etik ve ahlaki mükemmelleşmenin berrak bir görüntüsünü sunan aynadır. Yaşama sanatı ve başarı pratiklerine dair yeni bir standart getirir. Bu yeni standart, kahramanlık sanatıdır.
Nüktedanlık, bilgelik, cesaret, zarafet, görgü, tevazu, doğallık –bunlar hangi meslekte olursa olsun, kahramanlığa erişmek için gerekli özelliklerdir. Ama bu da bir bilge olmaya yetmez: kişi yeteneğini nasıl yöneteceğini de iyi öğrenmelidir. Kahramanların Cep Aynası, “kişiye kendi kendini yönetme politikası, mükemmelliğe giden bir pusula, sağduyunun yalnız birkaç kuralı ile saygınlığa ulaşma sanatı” sağlar. Günlük hayatın çetin mücadelesinin farkına varan ve tadını çıkaran herkes için, bilgeliğin rehberi olacaktır.
“En sevdiğim yazar; tüm kitaplarını okuduğum, felsefi bir üslubu olan Gracián’dır.”

-Arthur Schopenhauer-

“Sana teşekkür ederim... Gracián’ın Kahraman’ı için.”

-Voltaire-

“Değerli ve incelikli bir kitap. Muhteşem şeyleri barındırdığı konusunda sizi temin edebilirim!”

-İspanya Kralı IV. Felipe-

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Orhan gül
  • Deniz Sarıyar
  • Jakob steinman
  • Berk Kılıç
  • tabula rasa
  • Emine Ş.
  • Marti Ede
  • Desengaňo
  • Ali Can
  • Eylül tekcan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%22.2 (2)
8
%44.4 (4)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0