Mehmet Emin Öztürk

Güzel kokulu tütsünün hikmeti Kor ateşte arınan güzelliğindedir. Temiz ve görünmez bir ilim gibi Yükselir Âdem evlatlarının kalbine. Lakin onlar bilmez çoğu vakit: O rayiha bir tükenişin eseridir. Tıpkı hayatlarıyla iman kokusunu yayan Şehitler gibi...
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Güzelliğini senden çalan mağrur ay, her gece seni seyr eylemek ile lütuflandırdı beni yoksa sen misin ayın yeryüzündeki timsali? Hırsız o mu yoksa sen mi? Yeter ki bırak… ellerinde tuttuğun şu aciz yüreği
Ve biliniz ki ölüm onu teşrif etmiştir. Ayı okşayan gözleri ise semaya yükselmiştir. Ve narin bedenine attıkları o toprak... Hayat verdiği çiçeklerle ebediyen benimdir.
Güzelliğini senden çalan ay, onu benim yüreğime koydu. Ve bana her gece seni seyretme lütfunu bahşetti. Nasıl ki ay, yıldızların ortasında tüm görkemiyle parlayıp yeryüzünü aydınlatırsa, sen de öyle aydınlatıyordun beni. Nasıl ki ay olmadan yıldızların ışığı bizi karanlığa terk ederse, sen olmadan da diğer insanların varlığı anlamsızlaşır; her şey sönükleşir, her şey kararır.
Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına. Ey kudreti gökleri ve yeri aşan, insan dilinin bütün sözlerinden daha yüce olan Rabbim; sana nasıl sesleneceğini bilemeyen bu aciz kulunu bağışla. Çünkü dilim sana layık övgüyü söylemekte yetersizdir, aklım ise senin yüceliğini kavramakta güçsüzdür. Günahlarıyla sana tekrar tekrar ihanet eden bu kirli ruhu merhametinle ört. Defalarca düşmüş, defalarca kirlenmiş olmama rağmen beni yüzünden kovma. Çünkü senden başka sığınacak kapım, senden başka merhamet arayacak Rabbim yoktur. Ey insanların yargıcı ve kalplerin sırlarını bilen Tanrım; yargı gününde beni terk etme. Günahlarımın çokluğuna bakıp beni reddetme. Sen merhameti sonsuz olan Rab’sin; düşeni kaldıran, ağlayanı teselli eden sensin. Sana yalvarıyorum: bana merhamet et ey Rabbim. Beni terk etme. Beni reddetme. Bana acı, ey merhametin kaynağı olan Tanrım.