Kitapta gazimiz , hendek operasyonlarında ülkemizde yaşanan -özellikle Diyarbakır Sur'da- hain olayları en ince ayrıntısına kadar gözler önüne seriyor. Bu karanlık dönemde kaybettiğimiz kahraman şehitlerimiz ve fedakâr gazilerimiz anlatılıyor.
Eser, aynı zamanda kimin neyden yana olduğu gerçeğini ortaya koyuyor ve içimizdeki hainlerin ihanetlerini de ele alıyor. Kitabı okurken, bu acı gerçekler karşısında yeri geldi ağladım, yeri geldi sinirlendim ve yeri geldi o hainlikleri yapanlara karşı küfürler ettim. Çoğu bölümü sindiremediğim, zoruma gittiği için tekrar tekrar okumak zorunda kaldım.
İnsan, üzerinde yaşadığı bu güzel vatanın evladına nasıl kıyabilir, maaşını aldığı devlete nasıl ihanet edebilir ki? Bu sorular, okurken zihnimi sürekli meşgul ediyordu.
Sözü çok uzatmadan şunu belirtmek gerekir: Her Türk insanının, yakın tarihimizi birinci ağızlardan öğrenmesi, doğruyu yanlıştan ayırt etmesi şarttır. Bu eser de unutulmaması gereken bu kritik olayları son derece başarılı ve çarpıcı bir şekilde aktarıyor. Kitapta her duyguyu yaşıyor ve ülkesi için bunca şeye katlanan kahraman canlarımız hakkında daha çok şey öğreniyorsunuz. Mutlaka okunmalı ve asla unutulmamalıdır. Hendeklerde VuruldukBahaddin Seçgin
"Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız,
Tufanları gösteren tarihlerin yadıyız,
Kanla, irfanla kurduk biz bu Cumhuriyet'i,
Cehennemler kudursa ölmez nigahbanıyız."
... Gece boyunca operasyon sürdü. Bir şehit olduğunu duyduk. Bir kere daha gözlerim, yüreğim, bütün hislerim aynı yerde odaklandı bir an durdu. Ölüm geçti sağımdan, solumdan, önümden, arkamdan. Heybetli bir dağ daha yıkıldı, uzaklarda çok ağıtlar yakıldı. Yolun karşısına geçmek istemiyordum, sanki bir sınırdı. Geçersem birden tepeler üzerime yıkılacak gibiydi. Gün ışığını görünce uykuya bıraktım kendimi.