Steinback'in edebi aktarımını seviyorum. Kitabı okurken yalnızca bir hikayeyle buluşmuyorsunuz, adeta Steinbeck'in o ilahı bakış açısıyla betimlediği, en ücra karakterin bile belki kendisinde göremediği özellikleriyle tanışıyorsunuz. O süreçte sizinle beraber yaşayıp nefes alıyor. Kitabın başından sonuna bir çok yaşamı deneyimleme fırsatı bulmak beni mutlu etti.
Karakterlerin o kadar gerçek o kadar samimi iletişimleri var ki edebi anlamda haz duymamak mümkün değil.
İyi ve kötünün öyküsünü okuyacağım yazılıydı başlamadan önce yorumlarda. Ancak ben "timsel" lafzıyla ne olursanız olun iyiye yönelmenin bir tercih meselesi olabileceği kanısına varıyorum.