"yaşamak bu yangın yerinde
her gün yeniden ölerek
zalimin elinde tutsak
cahile kurban olarak
yalanla kirli havada
güçlükle soluk alarak
savunmak gerçeği, çoğu kez
yalnızlığını bilerek
korkağı, döneği, suskunu
görüp de öfkeyle dolarak
toplanıyor ölü arkadaşlar
her biri bir yerden gelerek
kiminin boynunda ilmeği
kimi kanını silerek
kucaklıyor beni metin altıok
'aldırma' diyor gülerek
'yaşamak görevdir bu yangın yerinde
yaşamak, insan kalarak' "
"bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım
sevincin ürünüdür insan, nefretin değil kızım
zulmün önünde dimdik tut onurunu
sevginin önünde eğil kızım"
" 'kendine iyi bak' diyen sesler
'nasılsın' diyen sesler
kaygılı, dostça çınıltılı, ince, kalın, boğuk ya da tiz
kendimi en kötü duyumsadığım zamanlarda
duymak istediğim o sesler
tutunarak güven duyduğum
birlikte bir karanlığı geçtiğimiz..."
"yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana"
"beyaz, ipek gibi yağdı kar.
yağsın.
dünya daha güzel olacak
inanıyorum buna.
bir insan kalbinin güzelliğine
çocukluğuna
sonsuz cesaretine, olanaklılığına
inandığım kadar."