Önerimdir
Çocuklar cumhurbaşkanı koltuğuna oturacağına cumurbaşkanı tekstilde çocukların yerine çalışsın trafikte cam silsin sokaklarda mendil satsın çöpten kağıt toplasın zabıtlardan dayak yesin ensar vakfı'nda ve tarikat yurtlarında öğrenci olsun...

"MEB, üç vakıf ile resmi olarak anlaştı. Bu vakıflar şunlardır:
1- Ensar Vakfı
2- İlim Yayma Cemiyeti
3- Birlik Vakfı"

Prof. Dr. Mustafa Balbay (TBMM Milli Eğitim Komisyonu Üyesi)
https://www.google.com.tr/...r-protokolu-40534320

Canım ülkemin neresinden tutsan elinde kalıyor .

Bir zamanlar "ensar vakfi "Bir kerecikten bir şey olmaz, " demişti. Kendine yapılsa idi, nasıl bir savunma yapardı. Yine aynı cümleler dökülür muydu? "Bir kerecikten bir şey olmaz " kendine dermiydi?

Bir zamanlar tecavüze uğrayan kişileri tecavüzcüsü ile evlenmesi için bir yasa çıkarmayı düşünüyorlardı, işte bu olmasın diye baskaldirmisti insanlar ve geri çekilmişti bu yasa . Hayır demem için bir sebep daha HAYIR diyorum . EVET derseniz tek bir kişinin yetkisi ile bu ve bunun gibi kötü şeyler yasaya girer . Ve kimse itiraz edemez. HAYIR dersen itiraz edersin başkaldırabilirsiniz.Hangi zihniyet insanı tecavüzcüsu ile evlendirir ki bu yasa olsa idi Allah korusun kimse sokaklara çıkamazdı. Tecavüzcülerin ekmeğine bu yasa ile yağ sürerlerdi. HAYIR DİYORUM .

merak ettiğim kitapların hepsini okumak isterim okumak benim en baştaki hayalim OKUYACAĞIM ve KAZANACAĞIM HER ŞEYE RAĞMEN OKUYACACAĞIM En merak ettiğim kitaplar ensar vakfı (Nejla SAKARYA)

DO-GA-Nİ (SESSİZLİK )
KONU:Güney Kore'de GERÇEK BİR HİKAYEDEN uyarlanmış bu filmde sağır ve dilsizlerin kaldığı yatılı okulda çocuklara yapılan cinsel istismar !


DÜŞÜNCELER:

-Bir yanda güçlüler,Kilise'de saygın bir üyelik,zenginler,satın alınmış savcı,polis ve profesörler...

-Diğer yanda fakirlik, çaresizlik,ezilmişlik...

-Adalet mi ? Nerede ? Var mı ki ? Güçlülerin adaleti satın aldığı bir dünya !

-Ülkemizde de yaşanmadı mı bunun gibi rezillikler,Ensar Vakfı ve benzeri olaylar ! Tüm dünyada cinsel saldırıya uğrayan ve dayak yiyen o minicik yürekleri anlamak ve onların GÜÇLÜLERE HİZMET EDEN BİR ADALET ÖNÜNDE UMUTSUZ BİR MÜCADELEYE GİRİŞMESİNE TANIK OLMAK İÇİN HERKES İBRET ALARAK İZLEMELİ bu filmi !



Başka söze gerek var mı ?



http://www.sinemalar.com/film/195862/do-ga-ni


http://www.imdb.com/...070649/?ref_=nv_sr_1

Tarihsel Maddeci, bir alıntı ekledi.
14 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kadının tutsak oluşu...
Ağabeyim bana, “Başını örteceksin, dediğinde intiharı düşündüm.”, diyen, Tayyip’in eşi Emine Erdoğan bile ne diyor şimdi?

“Emine Erdoğan, Ataşehir’deki Sheraton Otel’de, Ensar Vakfı tarafından düzenlenen “Ensar Gönüllüleri" Buluşması’nda konuştu.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, bugünlere gelinmesinde sivil toplum kuruluşlarının dayanışmasının büyük katkısı olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Artık yeni bir kavşaktayız. Türkiye’nin 90 yıllık enkazını kaldırdık. Fakat enkazın altından büyük meseleler çıktı. Nitekim, bugün bu sorunlarla yüzleşiyoruz."

Kadıncağızı nereden alıp nereye getirmişler, değil mi?..

Laik, modern bir kızcağızken, işte böyle konuşturulabilir hale getirmişler.
Şimdi özgür mü bu kadıncağız?

Hayır, kesinlikle... Tutsak ve kurban...

İnsan burada, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Rum Yazar Mihail Vasiliadis’ın şu tespitine hak vermemezlik edemiyor:

“Kadınlara oy hakkı verdik” diyorlar; ben de soruyorum: Sen kadınlara bir oy hakkı mı verdin; yoksa sen o kadının kocasına mı ikinci oy hakkını verdin?”

Kadınlara oy hakkı vermek çok doğru bir karardı tabiî ki. Fakat, kadının o hakkını özgürce ve bilinçlice kullanabilmesi için ekonomik planda da kadını Ortaçağ prangalarından kurtarıp özgür kılmak gerekirdi. Yani ekonomik temeldeki, 6 bin yıllık gericiliğin, sömürücülüğün ve vurgunculuğun temsilcisi olan Antika Tefeci-Bezirgân Sınıfı tasfiye edip, toplumu burjuva anlamda bile olsa modernleştirmek gerekirdi. Öyle olmayınca, işte sonuç bu oluyor.

Kanunsuzlar 2, Nurullah Ankut (Sayfa 18 - Derleniş Yayınları)Kanunsuzlar 2, Nurullah Ankut (Sayfa 18 - Derleniş Yayınları)

Ensar vakfı haberlerine rağmen halen çocuklarını gönderen velilere Rousseau söylemişti:
"Bir çok çocuğun zor terbiye edilen velisi var"!