Stefan Zweig eserlerini okurken gözlerinizin yerini onun gözleri alır, cömertçe sunar bunu, görmeyi öğretircesine gördüklerini hissettirir satırlarında. Kitaptaki iki öyküden ilkinde gözlerini daha çok hissettim, bir hırsızı gözlemlemesi üzerinden. İkinci öykü ise daha kısa ama daha anlamlıydı. Yaşam maddi ışıklarla aydınlanırken özün karanlıklarda kaybolmuşsa, onu tekrar bulabilir misin?
Oda karanlık ve dardı. Fakat sonsuz bir mutluluk huzurlu ve memnun bir şekilde kanatlarını açmıştı. Aşkın sıcak güneşi derin karanlığı aydınlatıyordu...
Ona tüm geçmişini unutturan bir sevgi filizlenmişti içinde, sanatının zirvesindeki bir oyuncunun sahnede bir kralı ya da kahramanı oynayıp gerçek mesleğini unutması, kendini kral ya da kahraman hissetmesi gibi tıpkı.