"...Ölüler de aşılacak bir gün
Çırılçıplak kalacağız artık herkesin olan dünyanın sabahında
Bir zamanlar yıldızlar gibi öldüğümüz gövdeler yapraklanırken
Aynı toprağa iki ayrı dilde vatan diyenler
Buluşacaklar aynı toprağın altında..."
"...Dinle ey çocuk!
Kağıttan gemiciğ'ini alabora edecek dalgalar
Tuzlu sular yutacaksın
Denizi kulaç kulaç avuçlayarak yüzeceksin engine
Ufuk çizgisinin gerilmiş bir ip gibi
Hep önünde duracağını bile bile.
Daha nice gemiler batacak içinde
Boraya kapılacak nice sevdalar
Tek düşlerin batmayacak - Anayurdun, uzakta bir ada
Tanrılara denk yalnızlık düşmüş payına
Ve sen o mavi sonsuzlukta,
Yaradan kadar sessiz
Mağrur başını kaldıracaksın hırçın dalgalara.
Acıların bittiği bir yer yok
Ağlamak ve gülmek için vakit yok
-Hem gelgeç mutluluk kahkahası
Ne öğretir ki insanoğluna?-
Acılar büyütecek seni ve sonunda öğreneceksin
Buz üstünde dans etmesini."