erdal

Yeter ki yak! Ummanlar kazan olur. Nerede ateş, orada su! Nerede su, orada ateş! Ne tuhaf kimya! Ben, Kimya. Ben Rabbime âşık bir garip kul. Ben, Mevlânâ'nın ci¤erparesi Kimya. Ben dünyanın anlamamakta ayak dirediği ve yüre¤ine parmak sayısınca kişinin agâh olduğu Tebrizli Şems'i anlamış, yaşamış maşukum. Ey gözleri aşkın gözyaşlarında yıkananlar! Ağlamak gittikçe daha çok zorlaşırken, var mı benim için de birkaç damla gözyaşınız?"
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Ey aşk! Bu nasıl bir sır? İçine giren tufan oluyor. Bu nasıl bir hırka? Kim giyse aşk sarhoşu olup çıkıyor. Aşkın çilesini küçümsediğiniz an içinizdeki cehennem büyür. Aşkın çilesiymiş aşka dayanak olan. Yeter ki yan! Dumanın bulut olur.
Gününüz Aydın ışık açık olsun
Uyurken kimseden zarar gelmezdi ama uyanıkken insanların şeytandan bir farkı yoktu.
Çiçeğe dokunuşu çiçekten güzel.