erdal

Kendi yolunda giden biri, hiç kimseyle karşılaşmaz: Kendi yolunda yürümenin yapısında vardır bu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir hikâyesi olmalı insanın. Gerçekten kahramanı olduğu ,ana fikrini gerçekleştirmek için saatlerine saatlerini kattığı ,ömrünün safahatını uğruna vakfettiğı bir hikayesi ..." Bu benim hikayem " diyebilmeli. Bunun için yaratılış gayesinin peşine düşmeli hikayesinin ana fikrini bulup çıkarmalı . Zira bunu yapabilenler bir hikayenin gerçek kahramanı olur ,ona yön verir ve böylelikle mutluluğu yakalarlar
Taş ,suya dokunduğunda nasıl halka halka iz bırakırsa ,söz de gönle dokunduğunda öyle iz bırakır . Taşın sudaki izleri anlıktır,kısadır . Peki ya sözün gönüldeki izleri !
“Ey kalemim! Ses ver! Satırlara saklanan manalar bir gülzar olsun, sen de o gülzarın süsü ol önce, gülzarın kokularını taşı kadirşinas gönüllere…”
hayati” sorulara en samimi cevaplarını sunuyor. Herkes gibi aslında o da hâlâ savaşıyor, keşfediyor, hayata değer katıyor. Hayatın anlamı nedir? İnsan kendini nasıl geliştirir? Umutsuzluk nasıl aşılır? İçimizdeki öz nasıl ortaya çıkar? Çevremiz bizi nasıl etkiler? Kime akıl danışılır? Yaşam neleri ödüllendirir? Zihin nasıl işler? “Biz” olmak için neler yapılmalıdır?