Büyük İleri Atılım ve Kültür Devrimi olayları olmasaydı Çin Komünist Partisi’nin Mao’nun politikalarını böyle hızla terk edip, piyasa ekonomisi modellerine yönelmeleri düşünülemezdi.
...Tek adam yönetimlerinde, lider gücünün kurumlar tarafından denetlenmediği ve değişimin kitlelerin harekete geçirilmesi ile sağlandığı yönetim sistemlerinde bu tür olaylar her zaman yaşanabilirdi. Karizmatik liderlere değil kurumlara, motive edilmiş kitlelere değil bireylere dayanan ekonomik sistemlerde bu önlenebilirdi.
Kırk yıl önce dünya ekonomisi için fazla bir önem taşımayan Çin, günümüzde dev boyutlardaki pazarı, üretimi, ihracatı, ithalatı, doğrudan yatırımları, döviz rezervleriyle dünyanın sistemik önemi en yüksek ülkelerinden birisi konumuna gelmiş bulunuyor.
Çin’in resmi döviz rezervleri 2014 yılı ortasında yaklaşık 4 trilyon dolara ulaşmış bulunuyordu. Bu rezervler dünya ülkelerinin toplam döviz rezervlerinin üçte birini oluşturmaktaydı.
Çin hala gelişmekte olan bir ülke. “Dünyanın en büyük ekonomisi” nitelemesi, tarihte ilk defa olarak gelişmiş değil gelişmekte olan bir ülke için kullanılıyor.
Hasan Ali Toptaş hiç okumamış olan bir avuç azınlığın mensubu olarak yazarı okumaya bu kitabıyla başlayarak yanlış bir tercih mi yaptım bilemiyorum!
Çok tekrara düşen yazım tarzı bir süre sonra kitaptan soğutuyor. Aynı durumları aynı sıralamada tekrar tekrar yaşanması... Yolculuğundan evi ziyaret edenlerin neredeyse aynı sırada eve girişlerine kadar aynı durumu tekrar tekrar yazması...
Kitabı okuduktan sonra hemen tüm kitaplarını okumalıyım düşüncesinin yakınından bile geçmemekle birlikte ikinci bir kitabını okuyup okumama konusunda da henüz emin değilim.