68:
Şu içmekte olduğunuz suya baktınız mı?
69: Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indirenler bizler miyiz?
70:
Dileseydik, onu tuzlu yapıverirdik. Peki şükretmeniz gerekmez mi?
71:
Çakıp çakıp çıkardığınız o ateşi gördünüz mü?
72:
Onun ağacını siz mi yarattınız yoksa yaratıp oluşturan bizler miyiz?
73:
Biz onu hem bir ibret hem de çöl yolcularına bir nimet kıldık.
74:
O halde o yüce Rabbinin adını tespih et!
58:
Akıttığınız meniyi gördünüz mü?
59:
Siz mi yaratıyorsunuz onu, yoksa yaratıcılar bizler miyiz?
60:
Ölümü aranızda biz takdir ettik. Biz önüne geçilecekler değiliz.
61:
Yerinize diğer benzerlerinizi getireceğiz ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden
oluşturacağız.
45:
Çünkü şomluk yâranı, bundan önce servet ve refahla şımaranlardı.
46:
O büyük günah üzerinde ısrar edip dururlardı.
47:
Ve şöyle derlerdi: "Ölünce mi, toprak ve kemik haline gelince mi, sahi o zaman mı yeniden
diriltileceğiz?"
2:
Biz bu Kur'an'ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik;
3:
Saygıyla ürperene bir hatırlatma/düşündürme/öğüt verme olsun diye indirdik.
28.
Aynı şekilde, insanlardan, hayvanlardan, davarlardan da çeşitli renklerde olanlar var. Kulları
içinde Allah'tan ancak bilginler ürperir. Allah Azîz'dir, Gafûr'dur.