"Yunan mitolojisine göre insanlar dört kol, dört bacak ve iki yüzü olan bir kafa ile yaratılmıştır. Güçlerinden korkan Zeus onları ikiye ayırır ve onları hayatları boyunca diğer yarılarını aramaya mahkum eder. Diğer yarını bulduğunda 'aşk' sizi birlikte tutar, birbirinizi tamamlarsınız." Plato (Platon, Eflatun) / Symposium
mindfullist Bu sebeple ruh eşleri fiziksel olarak da birbirlerine benzerler denir. Platon'un "Symposium" eserinde aşkın kökenlerine dair etkileyici bir efsane yer alir.i
Platon'a göre, insanlar başlangıçta bugünkünden çok farklı bir biçimde yaratılmıştır. Her bir insan, dört kol, dört bacak ve iki yüzü olan bir kafa ile dünyaya gelmiştir. Bu güçlü ve bütün varlıklar, tanrıları endişelendirmiştir. Özellikle Zeus, bu gücün tanrılara karşı bir tehdit oluşturabileceğinden korkmuştur.
Bu korkuyla Zeus, insanları ikiye ayırmaya karar verir. Her biri iki kola, iki bacağa ve tek bir yüze sahip olan iki ayrı varlık haline gelir.
Bu ayrılıkla birlikte, insanlar içlerinde derin bir eksiklik hissi yaşamaya başlarlar. Hayatlarının geri kalanında bu eksikliği gidermek için kaybettikleri diğer yarılarını içten içe ararlar.
Bu efsaneye göre, insanlar kaybettikleri diğer yarılarını bulduklarında, derin bir bütünlük ve tamamlama duygusu yaşarlar. İşte bu hisse "aşk" denir.
Aşk, iki yarımın birleşerek yeniden bir bütün olma çabasıdır. Birbirini bulan iki yarım, bir araya geldiklerinde bir daha ayrılmamak Üzere birbirlerine sıkıca tutunurlar.
Günümüzde aşk, hala iki ruhun birbirini bulup tamamlaması olarak görülür. Bu efsane, modern ilişkilerde de yankı bulur; çünkü insanlar genellikle ruh eşlerini arama ve bulduklarında tamamlanmış hissetme arzusunu taşır.
Efsanenin bize hatırlattığı şey, gerçek aşkın bir bütünlük ve tamamlanma arayışı olduğudur. Bu arayış,