Girilmemesi gereken yollar vardır, üzerine gidilmesi gereken askerler vardır, üzerine saldırılmaması gereken kentler vardır, mücadeleye gerek olmayan yerler vardır, yerine getirilmeyecek hükümdar emirleri vardır.
Hızın rüzgâr gibi, yavaşlığın orman gibi olmalı. Ateş gibi saldırıp yağmalamalı, dağ gibi kıpırdamaz olmalı. Karanlıklar gibi bilinmez, hareketin yıldırımlar, şimşekler gibi olmalı. Bir yerleşim yerini talan ettiğinde bunu adamların arasında paylaştır, yeni bir yer ele geçirdiğinde bunu askerlerine paylaştır. Harekete geçmeden önce hesabını iyi yap.
İyi savaşan biri kendini yenilmeyecek bir konumda tutar, düşmanın yenileceği bir fırsatı kaçırmaz. Bu nedenle muzaffer olacak bir ordu önce zafer kazanacağı ortamı yaratır, sonra düşmanla savaşa girişir; yenecek ordu önce düşmana savaş açar, sonra savaş sırasında galip gelecek bir şans doğmasını bekler. Savaşı hakkıyla sevk ve idare etmesini bilen kişiler, ahlaki kurallara ve disipline bağlı kalır, böylece zafer ve yenilginin kaderini tayin eder.