erman

erman
@ermanym
“Piyanosunun başında Chopin sanki hep doğaçlama yapar gibiydi diye anlatılır; başka bir deyişle, sürekli olarak zihnindeki bir düşünceyi arar, yaratır, biraz biraz keşfeder gibiydi. Onun için eseri bize, adım adım giderek oluşmaktaymış gibi değil de, daha baştan mükemmel, kesin, nesnel bir bütünmüş gibi sunulursa eğer, o türden sevimli duraksamalar, beklenmedik hoşluklar yok olur gider.” ... “Bu bir keşif gezintisidir ve icracı, biraz sonra anlatacaklarını önceden bildiği ve bütün bunların zaten yazılı olduğu izlenimini hiç vermemelidir. Parmaklarının ucunda yavaş yavaş oluşan müzik tümcesinin, icracının bizzat kendisinden kaynaklandığını, hatta onu şaşırttığı ve bizi de o hayranlığını paylaşmaya çağırmakta olduğu sanısına kapılmayı isterim.” ... “Chopin önerir, varsayar, sezdirir, sevdirir, inandır; hiçbir zaman kesinlemez, kestirip atmaz.” ... “O besteciler bir heyecandan yola çıkıp, daha sonra bu heyecanı dile getirmek için sözcükler arayan şairlere benzer. Oysa Chopin, tam tersine sözcüklerden yola çıkan Paul Valery’nin yaptığı gibi, mükemmel bir sanatçı olarak notalardan yola çıkar. Chopin kendini notaların güdümüne ve esinine bırakır; her bir notanın ifade gücü üzerine düşüncelere dalmış gibidir.” ... “Chopin çalmak için şüphe, beklenmedik gelişmeler, ürperme gereklidir; özellikle zeka istemez, ama budalalık da olmamalıdır, bu da kendini beğenmişliğe yer olmadığı anlamına gelir” ... “Beethoven’ı, Schumann’ı döküntü bir piyanoda da çalsanız, onlardan hep bir şeyler kalacaktır. Ama Chopin’i sadece çok iyi bir piyanoda çalın. Fazladan hiç bir şey içermediğinden, kendi kendine yetmek için her şeye ihtiyacı vardır. Ancak mükemmelliğe ulaştığında kendisi olur.”
Müzik
Reklam