Eğer benlik eğitiminde net kurallar olmazsa, çevreye ve tutkulara karşı mücadelede her türlü esneklik ve büyük resmi görme olanağı yitirilir. Onlar olmazsa karanlıkta savaşılır ve en güzel zaferlerden bile verimli bir sonuç alınamaz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tek amacımız cinsel isteklere düşkünlüğü ve tembelliği makul sınırlar içinde -mutlak bir şekilde hapsetme umudu taşımadan- tutmaktan ibaret.
Zaten uğradığımız bozgunlar bile avantaja dönüşebilir çünkü mükemmelleşme yolunda çok sayıda kaynağa sahibiz! Nitekim hınç, cinsel tatminin bizi içine soktuğu tatsız bıkkınlık, fiziksel yorgunluk, entelektüel gevşeklik hissi, geviş getirir gibi onu çiğneyip duranların tüm bu tatsızlığı hissetmeleri ve anısını belleklerine kazımaları açısından mükemmeldir.
Öte yandan bir arzu, bir eğilim dış dünyadan mutlak şekilde ayrılmış unsurlardır; onlar ancak kasların faaliyetiyle tatmin edilebilirler: Öfke hakaretler veya yumruklarla; aşk sarılmalar, öpüşmeler, okşamalarla giderilir; ama kaslarımız büyük ölçüde irademize bağımlıdır ve mademki hepimiz uzuvlarımızın bir tutkuya elçilik etmesini geçici olarak reddedebiliriz, o zaman bastırma gücümüzü geliştirebileceğimiz ve söz konusu duyguyu içimize gömebileceğimiz de açık demektir.
Duygunun dışsal yansıması bize aittir, çünkü istediğimiz hareketleri yapıp yapmama konusunda son söz bizimdir. Duygu ile onun dışarı yansıtılması arasında sürekli bir birliktelik vardır. Herhangi iki unsur sık sık bir araya getirildiğinde, birinin diğerini uyandırma eğilimine sahip olması psikolojide genel bir yasadır.