Birbirinizin gönlünü kırmayın. Çünkü müminin gönlü Kâbe'ye benzer, lakin gönül ondan da yeğdir. Zira Beytü'l- ma'mur göktedir. Orayı melekler tavaf eder. Halbuki gönül Tanrı'nın nazargâhıdır. Tanrı'yla gönül arasında perde yoktur. Kâbe nasıl dokunulmaz, harim ve mübarekse gönül de Tanrı' nın tecelli ettiği yer olduğu için mübarektir, ona dokunmayın."
Ah Şems, evinde yiyecek olmadığında, "Evimiz Peygamber'in evine benziyor!" diyerek neşelenirdi. Ah Şems! "Evde hiçbir şey eksik değil!" dense, "Bu evden Firavun kokusu geliyor!" derdi.
Ve o tehlikeli soruyu sordu: "Ey dünya sarrafı! Muhammed Mustafa mı büyük, yoksa Bâyezîd-i Bistâmî mi!" "Bu nasıl sorudur!" dedi Hüdâvendigâr. Fakat itham etmeyip dinledi onu. "Hz. Muhammed, 'Ya Rabbi seni tenzih ederim. Biz seni layıkıyla bilemedik, derken, Bistâmî, 'Kendimi noksan sıfatlardan tenzih ederim. Cübbemin içinde Hak'tan gayrı varlık yok' demişti."