Kendimizle yüz yüze geldiğimiz ,sessiz kalabildiğimiz anlar ayırmamız lazım hayatımızda. İnsan hep kitap okumayabilir, bir sohbette bulunmayabilir; ama kendi başına sessizce oturup tefekkür etse dahi hayatına büyük bir anlam katmış oluyor.
Izdırabın sonu yok sanma, bu âlem de geçer,
Ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer,
Gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer,
Devr-i şâdi de geçer, gussa-i matem de geçer,
Gece gündüz yok olur, an-ı dem â dem de geçer
Güzel yaşantılar veya kendimiz, karakterimizle buluştuğumuz zamanlarda kader bizim için tayin edilmiştir. Orada insanın kendi karakteriyle boğuşması ve kaderden toprak çalması lazım hocam. Kendi karakterine bazen meydan okuması, onunla boğuşması; pervasız ise daha temkinli olması, pısırık ise daha cesur olması lazım. Biraz kendi iradi alanımızı genişletmeye gayret etmemiz lazım.