Giriş Yap
Bay Koca artık yoktu...
"[...] kötü kötü gülerek.. çevik bir manevra ile boşa düşürdükten sonra.. hep gülerek.. yanından geçerken kılıçladı. Bay Koca artık yoktu. Ertuğrul Beğ Gazi'nin torunu Bay Koca artık yoktu. Savcı Beğ ile Ayna Melek hatunun oğlu artık yoktu. Bânu Çiçek artık ağasızdı. Emine'nin adaklısı artık yoktu. Bay Koca gazi değil, şehitti; ana, ata duası böyle tutmuştu."
Osmancık, Tarık BuğraSayfa 233 - Ötüken Neşriyat
Reklam
376 syf.
·
26 günde
·
9/10 puan
Gerçekten bir şâheser... Osman Gazi'ye rahmet olsun...
Fazla incelemeye hâcet yok, gönlümden geçenleri diyeyim... Çok akıcı, keyifli bir kitap oldu; Kitabı okurken Osman Beğ'in hissettiği sürûru, çektiği gâmı, sezdiği tehlikeyi, ettiği gazâyı adeta siz de içinizde yaşıyorsunuz, göğsünüzde her daim bir kıpırdama. Düğünde keyifleniyor, cenazede hüzünleniyorsunuz. Fakat bunlardan da ziyade, kocaman bir devlet yangınının, ilk fitillerinin tutuşmasına şahit oluyorsunuz. Bir devlet düşünün ki; cihânın üç kıtasına hükmetmiş; 600 sene ayakta kalmış; bugün herkesin korktuğu ve rağbet ettiği o Amerika'nın tarihi boyunca vergi ödediği TEK devlet; mimarisinden sanatına, edebiyatından ordusuna kadar muazzam bir medeniyet inşaası gerçekleştirmiş bir devlettir OSMANLI DEVLETİ. İşte bu kutlu devletin, ana taşlarını, atılan temellerini, BABASINI anlatmaktadır bu eser. Hakkın, adaletin, kulluğun, yiğitliğin vücûd bulmuş halidir Osmancık, Osman Beğ, Osman Gazi, Osman Gazi Hân... Allah ondan ve onun gazâ yoldaşlarından, babası Ertuğrul Gazî'den, onun oğullarından, bu eseri kaleme alan
Tarık Buğra
'dan ve bu devlet için toprağa düşmüş tüm şehitlerimizden ebediyyen razı olsun... Devlet Ebed Müddet!
Osmancık
8.4/10 · 13,1bin okunma
hak, adâlet ve insaf susuzu kentler...
Sonra, tuttuğu nefesini, demirci körüğü basar gibi, boşalttı: "Doğu, batı, güney, kuzey bomboş otlaklarla, sahip akılmayan, işlenmeyen düzlerle dolu. Doğu, batı, güney, kuzey Tanrı ışığından nasipsiz, hak, adâlet ve insaf susuzu köylerle, kentlerle dolu. Ben, Ertuğrul Gazi oğlu Osman, derim ki, bizi bir yapan kanımız ve imanımız gereğidir; bizden olanları hor görenlere karşı çıkmak gereğidir, bize açılan eller gereğidir; davarlarımızı, develerimizi, atlarımızı, analarımızı, babalarımızı, oğullarımızı, kızlarımızı boğan darlığın gereğidir; anımız, şanımız; övüncümüz, güvencimiz gereğidir, ki el kavuşturup, oturmağı komalıyız. Ben Ertuğrul Gazi oğlu Osman, böyle derim."
Osmancık, Tarık BuğraSayfa 175 - Ötüken Neşriyat
Bu nasıl bir gönüldür Gündüz Beğ...
-" Ertuğrul Beğ Gazi'nin ulu oğlu Gündüz, sana derim; beğlik küçük kardaşın Osmancık'tadır. Deyecek sözün varsa söyle." Gündüz, yüzünde bir tek kas bile kımıldamadan, tok bir sesle cevap verdi: - "Ben sözümü söylemişim. Babam Ertuğrul Beğ Gazi'ye dahi söylemişim. Küçük kardeşim Osmancık dahi işitmiştir. Ve uymuştur. Burda da derim ki, boylarımız adına, oymaklarımız, obalarımız adına kutluluk onun beğliğinde görünür." Ve, birden bire Osman'a döndü: - "Ey Osmancık, benim yiğit kardaşım, bundan böyle dileğin ve öğüdün bana buyruktur."
Osmancık, Tarık BuğraSayfa 128 - Ötüken Neşriyat
Reklam
Amin!
"[...] Bu sözleri üzerine, baban Ertuğrul Beğ Gazi, ellerini açıp bir huşû içinde, mırıl mırıl dualar okudu, yarı kapalı gür kirpiklerinin arasından pıtır pıtır yaşlar döküldü. Şeyhim Ede Balı da; 'Ey ulu Tanrım, sen Kayı beğlerine şu Ertuğrul Gazi kulunun sîne saflığını ve imanını bağışla' diye dua etti. Ve bu duaya, hepimiz de can ve gönülden âmin dedik."
Osmancık, Tarık BuğraSayfa 53 - Ötüken Neşriyat
Reklam
2
247
2.464 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48