ittihatçılar da vardı hilâl bıyıklıydılar sustasına basılmış birer çakıydılar mor kumrular patlıyordu câmilerden mavzerlerin gözü dönmüştü kara kalpaklıydılar bir tambur kanat çırpmasın ıtrî'den eksiksiz bütün ölmüşlerimiz ayaktaydılar kılıçlar çekilmişti bâkî’nin gazellerinden budin'den yaşlı sipâhiler ezan okumaktaydılar ertuğrul gazi mi tutmuştu kemal paşa'nın ellerinden oğuzlar mıydı yoksa bismillâh yeniden başlamaktaydılar
Tam bu sırada ummadığı bir zorlukla karşılaştı: Emellerinin önünü ağabeyleri kesti: "Biz dönüyoruz," dediler. Aşiretin yarıdan fazlasını alıp döndüler. Ertuğrul da geriye kalanları aldı ve Söğüt ile Domaniç taraflarına yerleştirdi. Tarih geri dönen ağabeylerinden ve yanındakilerden hiçbir şekilde bahsetmiyor. Muhtemelen Moğol çapulcularının saldırısına uğrayıp şehit oldular. Ama Doğu Roma'nın Anadolu'daki en güçlü ayağı Bursa istikametine giden, Ertuğrul ve arkadaşlarından tüm dünya tarihi bahsediyor. Tarih, onları, Osmanlı Devleti'nin kurucuları olarak saygıyla selamlıyor. Ertuğrul Gazi'nin ağabeylerinin ufkunda devlet yoktu. Tüm ufukları çiftçilik ve hayvancılıkla sınırlıydı. Hayalsiz ve ütopyasız yaşıyor, "bahane" olarak da, her başarısız insan gibi, "şartlar"ı gösteriyorlardı: "Şartlar uygun değil." Ertuğrul Gazi şartlara sığınmadı, olumsuzluklara tıkanmadı. Aşiretini alıp Doğu Roma istikametine yöneldi.
Reklam
320 syf.
8/10 puan verdi
Türk’ün yeniden dirilişinin simgesidir Ertuğrul Bey. Yok olmayan, ancak kendini yeni devletlerle gösteren bir yapının ışıklarındandır. Onlarca boy, yüzlerce kol, binlerce insan aynı hedefin peşindeydi. Başarılı olmak ise Tanrı’nın hükmündeydi. Beylik kurmak, devlet olmak, soyunu devam ettirmek... Daha da ötesi... Cihana egemen olmak. Türk’ün değişmeyen ülküsüdür bu. Var olma nedeni olan bir ülkü... Oğuzlar... Büyük umutlarla Anadolu’ya oba oba, parça parça geldi Kayı boyu. Var olmak, tutunmak, yükselmek ve daha da ötesi için... Dağıldılar birçok yere. Mücadeleye hazırdılar. Bildikleri tek çözüm ve tek yol buydu. Ne alacaklarsa savaşarak alacaklar, ne olacaklarsa savaşarak olacaklardı. ... Tarih sevenler okusun derim. Ertuğrul Gazi'nin hayat hikayesini anlatıyor. Ama Ertuğrul Gazi ile ilgili günümüze fazla bilgi gelmemiş. Kitapta Ertuğrul Gazi'nin yiğitliği, dindarlığı, cenk etmesini falan anlatıyor. Okumanızı tavsiye ederim. Kitaplı günler.
Ertuğrul Bey ve Dirilişe Doğru
Ertuğrul Bey ve Dirilişe DoğruTarkan Suçıkar · Panama Yayıncılık · 2019104 okunma
Evet, Hilâfet'in ilgâsıyla Türkiye, gerçek dostlarına baş olmayı reddederken, dost görünen düşmanlarına kuyruk olmaya zorlanıyordu. Lakin düşman bu, gün olur, belki kendilerine kuyruk olmasını bile kabul etmezler... Laiklik ise Batı dünyasında olduğu gibi din ve vicdan hürriyeti mânasına değil de, âdetâ din aleyhdarlığı şeklinde kabul
Ertuğrul Bey yalnızca bir başbuğ değildir. O yerine göre bilge bir devlet adamı olmayı başarmıştır. Hedeflerinin yalnızca savaşla gerçekleşmeyeceğini bilen Ertuğrul Gazi ordan oraya göç ederek geçen ömründe yerine göre savaş duruma göre barış içinde yaşamayı da bilmiştir.
Sayfa 311
Bu cihan devletinin mayasını çalan Ertuğrul Gazi, oğluna bir devlet değil küçükte olsa bir toprak ve her biri birer eşsiz şahsiyet olan silah arkadaşlarını ve geleceğe dair büyük umutlarını, bir cihan devleti kurma ülküsünü miras olarak bırakmıştır.
Sayfa 311
Reklam
Süleyman Şah tarihimizde bir yanlışa da malzeme olmuştur. Kendisini Osmanlı'yı kuran Ertuğrul Gazi'nin babası olarak tanıtıyorlar. Süleyman Şah o kadar büyük bir lider ki halk nezdinde lafla Ertuğrul Gazi'ye bağlanıyor. Tabii ki doğru değil. Kronolojik olarak da bu iki isim birbirine bağlanamaz.
Sayfa 185 - KronikKitabı okuyor
Çok iyi eğitim görenler vardı, bu bir artıdır ve eğitime önem verdiler. Hatta diyebiliriz ki kadın üyeler yurt dışında saltanat döneminde olmayacak kadar iyi eğitim gördüler. Neslişah sultan, Şehzade Osman Ertuğrul efendi gibi avrupa'da oldukça entellektüel kişiler olarak görülenler vardı.
Sayfa 254 - KronikKitabı okudu
Nusret versin yeri, göğü yaratan Çekip çıkartalım akı karadan Ertuğrul Bey, Osman Gazi, Murat Han, Susarsam, hakkını helâl etmesin. Ülküm aşk çölünde Veysel Karani Ulubatlı Hasan eyler göreni Fatih, Ak Şemsettin, Molla Gürani Susarsam, hakkını helâl etmesin. Bu yol bahadırlar, ermişler yolu; Kendini davaya vermişler yolu! Şeyh Mevlana, Derviş Yunus, Köroğlu, Susarsam, hakkını helâl etmesin.
·
Puan vermedi
TARİHÇİLERİN KUTBU'NDAN EZBER BOZAN BİR KİTAP
Merhaba Patokur Bugün sana inanılmaz kıymetli bir araştırma kitabından bahsedeceğim. Halil İnancık - Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler Kitabım @fabula_sahaf 'tan. Benim önerim nadir kitaptaki sayfayı ve Instagram hesabını iyice inceleyin. Buna benzer pek çok değerli kitabı bulabilirsiniz. Öncelikle kitabım "Tarihçilerin
Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler
Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve GerçeklerHalil İnalcık · Kronik Kitap · 20171,641 okunma
Reklam
Gerçek Süleyman Şah
Süleyman Şah'ın Anadolu Selçuklu Devleti'nin gerçek kurucusu 1.Süleyman şah olduğu ve 1075-1086 arasında hükmettiğidir. Osman Gazi'nin babası Ertuğrul Gazi'nin (onun da isminin Gündüz Alp olduğu anlaşıldığından Söğüt'teki türbedeki isim tashih edildi) ve Gündüz Alp'in atasının Süleyman Şah olmadığı bilinmelidir Süleyman şah bundan neredeyse 2 asır evvel var olan Anadolu'daki Türk vatanını ve Devleti'nin kurucusudur.
Sayfa 187
656 syf.
7/10 puan verdi
·
15 günde okudu
Devlet Ana, Kemal Tahir’in tarihsel romanlarından biridir. Bu romanda Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemine inilir. Osmanlı insan tipi, yaşam tarzı, adaletleri gelenek ve göreneklerini konu edinerek bir aşiretten devlet olma mertebesine nasıl yükseldiği anlatılır. Söğüt’teki yaşama Ertuğrul Gazi, Osman Bey ve Orhan Bey, tarihi şahsiyetler de dahildir. Kemal Tahir, bu romanıyla Batı'nın iktisadi, sosyal ve inanç kurumlarının Türk kültürünün sahip olduğu kurumlardan farklı yapıda olduğunu ve bu sebeple uyuşmadığını anlatmaya çalışır.
Devlet Ana
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20136,8bin okunma
656 syf.
9/10 puan verdi
·
10 günde okudu
“Dünya kurulduğundan beri kılıç mı daha kanlı kalem mi ayırt edilebilmiş değildir. Bence kılıç yarası bir kalem yarası bin...” Yazar; Osmanlı devletinin kuruluş öncesi, Türkmenlerin topraklarını geliştirdiği ve büyüttüğü, Osmanlı devletinin temelinin atıldığı dönemi muazzam bir şekilde tüm gerçekliğiyle aktarmıştır. Roman; Ertuğrul Gazi’nin at bakıcısı demircan ve sevgilisi Liya’nın bir Bizans şövalyesi tarafından canice öldürülmesiyle başlıyor. Demircan’ın annesi bacıbey( devlet ana ) diğer oğlu olan molla Kerim’i abisinin intikamını alması için savaşçı olmaya zorlar. Bu şekilde Kerimcan ve Liya’nın erkek kardeşi Mavro’nun intikam alma maceraları başlar. Katiller yakalanır ve öldürülür. Bu olaylar Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Orhan Gazi, şeyh Edebali ve Yunus Emre gibi şahsiyetlerin etrafında geçiyor. hayali karakterler de var. Ayrıca eserde Anadolu insanın yaşayışını örf, adet ve geleneklerini de öğreniyoruz. Değişik ırk ve inançtaki milletlerin sosyal ve kültürel yaşamlarını da anlatıyor. Halkın birlik içinde birbirine kenetlendiği; kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden herkesin söz sahibi olduğu, eşit bir şekilde; ahlak, saygı ve sevgi çerçevesi içinde yaşadığı bir dönem. Günümüze baktığımızda insanlarda etik, ahlak, sevgi ve adaletin olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Hangi ara ve n’asıl bu hale geldiğimizi anlayamıyorum. gerek anlatış tarzıyla, gerekse olayların sürükleyici yanıyla muazzam akıcı bir kurgu. Romandaki anlatım gücü, edebi zevk aktarımı çok hoş. Kemal Tahir’in okuduğum ilk kitabı, diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Devlet Ana
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20056,8bin okunma
*Osman* *Bey* orta boylu, geniş göğüslü, teni esmere yakın, iri gözlü, vücudunun belinden aşağı kısmı gövdesinden daha uzun idi. *Orhan* *Gâzi* uzuna yakın orta boylu, yakışıklı, mavi gözlü, kumral sakallı, güler yüzlü, geniş göğüslü idi. *Murad* *Han* orta boylu, değirmi çehreli, ince ve kavisli burunlu, çatıkça kaşlı, seyrek sakallı, iri ve enli parmaklı olarak tarif edilir. *I.* *Bayezid* *(Yıldırım)*, yuvarlak yüzlü, beyaz tenli, koç burunlu, ela gözlü, kumral saçlı, sık sakallı ve geniş omuzluydu. *I.* *Mehmed* *(Çelebi Mehmed)*, pembeye mail beyaz tenli, kara gözlü, kara kaşlı, gür sakallı, şahin bakışlı, açık alınlı, geniş göğüslü ve uzun kollu olup burunları hanedanın değişmez şeklini haizdi.
656 syf.
8/10 puan verdi
·
9 günde okudu
Devlet Ana" Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarını konu edinen bir romandır. Özellikle Batı ve Türk kültürü arasındaki farklara odaklanılarak Osmanlı Devleti'nin tarihi anlatılmıştır. Kitapta Ertuğrul Gazi, Osman Bey ve Orhan Bey'e yer verilmiştir. Gladyüs, Bizans İmparatorluğu'nun başına geçmek istemektedir. Ertuğrul Gazi'yi öldürmek için planlar yapar, Osmanlı Beyliği'ndeki Bizanslıları provoke eder ve Ertuğrul Bey'in ak bakıcısı Demircan'ın Liya ile olan ilişkisini ele geçirmek istemiştir. Bir süre sonra Demircan öldürülür. Gladyüs ise planını uygulamaya başlar. Ard. Ertuğrul Bey vefat eder ve Osmanlı Beyliği'nin başına Osman Bey geçer. Dündar Alp ise başa geçenin kendisi olması gerektiğini düşünür ve yancılık yapmaya başlar. Demircan'ın kardeşi Kerimcan da intikam ateşiyle yanıp tutuşmaktadır. Bu sırada Dündar Alp ikna edilmeye çalışılır. Öz Şeyh Edebali, Dündar Alp'le konuşur. Osman Bey de Şeyh Edebali'nin kızı Bala Hatun'la evlenir. Hatun, Osmanlı'nın geleneklerine alışma sürecinden geçer. Yaşanan olaylar ışığında hem Osmanlı'nın yaşamı hem de tarihsel gelişimi aktarılmıştır.
Devlet Ana
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20136,8bin okunma
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.