Kefeni üstüne çekmek çok zor. Kenarlarından tutup üzerine katlamak, onu beyazlıkla kaplamak çok zor. O kolları, eklemleri, bacakları, o başparmağın tırnağını, nasırı, yüzü, bundan böyle hiç göremeyeceğini düşünmek, bilmek çok zor.
İnsan ölen çocuğunun gözlerini nasıl kapayabilir? Gözlerini kapalı tutmak için iki madeni para bulup nasıl üstlerine yerleştirebilir? Bunu kim yapabilir? Olmaz. Olmamalı.
Ölüme "göçüp gitmek" diyen ya da "huzur içinde" ölündüğünü düşünen her kimse, diye düşünüyor Eliza, hiç ölüm görmemiştir. Ölüm vahşi bir şey, bir savaş. Vücut duvara tutunan sarmaşık gibi hayata yapışıyor ve onu kolay kolay bırakmıyor, bırakmamak için savaş veriyor.