...hayat karanlık bir mekanizmaydı, sinsi bir yıldız falı, temyizi olmayan, doğuştan verilmiş bir hüküm, koskoca bir sıfır.
Kendini hiç böyle tutsak hissetmemişti.
Ama bir gün geçti, sonra bir gün daha, konuşmak için yanımda o yoktu, o yalnızlık duygusu yeniden musallat olmaya başladı. Bu yalnızlığın içinde daha da boğulacağımı hissediyordum; çünkü beni kurtarabilecek son can simidini de kendi ellerimle uzaklara itmiştim. Umutsuzluğa yenik düştüm. Bunun bana verdiği acı, bunu gizlemek için çektiğim acıyla birlikte iki katına çıkıyordu.