"Ah gençlik! Hiçbir şeyi umursadığın yok senin. Sanki dünya nimetlerinden yararlanman sona ermeyecekmiş gibi... Kedere, acılara, aldırdığın yok, onlarda bile hoş bir yön bulursun. 'Ben yaşıyorum ya!..' diye böbürlenirsin. Çünkü günlerin nasıl yıldırım hızıyla ardı ardına koştuğunun farkında değilsin şimdilik."
"Zinaida'dan ayrıyken çile doluyordum. Kafam çalışmıyor, bir iş tutamıyordum; kavuştuğum zaman da huzurum yoktu. Kıskançlıktan kendi kendimi yiyordum. Onun yanında kendimi değersiz, küçük görüyor ya aptalca küsüyor ya da yaltaklanmaya başlıyordum. Kaç kez evlerine bir daha adım atmamak için kesin kararlar vermiştim! Sonra karşı gelinmez bir güçle yeniden sürükleniyordum oraya..."