"O kadar çok şey geçti ki gözlerimizin önünden
sonunda hiçbir şey göremez olduk."
Biz de sevgili Seferis, biz de
güdük bir yaşamı benimsedik sonunda
güdük ve tekdüze
Güne yeniliksiz başlıyoruz her sabah
aynı kör aynasında küflü alışkanlıkların
süsleyip saklayarak sıkıntılarımızı -kendimizden bile-
düşüyoruz ömrümüzün o ölü çizgisine.
duyarsız,devinimsiz,umutsuz
güne heyecansız başlıyoruz.
Duymadan dinleyip,anlamadan konuşuyoruz.
hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarında
öyle kolay anlaşıyoruz ki...
Bir ayrılığı kalmadı düşüncelerimizin
ustaca düzenledik duygularımızı;
anılar acı vermiyor artık, bizi biz eden değerler yıkıntısında onursuz oturuyoruz.
Eskimiş eşyalarız yeri hiç değişmeyen
yalnızlığı çağrıştırıp yılgınlığı biçimleyen."
"Ne konuşmalarımızda tat kaldı
ne susmalarımızda bir hikmet
(Hep aynı boşluğa açıldı dar kapılar)
Olur olmaz şeylerden alınır kırar olduk
zamana benzedik iyice, çekilmesi zor.
(Aynaların ardında aynı kirin pası var)"