Eser Uygun

Yeryüzünde varolmaya çalışırken geliştirdiğimiz baş etme mekanizmaları, bizi birer ruhsal deri ya da kabuk gibi saran, kapsayan, bir arada tutan (ya da tutamayan) savunmalarımız, kişiliğimizi teşkil eder. Bireyin yatkın olduğu ve öğrenegeldi-ği savunmalar adaptif yani çevreyle uyumlu ise o savunmalar yönünde bir kişilik örüntüsü oluşur. Bireyin savunmaları mala-daptif yani çevreyle uyumlu değilse ve birey savunmalarını aşırı kullanıyorsa o savunmalar yönünde patolojik bir örüntü ortaya çıkar ki buna kişilik bozukluğu diyoruz. Savunmanın dozu arttıkça kişilik örüntüsü patolojikleşir.
Sayfa 29
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yaşam koşullarına karşı yeterli dayanıklılık gelişirse birey ileride sağlıklı yetişkin işlevselliğine kavuşabilir. Yani kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen, kendi duygularını regüle edebilen ve ötekilerle yapıcı etkileşime geçebilen bir birey olur. Dayanıklılık gelişmezse bunları yapamaz, ruhsal patolojiye ve kişilik bozukluklarına yatkın hale gelir
Sayfa 29
Narsisizm spektrumunu kavrayabilmek için her şeyden önce sağlıklı narsisizmi tanımlamak gerek. Çünkü patolojik narsi-sizm, sağlıklı narsisizmin olmadığı, olamadığı yerde ortaya çı kar. Sağlıklı narsisizm aydınlık yanımızsa, patolojik narsisizm içimizdeki karanlıktır. İşığın yokluğudur. Dolayısıyla öncelikle aydınlığın, ışığın ne olduğuna bakmalı. Kernberg'e göre normal (sağlıklı) narsisizm; benlik değerinin, benlik saygısının, hoşnutluk veren öz onayın, yaşam tatmininin kaynağıdır ve her şeyden önce entegre olmuş bir benlik dene-yimine, güçlü ve tutarlı bir benlik yapısına bağlıdır. Kernberg'in kavramsal yaklaşımı doğrultusunda sağlıklı narsisizmin belirle-yenlerini ve göstergelerini şöyle somutlaştırabiliriz: Birey aşağıdaki cümleleri kendisi için kurabiliyorsa, sağlıklı narsisizme sahip olduğu söylenebilir. Kendimi tanıyorum, kim olduğumu biliyorum. Olduğum halimle kendimden memnunum. Fiziksel niteliklerimi, başarılarımı ve yeteneklerimi kabul ediyorum ve bunlardan hoşnutum. Kendime bugün ve gelecekte güvenim var. Bana yakın olmuş, sevdiğim ve beni seven, anladığım ve beni anlayan, destekleyen başkaları var ve onların bendeki içsel temsilleriyle kurduğum bir iç dünyaya sahibim. Başkalarıyla olumlu, yapıcı, sürdürülebilir ilişkiler kurabili-yorum. Cinsel, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarımı başkalarıyla karşılıklı alışveriş ve uyum içinde tatmin edebiliyorum. İrademi anlam yaratabileceğim eylemlere aktarabiliyorum; bilimle, sanatla, mesleğimle içtenlikle meşgul olabiliyorum. Yıkıcı olabilecek dürtülerimi kontrol ve regüle edebiliyorum. Vicdanımla uyumlu bir yaşam sürüyorum, doğru bildiğim yolda ilerleyebiliyorum. Günümüzde bütün bu cümleleri dolu dolu kurabilmek giderek daha da zorlaşıyor. Peki, ne oluyor, nasıl oluyor, nerelerde kırılıp yaralanıyoruz ve
Sayfa 28
Narsist birey servis ettiği görüntünün, yarattığı illüzyonun ardında aslında kimdir, meselesi nedir, neyi neden yapar, asıl motivasyonu nedir, ihtiyacı/arzusu nedir, ötekiyle hangi ihtiyacı, nasıl karşılamaya çalışır, ötekini hangi rollere sokar, boşlukları, eksiklikleri, zayıflıkları nerelerdedir ve nelerden kaynaklıdır, en önemlisi de aslında orada, o sırada, narsist bireyle ötekiler arasın-da ne olmaktadır? İşte bütün bunlar görülür ve anlaşılabilir hale geldiğinde, mücadele edilen kişi gerçekten tanındığında, onunla girilen etkileşimde nasıl bir kimyasal tepkimenin ortaya çıktığı anlaşılıp anlamlandırıldığında, ancak o zaman taktiklere ihtiyaç duymadan, kendini yıpratmadan, hastalanmadan ve eksilmeden patolojik narsisizmle baş edebilmek mümkün.
Sayfa 26
Narsist bireyler, daha sağlıklı narsisizme sahip olan, daha ılımlı, daha uyumlu yakınlarına, eşlerine, iş arkadaşlarına: "Sen bunu, bunu, bunu yaptın; demek ki narsistsin, demek ki toksiksin!" diye yüklenebiliyor. Anlaşılan o ki; narsist bireyleri narsisistik savunmalarla, hazır taktiklerle alt etmeye çalıştığımızda hem narsistleşiyor hem de onlarla kurduğumuz ilişkilerde alta düşüyoruz. İşte tam da bu yüzden, semptom kovalamaktan, narsist yakalamaktan ve taktik ezberlemektense narsisizmi anlamak gerek: Sarsılmaz görünen özgüvenin ardındaki ruhsal çelimsizliği, karizmanın ardındaki hamlığı, böbürlenmenin ardındaki utancı, yalanların ve manipülasyonun ardındaki korkuyu, değersizleştirmelerin ardındaki değersizlik inancını, yetersiz hissettirmelerin ardındaki yetersizlik algısını, sürekli sızlanan mağdurun ardındaki faili, aşırı özverinin ardındaki hıncı, kendini adamanın ardındaki asalaklığı, sahte tevazunun ardındaki kibri, kendine acımanın ardındaki büyüklenmeyi, küskünlüğün ardındaki hase. di, kalabalık sosyal çevrenin ardındaki içsel boşluğu, kendini sevme söylemlerinin ardındaki kendilik nefretini, havalı (cool) duruşların ardındaki empati yoksunluğunu, soğukkanlılığın ardındaki anksiyeteyi, ilgi ve sahiplenmenin ardındaki kontrol ve iktidar çabasını, olgun duruşların ardındaki çiğliği, eğlenceli görünümün ardındaki iç sıkıntısını, keyif alışların ardında.ki huzursuz arayışı, yarattığı ruh ikizi illüzyonunun ardındaki geçici kılık ve hatta şekil değiştirme kıvraklığını, etkileyici centilmenin ardındaki sadisti, cömert kahramanın ardındaki ruh ve beden cimrisini, sımsıkı saran kucaklamanın ardındaki sarsıcı kopukluğu, ne yaptığını bilen ağırbaşlı yetişkin görünümünün ardındaki sabırsız, güvensiz, travma mağduru çocuğu görmeden, bilmeden, anlamadan narsist bireye
Sayfa 26