Bir çocuk kendisine söylenenleri anlayacak yaşa geldikten sonra dadısı, annesi, ilk öğretmeni ve bizzat babası bunun için çaba gösterir. Daha iyi biri olabilmesi için her davranışını ve sözünü şu doğru şu yanlış, şu güzel şu çirkin, şu tanrılara saygılı şu saygısız, şunu yap şunu yapma diye değerlendirerek onu eğitirler. Çocuk kendi iradesiyle ikna olursa iyi, ama ikna olmazsa bükülerek şekil değiştiren ağaç dallarını düzeltircesine, tehdit ve dayakla aklını başına getirirler. Daha sonra onu öğretmenlere göndererek ona kithara çalmaktan ya da yazı yazmaktan çom terbiyeli bir insan olmayı öğretmenlerini isterler. Öğretmenler cocukları eğitir ve çocuklar okuma yazma öğrenip sözlü eğitim kadar yazılı eğitimden de yararlanacak duruma geldiklerinde, onlara okul sıralarında okumaları için iyi şairlerin dizelerini verirler ve ezbere öğrenmeleeini isterler. Bu şiirlerde yararlı nasihatler, eski dönemlerde yaşamış önemli insanların kahramanlıklarına dair anlatılar, övgü ve methiyeler vardır ve okutulmalarının amacı, çocuklarda o kahramanlara imrenerek onları taklit etme ve onlara benzeme isteğini uyandırmaktır.
Kimse, eğer bir hayvan gibi , hiç düşünmeden intikam almanın peşinde değilse, hata yapanları hata yaptıklarını düşünerek ve hata yaptıkları için cezalandırmaz. Bilinçli olarak birilerini cezalandıran kimse, cezayı işlenen suça karşılık olsun diye değil -çünkü( suçluyu cezalandırarak) yapılan bir şeyin yapılmamaışvolması sağlanamaz-, geleceği düşünerek, suçu işleyen ve suçlunun cezalandırıldığını görenler bir daha aynı suçu işlemesin diye verir.
Bir insan herhangi bir konuda birisine kızar ve ona nasihat ederse, bunu o konuyla ilgili erdemin emek sarf edilerek öğrenilebileceğine inandığı için yapar.
Doğuştan ya da tesadüf eseri sahip olduğu olumsuz özellikler yüzünden kimse kimseye kızmaz ve öyle olmaması için nasihat etmez, onu eğitmez ve cezalandırmaz, sadece ona acır. Örneğin kim çirkin, kısa boylu ya da çelimsiz birine bu şekilde davranacak kadar aptal olabilir? Çünkü iyi özelliklerin ve onların zıtlarının doğuştan ya da tesadüfen ortaya çıktığını herkes biliyor sanırım.