Ruhta, benim üretmediğim şeyler vardı. Kendilerini
üretiyorlar ve yaşamlarını sürdürüyorlardı. Philemon, benim
dışımda bir gücü simgeliyordu. Fantezilerimde onunla
konuşurduk... Düşünceleri kendimin ürettiğini sandığımı, ama
aslında düşüncelerin bir ormandaki hayvanlar, bir odadaki
insanlar ya da havadaki kuşlar gibi olduklarını düşündüğünü
söylerdi. ’Bir odadaki insanları gördüğünde, o insanları senin
yarattığını ya da onlardan senin sorumlu olduğunu düşünmezsin,
değil mi?' diye de eklerdi. Ruhsal nesnelliği ve ruh gerçeğini
bana öğreten o olmuştur. (Jung 2001: 195)