—" Öyleyse onların doğru düşünmeleri için yeterince şart yok demektir . Çünkü onlar doğru düşünseler de düşünmeseler de nasıl olsa saygı göreceklerini , tehlikeye düşmeyeceklerini bildiklerinden hatadan da korkmazlar . Ama , mesela tüccarlar öyle mi ?. Bu mesleğin adamları doğru düşünmedikleri anda iflas ederler . Benim gibi casuslar da hata yapar yapmaz yakalanıp asılırlar . İşte bu yüzden , hata yaptığı anda servetini , hatta canını kaybedebilecek olmayan insanların fikrine güvenilmez . Çünkü malı , canı , sevdikleri tehlikede olmayan biri doğru düşünemez . Bilgi tehlike ile ölçülür dediğimde kastettiklerim bunlardı ... "
_"Her şey ben ve benim düşüncelerimden ibaret olsa da bu dünyada yaşamak zevkli bir şey " diyordu , " Sen ! Oğlum ! Sen benim zihnimde bir düş , bir düşüncesin . Bana şu anda dokunuyorsun. Ama ben sana dokunamıyorum. Çünkü düşlere dokunmak mümkün olabilir mi ? "
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti . Acıyı , susuzluğu açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere , daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı . Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki , kendilerine altın ve gümüşten , zevk ve sefadan , lezzet ve şehvetten bir âlem kurup , keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı. Oysa Uzun İhsan Efendi, Dünya'nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi . Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı. Kuran'ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardında giden herkes , dünyayı onun gibi okuyup şahadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı . Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar , görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti . Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk , bu Dünya 'nın şahidi olmaktı.
... Düşünüyor olmasından kendisinin varlığı açık ve seçik olarak çıkıyordu. Fakat bu yolla insan , kendisinden başka hiçbir şeyin varlığını ispatlayamazdı.