esma

esma
@esmaakkya
10/10
·86 syf.··
2024 7. kitabı
Bilinç akışının çok güzel işlendiği, gereksiz detayların verilmediği,insanı boğmayan,akıcı,duyguların eksiksiz aktarıldığı mükemmel bir roman çıkmış ortaya… Öncelikle romanı okurken yazarı okuyormuşum gibi hissettim. Sanki söyleyemediği şeyleri yazarak anlatmaya çalışmış. Yazar yaşadıklarını,hissettiklerini bazen şakaya vurarak bazen de yaşadığı travmaları,hissettiği duyguları direkt olarak aktarmış. Başta karakter analiziyle başlamak istiyorum. Başrol karakter kaybolmuş gibi ama arayanı yok. Suçluluk,bıkmışlık,yalnızlık duygusu kendimle çokça bağdaştırdığım bir karakter oldu. Karakter her şeyi tek başına atlatmaya çalışmış fakat bu yolda kendini unutmuş. Romanda sürekli terk edilme ve bir suçluluk duygusu öne çıkarılıyor. Karakterimiz kendine ait olmayan suçları bile benimseyip cezasını kendine çektiriyor. Romanda çok hoşuma giden bir nokta ise küçük detayların bile çokça anlam taşıması oldu. Özellikle Sir Arthur’un ataş olayı. Normal şartlarda ben veya bir başkası için bir anlam taşımayan normal bi ataş olmasına rağmen Sir Arthur için büyük bir anlamı var. Bu kısmı okurken aklıma Küçük Prens’den bir alıntı aklıma geldi. “Gülünü senin için özel yapan şey ona harcadığın zamandır.” Gerçi insanlar da böyle değil midir? Dışarıda tanımadığımız binlerce insanla karşılaşıyoruz fakat hepsi bizim için aynı. Peki orada gerçekten yürekten sevidiğimiz benimsediğimiz bir insan olsaydı,yine aynı gözle bakabilir miydik?.. Hector kısmı da beni çok etkiledi özellikle okurken tüylerim diken diken oldu, çok etkileyiciydi. Kayıp hissi, kadının sahip olduğu o an ki psikolojisi ve kadının onunla daha fazla zaman geçirmediği için pişmanlık duyması fakat ne kadar zaman geçirirse geçirsin ona yetmeyeceği gerçeği… Ölümün ne kadar yakın olduğunu anlatıyor. Bazen her kırılmış kalp için bir yarın
Hiçlik ya da Her ŞeyTuğba Saydam · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2024347 okunma