Evren Erarslan, Ben 3'i inceledi.
12 saat önce · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bu inceleme sanırım sadece Alpay Erdem okuyanlara hitap edecek. Çünkü onun dilinden konuşacağım.

Alpay Erdem çizgisinin dışına çıkmayan, çıkamayan, az ünlülükten nemalanan, hayvan sever, Çiko ve Venüs'ün hatta 3.kitapla birlikte Hazar Boy'un babası. İlk iki kitabında sıkça yer alan Özlem'im ve Hayali kuzen hikayelerinin yerine bu sefer "Tankut Ağabey"in hikayeleri gelmiş çok da iyi gelmiş. Özlem ile olan hikayeler yine en çok güldürenler oldu beni. Özellikle evde yapılan Esra Erol programı mizansenine uzun süre güldüm. Ara ara çok kötü yazılar da sıkıştırılmış, fakat onların da farkında evet yazdım ama niye koydum bilmiyorum diyerek kendini savunmamış. Bu yüzden de seviyorum kendisini. 4'ü bekliyoruz bakalım. Renk renk kitapları yanyana yer alıyor kitaplıkta.

Büşra Çakıroğlu, Kara Duvak'ı inceledi.
11 May 12:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

14-15 yaşına gelmiş her genç kızın okuması gereken bir kitap bence. O yaşlarda havada olan aklınızı başınıza getiriyor. Hayatın düpedüz gerçekliğini yüzüne vuruyor.

Altan Anıl Özdemir, Zamanla Randevu'yu inceledi.
16 Nis 14:48 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitabın kahramanları Erol, Esra, Akın ve Özge ilk başlarda çok abartılsa da en nihayetinde bilim kurgu olarak yazılmış bir kitaptır. Fakat akıcılığı ve sade bir dil kullanılmış olması kitap için çok büyük bir artı. Kısacası kitabı meraktan bir çırpıda bitirebilirsiniz. Okuma alışkanlığı olmayan kişileri bile kendisine bağlayıp bu kadar kısa sürede nasıl okuyabildim diye düşünmesine bile sebep olabilir ?

Beş Dilim Portakal =)
Herkese portakallı günler!
Çok sinirliydim. Dizimi izleyemedim. Spoiler de yiyemedim. Bu aralar kitap da okumuyorum. Aylak aylak geziniyorum. Baharın gelişi bana da vurdu sanki. Denizin coşkunluğu, martılara simit atma heyecanı falan filan.
Nisan başında birden aklıma esti ve sitenin kültürlü okurlarından biriyle konuştum. Açıkçası, bu kadar güzel olmasını beklemiyordum. Bana göre, bayâ kapsamlı bir liste oldu. Bunun için Esther. Sema 'ya en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Sanırım onun yardımı dokunmadı; o sıraladı, ben de el atıverdim. Onun sayesinde oluştu. Etkinlik adı altında paylaşmasını önerdim, kabul etmedi. =)

Bu bir etkinlik mi, bilemiyorum. Kadın yazarlarımızdan gerçekten haberim yokmuş. Çoğunu bilmiyormuşum. Cahilliğimi portakal suyuyla yıkayıp terlikle kovaladım yahu! :P
Öncelikle, sadece kadın yazarları listeye almamız; erkeklere karşı bir cephe oluşturduğumuz anlamına gelmez, belirtmek isterim. Kadın - erkek olsun, okumak isteyen herkes katılsın lütfen!
Kıyıda köşede kalmış çok fazla kadın yazarımız var. Bunu bir etkinlik gibi görmek ve kendinizi var gücüyle atmak yerine, önce listenin zenginliğine bakın. Küçük bir panikatak geçirme ihtimaliniz var. Listede olmayan ve kadın yazarlarımız varsa, lütfen yazınız. Sema abla yine döktürür. =)
Eğer, yazarlarımızın kitaplarını okumak isteyen olursa, nihayetinde bir etkinlik olmuş olur.
Beraber okumak isteyen arkadaşlar, bildirmeniz yeterli. Mayıs başında okumaya başlarız. Bitiş tarihini sizlere göre belirleriz.
Olmadı, hiç bitirmeyiz. Adınızın bulunması bile yeterli. Muhtemelen, başka bir duyuruyla size tarihleri bildiririm. =)

1- Clarissa P. Estes
2- Sylvia Plath
3- Nilgün Marmara
4- Virginia Woolf
5- Emily Dickinson
6- Charlotte Brontë
7- Emily Bronte
8- Adalet Ağaoğlu
9- Didem Madak
10- Burçak Çerezcioğlu
11- Margaret Mitchell
12- Valerie Solanas
13- Furuğ Ferruhzad
14- Harper Lee
15- Mina Urgan
16- Ursula K. Le Guin
17- Tezer Özlü
18- Aslı Erdoğan
19- Jane Austen
20- Birhan Keskin
21- Sevgi Soysal
22- Tomris Uyar
23- Simone De Beauvoir
24- Svetlana Aleksiyeviç
25- Gülten Akın
26- Lale Müldür
27- Halide Nusret Zorlutuna
28- Halide Edip Adıvar
29- Agatha Christie
30- Alice Munro
31- Doris Lessing
32- Fatma Aliye Hanım
33- Herta Müller
34- Toni Morrison
35- Rauda Jamis
36- Joanne Greenberg
37- Joanne Harris (Beş Dilim Portakal)
38- Elfriede Jelinek
39- Kerime Nadir
40- Füruzan
41- Nezihe Meriç
42- İnci Aral
43- Anne Frank
44- Duygu Asena
45- Ece Temelkuran
46- Nadine Gordimer
47- Pearl S. Buck
48- Nazan Bekiroğlu (Biliniyor ama)
49- Mine Söğüt
50- Selma Lagerlöf
51- Sigrid Undset
52- Melisa Gürpınar
53- Oya Uysal
54- Oya Baydar
55- Lou Andreas-Salomé
56- Inger Christensen
57- İngeborg Gleichauf
58- Ingeborg Bachmann
59- George Eliot
60- Şule Gürbüz
61- Charlotte Perkins Gilman (Çok portakal)
62- Nevâl es-Saadavi
63- Marge Piercy
64- Ayfer Tunç
65- Buket Uzuner
66- Judith Hermann
67- Juli Zeh
68- Julia Franck
69- Kate Atkinson
70- Margaret Atwood
71- Selda Terek Bilecen
72- Aylin Balboa
73- Marguerite Duras
74- Clarice Lispector
75- Marguerite Yourcenar
76- Seray Şahiner
77- Jehan Barbur
78- Leyla Erbil
79- Umay Umay
80- Esra Pekin
81- Latife Tekin
82- Irmak Zileli
83- Ayla Kutlu
84- Pelin Buzluk
85- Perihan Mağden
86- Şebnem İşigüzel
87- Ayşe Kilimci
88- Zeynep Aliye
89- Sibel K. Türker
90- Ayşe Sarısayın
91- Sema Kaygusuz
92- Nazlı Eray
93- Sevim Burak
94- Sevinç Çokum
95- Pınar Kür
96- Safiye Erol
97- Melisa Kesmez
98- Monika Maron
99- Gülten Dayıoğlu
100- Patti Smith
101- Nihan Kaya
102- Semra Eminel
103- Ayn Rand
104- Nurdan Gürbilek
105- İoanna Kuçuradi
106- Marie Lu (istek üzerine)
107- Gonca Özmen
108- Bedia Akarsu
109- Didem Eyüboğlu
110- Ayşegül Çelik
111- Gülayşe Koçak
112- Feride Çiçekoğlu
113- Isabel Allende
114- Gaye Boralıoğlu
115- Feyza Hepçilingirler
116- Müge İplikçi
117- Şenay Eroğlu Aksoy
118- Füsun Akatlı
119- Kanat Güner
120- Bige Güven Kızılay
121- Birgül Oğuz
122- Samiha Ayverdi
123- Karin Karakaşlı
124- Selçuk Baran
125- Susan Sontag
126- Tami Hoag
127- Sennur Sezer
128- Nermin Yıldırım
129- Nalo Hopkinson
130- Elif Ayla
131- Mürselin Kurt
132- Helen Czerski
133- Elizabeth Moon
134- Magda Szabo
135- Jale Nur Turgut
136- Karen Horney
137- Flannery O'Connor
138- Larisa N. Vasileva
139- Louann Brizendine
140- Nancy C. Andreasen
141- Virginie Despentes
142- Rosa Luxemburg

Yazamadıklarım darılmasın. Denk geldikçe ekleriz. Yorumlarda yardımcı olan, yazar ekleyen Aysss , Neytiri , Nasrettin , Meltem Tekeli , Muhayyelll , nneslihann , Marguerite , Yaren , Hatciş , Acemi Okur , Aziz Erdoğan , Maya 'ya ayrıca teşekkür ederim. Yapıtaşlarımızı sunan bhmflzf ( Mehmet ) 'e minnettarım.

Okurlar:
1- Esther. Sema
2- Kendimi yazmama gerek var mı?
3- Hüsne
4- Sıçrayan Midilli
5- Mehmet A.
6- Neytiri
7- inci
8- Sezen B.
9- özlem
10- Murat Ç
11- https://1000kitap.com/Hayvansever/Duvar/
12- https://1000kitap.com/likeapanda/Duvar/
13- Eylem Okur
14- Yaren
15- İnci Küpeli Kız
16- Büşra A.
58- Sarius
17- https://1000kitap.com/Cheersdarliin/Duvar/
18- Nüans
19- Merve Dursun
20- Aysss
21- Arzunalbant
22- Uykucu Midilli
23- Tuco Herrera
24- Yağmur.
25- Erhan
26- Esengül E.
27- Esra D.
28- Hatciş
29- Kitaplara Fısıldayan Kız
30- nneslihann
31- Lâlcivert
32- Marguerite
33- Necip Gerboğa
34- Nesrin Ay
35- https://1000kitap.com/deligoz/Duvar/
36- bhmflzf ( Mehmet )
37- Mithril / Danny
38- Lale Lotte
39- Acemi Okur
40- Aziz Erdoğan
41- https://1000kitap.com/Bolahenk/Duvar/
42- NigRa
43- ™ Parende
44- Bal
45- Aristokrat
46- https://1000kitap.com/...rsonbahargunu/Duvar/
47- Meltem Tekeli
48- Ahzen
49- Hatice doğan
50- Sherlock Holmes
51. Necmettin Zafer
52- Muhayyelll
53- Filiz Taşcı
54- M.Kenan Ademoğlu
55- Cizmesizkedi
56- Merve D.
57- Elif K.

Kendi hayatından çok başkasının hayatıyla ilgilenenler, kendi eksikliğinden çok başkasının eksikliğini tamamlamaya çalışan televizyon programları. Neden yarının dünyasını düşünmeyip, bugün için kaygılanıyorlar. Ülkeyi bataklığa sürüklerken biz de bunlara sadece seyirci kalabilmekteyiz. Bir kaç gün önce bir tv programının toplumu ahlaksızlığa dair açıklamalarla kaldırılmasını uygun görürken kendi menfaatini unutmuş da değil. Bu programlar başta:
-Seda SAYAN
- Esra EROL

Şimal, Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi'yi inceledi.
 01 Nis 05:30 · Kitabı okudu · 24 günde · Beğendi · 9/10 puan

Merhabalar değerli inceleme okuyucuları.. 1 nisan ın ilk dakikalarında bir inceleme ile daha karşınızdayım efendim..
Anlatmasam hayatta olmaz diyerekten yavaştan başlıyorum.. Dur sakın anlatma okuycam ben diyenler burda bırakabilir nitekim az buçuk spoi içerir benden söylemesi :) çok spoi isteyenler akşam yemeğini yerkene ana haber bültenlerine ve gazete 3. Sayfalarına bakabilir Esra Erol izleyebilir Seda Sayana konuk olabilir :) en arızalı tipler malum orda :) hepsini toplayıp bahsi geçen denize sırtı dönük hastaneye götürseniz yeri var :)
Ne alaka diyorsanız başlıyorum ...azcık spoisiz tadı çıkmayan incelemeye ..hazırsanız :)
Bu arada bina neden denize sırtı dönük yapılmış diye meslek icabı merak ettiğim soruya da KANSIZ bi mimarı anlatarak cevap vermiş :) hala hayretteyim mesleki ince ayrıntılarla dolu mesleği mimar olmayan yazarın nasıl bu kadar isabet ettiği konusuna !!! BRAVO demeden geçemeyeceğim..

Öncelikle belirteyim ki Ayfer Tunç un ilk okuduğum kitabı, mendebur,kadir kıymet bilmez, adıyla müsemma olmayan Aziz bey in oh olmuş dedirten hadisesini okuduktan sonra okuduğum bu ikinci kitabı o kitabını ben diyim yüz siz deyin 1000 katlar.. yani o kadar çok karakter var ki sevgili pek zeki yazarımız arkaya bi sözlük hazırlamış kim kimdi diye :) arada açıp bakmayan zaten kitabı okumuş sayılmaz bence.. gerçi kapağından tut redaksiyonundan çık tek kelimeyle mükemmel bir iş çıkarmış olmaları ara ara okurken helal olsun dedirtti..hiç yazım imla hatası olmaz mı olmaz ve karakter enflasyonu içinde ilk defa adı geçenleri koyu yazmak çok iyi fikir ve anlatımın içindeki konuşmaları italik yazmak hele hele de tam da o karakterin söylediği şekilde ...HELAL OLSUN ..
yazı puntosu küçüktü vay okurken gözlerim kör oldu falan diyecekler varsa hemen vazgeçsin derimmm!!bu haliyle bile 464 sayfa tutan kitap iki üç cilt olurdu yoksa.. zaten Maşallah dediğim yazarımızın ticari kaygısı olsa her sayfada anlatılan, nerdeyse her hissini ve yedi ceddini öğrendiğiniz, ilerleyen sayfalarda diğer karakterler ile zamanda ileri geri sararak yolları kesişen ve de çoğu zaman ohh tam da bu karaktere layık bir akibet dediğiniz olaylardan inanın en az yüz kitap çıkardı..Diyorum!! belki az bile demişimdir yani..yine HELAL OLSUN..
Şimdi soruyorsunuz belki iyi tamam da ne anlatılıyor kardeşim diyenlere de söyleyim.. adından belli olduğu üzere 'bir deliler evinin YALAN YANLIŞ anlatılan kısa tarihi' adındaki ve kısaca YALAN YANLIŞ diye geçen kitapta anlatılan olaylar ve mekanlara yalan yanlış diyebilirsiniz ..çünkü daha önceden kitabı okuyan ve Samsunlu olan değerli yazarımız Mehmet YILMAZ hocam adı geçen mekanların Samsunda olduğunu ama gerçekle birebir aynı olmadığını söylemişti. .yalan yanlış yani :) Zaten öyle pislik insanlar var ki anlatılan bunların bu ülke insanı olmasını istemiyor ve anlatılanlar noolur yalan yanlış olsun diyorsunuz bi noktada.. Tiksinç ötesi yaratıklar kimi zaman bi pasajda şemsiyeci kimi zaman bir polis bi doktor bi hemşire dolmuşçu kabzımal öğrenci diplomat çevreci öğretmen milletvekili meclis üyesi eczacı köylü kentli okumuş okumamış zengin fakir vs vs..gay Osmanlı paşası bile var düşünün... o kadar kusası geliyor ki insanın bunları okuyunca bu memlekette hiç adam kalmamış mı yaw diye umudunuzu kesip tam isyan edecekkene tam da onlara layık olan Allah ın sopası yok dedirten sonları okuyunca anca rahatlıyorsunuz..
Kitabı bitirirken belirli bir ana karakter etrafında dönmeyen ama ara ara hayatlarının farklı karelerini okuduğunuz sıklıkla bahsedilenler haricinde diğerlerinin akibetini öğrenince biten hikayeler dışında belirgin bir sonun da olmadığı bu kitapta o kişiler kimmiş derseniz kitap kapağı çok şey anlatıyor efenim.. KEK e TİKKAT!!! :)

Anlattığı karakterlerin iç dünyasını ve hayatlarını, yeme içme, giyim kuşam konuşma ve beden dilleri dahil en ince ayrıntılarına kadar veren ve de çok yorum yapmadan durum zaten ortada şeklinde yazan sevgili Ayfer Tunç a bir kez daha HELAL OLSUN ve MAŞALLAH diyorum..

yer yer tiksindiğim yer yer güldüğüm ve sanki memleketi topluca tımarhaneye hatta af buyurun keraneye benzettiğim çünkü evli bekar kız erkek dinlemeden karısı kocası aldatan aldatana sapıklıktan sapıklığa öğğ dedirten tipler..çoğu zaman şükrettim etrafımda bu tarz tipler olmadığına biliyor musunuz. .gerçi yedi ceddini ve özel hayatını ve dahi içinden geçenleri bilmediğimiz tipler neler yapıyor nerden biliyoruz ki değil mi!!! Kimbilir etrafımızda neler dönüyor da haberimiz yok .. Allah muhafaza!!!!

Hayatın akışında öyle şeyler oluyor ki kimi için çok değerli şeyler kimine göre beş para etmez çöplerden ibaret. .
hayat boş be ya.. hiçbir nesneye çok da bir değer bağlamamak lazım aslında belki de..vay aile yadigarı vay antika vs hiç hiç.. öldükten sonra bedenimizin çürüdüğü gibi onlar da en nihayetinde yok olup gidecek. .elden ele ne kadar geçse de akibet bu...
Uzun mu oldu ne bu sefer :)
Buraya kadar okuyan tüm değerli okuyuculara selam edip bir tatlı huzur almaya geldiğimiz dünyada hayatta başarılar diliyorum.. sağlıcakla huzurla vefa doğruluk onur insanlık ve aşkla kalın efendim.

KESİNLİKLE OKUYUN, ARAŞTIRIN, ÜLKEMİZİN GEÇİRMİŞ OLDUĞU TARİHİ DEĞİŞİMLERİ ÖĞRENELİM)
Yahudi asıllıların (Mason-Sabetayistler) Türkiye'de kurumlar içerisindeki yapılanmaları


(Kaynak hazırlayan; Mehmet Emre Güreli: Sabetaycı Yapılanmaya Karşı Bilinç ve Tercihli Alışveriş İnisiyatifi Başkanı)
Bu yazı, Türkiye'de Sabeytayist (Ilgaz Zorlu) "elit" kesimin yaptıklarına karşı çıkan **bir Sabetayist'tin** çalışmasından alıntılanmıştır... Kendisi şöyle diyor: "İsyanım Sabetayist cemaatimizin adını kötüye çıkaran, Türkiye'yi sömüren muhteris elitistleredir. Türkiye
yahudilerin huzurla yaşadığı bir ülke olmuştur; müslüman halkın 500 yıllık hoşgörüsüne ihanetle onu Orhan Pamuk'un sözlerinde ifadesini bulduğu bir yahudi devleti haline getirmeye kalkmak ihanettir, şeytanlıktır." **********
Şimdi bir önceki konumuzda bahsettiğimiz yahudi asıllı kişilerin yapılanmalarını kurumlar bazında açıklayalım.

ÜNİVERSİTE:
Ülkemizin hemen bütün önemli üniversitelerinin rektörleri yahudi asıllıdır. Bu da başörtüsünün neden siyasal islam'ın simgesi olduğu aldatmacasıyla çarpıtıldığını, rektörlerin neden yeni hükümete böylesine şaşırtıcı bir çıkışta bulunduklarını açıklıyor zannederim.
YÖK Başkanı Kemal Gürüz, İstanbul Üniv. rektörü Kemal Alemdaroğlu ve medyatik yardımcısı Nur Serter, Koç Üniv. rektörü Seha Tiniç, Galatasaray Üniv. rektörü Erdoğan Teziş, Bilgi Üniv rektörü Lale Duruiz ve eski rektör Ilter Turan, Bogaziçi Üniv. rektörü Sabih Tansal ve eski rektör Üstün Ergüder, Işık Üniv. rektörü B. S. Yarman, Marmara Üniv. rektörü Tunç Erem sabetaycı (yahudi asıllı)dır.
Medyada çok görülen ve kanaat önderi olarak sunulan Asaf Savaş Akat ve eşi Nilüfer Göle, Eser Karakaş, Ahmet İnsel, Taner Berksoy, Kenan Mortan gibi hocalar ve medyada ismi çok geçen hukuk profesörlerinin çoğunluğu sabetaycıdır.
**********
ORDU:
28 Şubat'ın mimarı olan ve laiklik ve Atatürkçülük konusunu şaşırtıcı üsluplarda dile getiren Çevik Bir, Doğu Aktulga, Doğu Silahçıoğlu (Sultanbeyli ilçesine dindar çoğunluğa nispet olsun diye izinsiz Atatürk heykeli diktiren paşa) ve Yalçın Işımer (GATA'nın açılışında 'belleyeceğiz' konuşmasını yapan paşa) yahudi asıllıdır. Yalçın Paşa aynı zamanda masondur.
Ülkemizde Atatürkçülük açık ara bir numaralı istismar konusudur. 1930'ların dünyasında Atatürk'ün cumhuriyet yönetimini oturtmak ve reelpolitik gereği yaptığı bazı köşeli uygulamalar gerçek ilkeleriyle sanatlı bir biçimde karıştırılıp retorikle süslenerek 'doğru budur' diye sunuluyor. Her kurumun içinden cemaatimiz mensubu birileri dezislamizasyonu rasyonalize etme, çıkar sağlama ve temayüz etme adına onu daha çok sahiplenir görünüp istismar ederken bazı saf müslüman Türkler de onlardan geri kalırlarsa suçluluk hissedeceklerinden peşimize düşüyorlar.
Ordu, Sabetayist cemaatin dışişleri kadar olmasa da oldukça güçlü olduğu bir kurumdur, çesitli dönemlerde genelkurmay başkanına kadar her düzeyde paşalarımız oldu. Halen de Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman cemaatimiz mensubu. Her seviyede bir çok general ve kurmay subaylarimiz bulunuyor. Terfilerde ve atamalarda cemaat mensupları gözetilir, harp okulları ve sınıf okullarına mutlaka yeterli sayıda öğretmen gönderilmesine dikkat gösterilir. ASAL'da her zaman birileri bulundurulur; eğer aynı yüksek gelir düzeyine sahip aileler arasında bir araştırma yapılsa sabetaycı olanların müslüman Türklere göre çok daha rahat yerlerde askerlik yaptıkları görülecektir.
Bir diğer nokta askerî alımlardır: ordunun alım yaptığı ekipman ve silah tüccarları/aracıların önemli bir bölümü sabetaycı ya da sabetaycı bağlaşığıdır.
Ordu içindeki sabetaycı yapılanmanın gücüne örnek olarak Oyak Şirketi olan Renault MAİS'in son üç genel müdürü Ateş Ünal Erzen, Onur Baytok ve İbrahim Aybar'ın ve Aselsan'ın genel müdürü Necip Kemal Berkman'ın sabetaycı olduğu örneğini verebilirim. Oyak grubu sabetaycıların yoğunlukta olduğu ve terfilerin çoğunlukla cemaat içinden gerçekleştiği bir gruptur.
**********
SİYASET:
Tansu Çiller ve eşi Özer Uçuran, Rahşan Ecevit (her iktidar döneminde ve özellikle 1974'te cemaatin devlet içinde gizlenmesini sağlamış çok önemli bir isimdir), Erdal Inönü'nün eşi Sevinç Inönü (Sohtorik'lerden), DTP'nin başına geçirilen Mehmet Ali Bayar, Ismail Cem (dedelerinden biri hahamdır), Kemal Derviş, Sükrü Sina Gürel, Bülent Tanla, Sefa Sirmen, Hüsamettin Özkan'ın dünürü Erdoğan Alkın, Cem Uzan'ın eşi Alara Koçibey, Altan Öymen, eskilerden Haluk Bayülgen, Barlas Kuntay, Hayrettin Erkmen, Ahmet Isvan yahudi asıllıdır. Ayrıca komünizmin Türkiye'deki ilk öncüsü Mustafa Suphi, 80 öncesi komünist liderlerden Mehmet Ali Aybar ve Behice Boran, günümüzden Ercan Karakaş da sabetaycıdır. Osmanlı imparatorluğunun çöküşüne sebep olmuş İttihat ve Terakki'nin önde gelenleri ve birer mason olan Cavit bey ve Dr. Nazım sabetaycıdır. (Talat ve Cemal paşalar da masondur, masonluk Osmanlı devletinde Mustafa Reşit Paşa'dan sonra üst mevkileri sarmıştır)
********** DIŞİŞLERİ:
Dışişleri cemaatin iş dünyasıyla birlikte en güçlü olduğu alandır. Dışişleri bakanlarımızın ve diplomatlarımızın önemli bir kısmı yahudi asıllıdır. İsmail Cem, Şükrü Sina Gürel, İlter Türkmen, Emre Gönensay, Coşkun Kırca, Onur Öymen, Kaya Toperi, Zeki Kuneralp, Özden Sanberk, Yalım Eralp, Filiz Dinçmen yahudi asıllıdır. Bu diplomatlar emekliliklerinden sonra medya tarafından uzman ve kanaat önderi olarak sunulmaktadır.
********** DİĞER BÜROKRASİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Merkez Bankası eski başkanı Gazi Erçel, şimdiki Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, Cumhurbaşskanlığı sekreteri Tacan İldem yahudi asıllı bürokratlardır. MİT müsteşarı olmanın şartı sabetaycı ya da mason olmaktır. Kendisi de mason olan Şenkal Atasagun'un (babası bir generaldi) selefleri olan Ziya Selışık, Fuat Doğu ve Sönmez Köksal, vs. masondurlar. Hiram Abas da masondu. 12 Eylül yönetimi tarafından kendisine MDP'nin kurdurulduğu orgeneral Turgut Sunalp 80 öncesinin kontrgerila örgütü Ergenekon'un başıdır ve aileden masondur.
********** SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ:
ÇYDD ve ÇEV tamamen sabetaycı insiyatifle kurulmuş sivil toplum örgütleridir. ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) Atatürk'ün bir araç olarak kullanılması amacıyla cemaat tarafından kurulmuştur. Üç onur kurucusundan biri Kapancılar kolundan Münci Kapani'dir ki diğer iki onur kurucusundan da en az birinin cemaatten olduğunu sanıyorum, ayrıca derneğin 1. numaralı kurucusu kayıtlarda Hıfzı Veldet Velidedeoğlu olarak geçer ki kendisi sabetaycıdır.
Gazeteciler Cemiyetinin son iki başkanı Nezih Demirkent ve Nail Güreli yahudi asıllıdır. TÜSİAD da yarı yahudi-insiyatifli bir kurumdur. YASED başkanı Faruk Yöneyman da sabetaycıdır. Cemaatin en güçlü ve kamuoyunu yönlendirmede en çok umut bağlanan sivil toplum örgütü TESEV'dir ki 16 yönetim kurulu üyesinden benim tanıdığım şu isimler yahudi asıllıdır:
Özden Sanberk, Yılmaz Argüden, Can Paker, Üstün Ergüder, İlter Turan, İlter Türkmen, v.d. **********
BASIN:
Cumhuriyetin kuruluşundan beri Türkiye'de basın sabetaycı güdümlü olmuştur. Ahmet Emin Yalman, Sedat Simavi, Haldun Simavi, Abdi Ipekçi, Zekeriya Sertel yahudi asıllıdır. Sabah ve ATV'nin sahibi Dinç Bilgin yahudi asıllıdır. Bu grubun hemen bütün önemli isimleri yahudi asıllıdır; Güngör Mengi, Ruhat Mengi, merhum Gülçin Telci, Murat Birsel, Okay Gönensin, Levent Tözemen, İlker Sarier, Sedat Sertoğlu, Ercan Arıklı vs. NTV'nin sahibi Ferit Şahenk (Doğuş grubu) yahudi asıllıdır (NTV bugün cemaatin Can Paker ve TESEV güdümlü programlarla kamuoyunu yönlendirdiği en önemli TV'dir). Dünya gazetesinin kurucusu Nezih Demirkent ve genel yayın yönetmeni Osman Arolat sabetaycıdır. Milliyet, Hürriyet, Radikal, Posta,Kanal D ve CNN-Türk'ün sahibi Doğan grubu ve Akşam, Show TV ve Cumhuriyet'in % 40 hisse sahibi Çukurova grupları da İş Dünyası bölümünde anlattığım gibi cemaat bağlaşığıdır. Vatan gazetesi de...
Hep basındaki sabetaycı yazarlardan bahsedilir ama Zeynep Göğüş ve Mehmet Altan gibi eşleri sabetaycı olan yazarlar unutuluyor. Gazeteler ve televizyonlarda toplumu yönlendirmek için kanaat önderi olarak sunulan kimseler arasında sabetaycılar ağırlıktadır ve iş dünyasının genelinde olduğu gibi sabetaycı birilerini çalıştırmak bir medya kurumunun başarısı için olmazsa olmaz bir parametredir.
**********
İŞ DÜNYASI:
Koç Grubu ve Çukurova Grubunun üzerinde hem büyüklükleri hem de yapılarının ilginçliği sebebiyle özellikle duracağım.
Akkök grubunun sahibi Dinçkök'ler, Şahenk'ler (Doğuş grubunun sahibi olan bu ailenin Ayhan Şahenk Vakfı'nın logosu Davud yıldızının stilize edilmiş halidir), Eczacıbaşı'lar, Koçman'lar, Cem Boyner, Tekfen'in sahiplerinden Feyyaz Berker, Feyyaz Toker, Bezmen'ler, Edin'ler, Özgürkey'ler, Atabek'ler, Dedeman'lar, Merzeci'ler, Kurttepeli'ler, Şahap Kocatopçu, Ömer Çavuşoğlu, Ahmet Kozanoğlu, Ali ?stay, Arman Kırımlı, Alp Yalman, Faruk Süren, Nur Akgerman, Mehmet Üstünkaya, YKM'nin sahibi Tan ailesi, Ibrahim Betil, Akin Öngör, Kahraman Sadıkoğlu, Henkel'in yönetim kurulu başkanı Can Paker, Siemens'in yönetim kurulu başkanı Zafer İncecik, STFA'nın kurucularinin manevi oğlu Eser Tümen (CNN-Türk'te çalışan kızı Esra Tümen Raif Dinçkök'le evlenmek üzere) ve torunları ve daha niceleri...
Gazetelerde çıkan ve Hazine ya da BDDK tarafından doğrulanan Isviçre bankalarında Türklere ait 65 milyar dolar olduğu haberini size biraz açayım:
İşin içinde olduğum için biliyorum ki bu paraların büyük kısmı cemaatimiz mensuplarınındır. Bu topraklarda yapılan ticaretle ele geçen paranın çeşitli yollarla bu toprağın dışına kaçırmanın gidişi de güven ya da ekonomik istikrarsızlığa tepkiden öte, 'Türkiye'li değil Türkiye'de yaşayan bir sabetayist' hissetmekten ileri geliyor. Ekonomi istediği kadar iyiye gitsin, o servet buraya gelmez.
**********
KOÇ Grubu:
Vehbi Koç müslüman Türk'tür. Peki acaba şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin çoğunluk yahudi asıllı olmasının (örneğin şimdiki Koç Holding'in CEO'su Bülent Özaydınlı - Orgeral İrfan Özaydınlı'nın oğludur-, Mehmet Ali Berkman, Tuğrul Kutadgobilik, Arçelik'in genel müdürü Nedim Esgin, Hasan Bengü , Mehmet Ali Neyzi, Mehmet Barmanbek yahudi asıllıdır, Tofaş'ın eski CEO'su Jan Nahum ise İshak Alaton gibi 'resmen' yahudidir. Sabetaycı Orhan Pamuk'un babası Gündüz Pamuk da Koç'ta çalışmış ve Aygaz'ın genel müdürlüğünü yapmıştır) tek sebebi yukarıda anlattığım bağlaşık mantığı mıdır?
Şimdi Koç ailesinin yapısına bakalım. Bu örneği sabetaycı ailelerin akrabalık ilişkilerine güzel bir örnek olmasından dolayı biraz geniş tutacağım. Bir başka güzel örnek için İsmail Cem'in ilişkilerini anlatan kitabı okuyabilirsiniz.
Vehbi Koç'un eşi Sadberk hanım, Vehbi bey'in teyzesinin kızıdır. Sadberk hanım'ın baba tarafından kuzeni Hürriyet'i kuran Sedat Simavi'dir. Sedat Simavi, Hürriyet'i kurarken bütün sermayeyi Koç'un ortağı Eli Burla sağlamıştır (Aydın Doğan'ın Milliyet'i Ercüment Karacan'dan almasına aracılık eden de yine Koç olmuştur). Sadberk hanım, Sadullah-Nadire Aktar çiftinin ikinci çocuğudur. Birinci çocukları Adile Hanım, Akfil'in kurucusu İhsan Mermerci'yle evlenmiştir. Oğul Rahmi Koç Çigdem Meserretçioğlu'yla evlenmiş, bu evlilikten Mustafa, Ömer ve Ali Koç doğmuştur. Çigdem Meserretçioğlu yine İzmir'in eski çok zengin ailelerinden sanayici ve armatör Avni Meserretçioğlu ile eşi Suat hanım'ın kızıdır. Çigdem hanım, Rahmi Koç'tan sonra Erol Simavi'nin oğlu Günaydın'ın sahibi Haldun Simavi'yle evlendi. Mustafa Koç, İzmir'in ünlü zenginlerinden İzmir Yün Mensucat'ın sahibi olan Giraud'ların kizi Caroline ile evlendi... Bu böyle gider.
Dolayısıyla Koç ailesinin bugünkü üçüncü neslinde hem anne hem baba tarafından yahudi kanı vardır. Bir yanlış anlamaya sebep olmamak için Rahmi beyin cuma namazlarına giden bir müslüman olduğunu söylemeliyim; bunun takiyye olmadığını düşünüyorum. Oğulları da yahudi inancında olmayabilirler ancak kanbağından ve aile geleneğinden dolayı sabetaycı etkisi ve bağlaşıklığı hayatlarında her zaman önemli bir parametredir. Koç tarafından büyütülen Aydın Doğan da bu bağlaşık mantığını uygulayarak büyümüştür, en önemli tepe yöneticisi İmre Barmanbek de sabetaycıdır.
**********
ÇUKUROVA Grubu:
Karamehmet ailesi müslüman Türk'tür. Ancak eğer benim bildiğim Eliyeşil'lerle aynı aile ise eşinin gelmekte olduğu aile yahudi asıllıdır. Ağabey Samsa Karamehmet'in kızı Show TV'nin genel müdürü Zeynep Karamehmet de bir sabetaycı olan Fırat Gönenç'le evlidir. Çukurova Holding'in yönetim kurulunun aile dışındaki üyeleri üç kişi haricinde sürekli değişir: Osman Berkmen, Sezer Birgili ve Sadi Göcüm. Bu üç kişi de sabetaycıdır.. Grubun çok sayıdaki sabetaycı profesyonelleri arasında Nejat Yalım, Bülent Ergin ve Melih Araz'ı da saymalıyım. Çukurova'nın Turkcell'deki ortakları Murat Vargı ve Kavala ailesi de sabetaycıdır. Turkcell'in eski genel müdürü Cüneyt Türktan, finans müdürü Tokay'lardan Ekrem Tokay ve Digiturk genel müdürü Ertan Özerdem de sabetaycıdır. Çukurova'nın borçlarına karşılık İsviçre'deki paraları borcunu ödemeye yeter de artar bile!..
Karamehmet son 15 yıldır devletle işlerini Güneş Taner aracılığıyla yürütürdü. Turkcell'in değerinin bu kadar artmasına sebep olan GSM ihalesinin iki yıl geciktirilmesinin altında Taner'in imzası vardır. Bilin bakalım Güneş Taner'in kimliği nedir? Bildiniz; sabetaycıdır.
********** CEMİYET HAYATI:
İstanbul sosyetesinin motoru ve trend belirleyicisi sabetaycı zenginlerdir: trendy yerler (Ayşe Kapancı ve Ayla Sevand'ın açtığı yerlerin her zaman tutulması), alışveriş mekanları (Akmerkez'in bu kadar popüler olması), antikacılık (Rafi Portakal ve Tuncay Artam'ın elindedir), emlak geliştirme (Alkent, Edin'lerin Kemer Country'si) vs..
Cemaat, tutmasını istediği işletme için mutlaka gerekli sirkülasyonu sağlar ve çekim merkezi yapar. Cem Boyner'in banka sahibi olmamasına rağmen Advantage Card'ı tutundurmayı başarmasının sebebi budur. (Ilgaz Zorlu cemaatin iyice asimile olduğundan şikayet etmede haksızdır; en azından benim bildiğim son 20 yıl içinde elitist ve zengin zümrede cemaat dayanışması gücünden hiç bir şey yitirmedi. Fakat halka karışan orta düzey cemaat için dediklerini bir parça kabul edebilirim.)
Sabetaycıların tamamı 1924 mübadili değildir; Eczacıbaşı ailesi gibi... Selanik gibi Milas, Tarsus ve İzmir de önemli sabetaycı merkezlerdir. Cemaatin eskiden Nişantaşı-Teşvikiye-Şişli üçgeninde yoğunlaşan yerleşimi son yıllarda Etiler'e ve özellikle Alkent ve çevresine kaymıştır. Bülbülderesi sabetaycıların gömüldüğü tek mezarlık değildir. Feriköy ve Karacaahmet (özellikle 8. ada) de sabetaycıların gömüldüğü yerlerdir.
Sanıyorum derin devlet ya da derin irade denen şeyin ne olduğunu, bazı kimselerin laiklik anlayışının neden rasyonelin ötesine geçtiğini, başörtüsü sorununun gerçek nedenini, Çevik Bir'in 28 Subat çıkışını ve sonrasında neden Sabah gazetesince cumhurbaşkanı adayı olarak lanse edildiğini, genelkurmaydaki Hasan Tahsin Harekat Odasına neden bu adın konduğunu (Hasan Tahsin -Osman Nevres- bir sabetaycıydı ve düşmana ilk kurşunu onun attığı sabetaycı basın tarafından uydurulmuştur ancak bunun gerçekdışılığı sonradan kanıtlanmıştır), eski Dışişleri bakanı Coşkun Kırca'nın açık islam karşıtlığı ve din eğitimi hakkındaki çirkin söylemininin altında yatanları, Can Paker'in neden protestan bir islam talep ettiğini, Mina Urgan'ın kitabında neden Necip Fazıl ve Yahya Kemal'den aşağılamayla sözettiğini, özünde bir sabetaycı hareket olan Yeni Türkiye Partisi'nin kuruluş aşamasında Asaf Savaş Akad ve Bülent Eczacıbaşı'nın neden rol aldığını şimdi anlamışsınızdır.
Müslüman Türk halka buradan bir çağrım olacak. Bu şebekemsi yapı içinde sizin hiç kimsenin elinizden alamayacağı iki özgürlüğünüz bulunuyor; kime oy vereceğiniz ve paranızı nereye harcayacağınız; bunları doğru kullanırsanız ülkenizde bir şeyleri değiştirebilirsiniz. Kurtuluş savaşı sürerken İstanbul'daki müslüman halk alışkanlıkla Türk bakkallardan değil Rum bakkallardan alışveriş ederdi; cebinden çıkan paranın Yunan ordusuna bir biçimde yardım olarak silah almakta verileceğini düşünmeden. Bir yandan şikayet edip bir yandan da bu düzeni yöneten muhteris sabetayistlere itibar ederek ve ürünlerini kullanarak destek olamazsınız. "Hepinizi Sabetaycı Yapılanmaya karşı durmaya, yakın çevrenizi sabetaycılık hakkında bilgilendirmeye ve 'Tercihli Alışveriş?' yapmaya çağırıyorum. Bu çağrı antisemitik değil, antisiyonisttir ve vatandaşlık sorumluluğudur.

http://gercektarihvekultur.blogspot.com/...planmaya-karsyz.html

http://www.islamustundur.com/sabetaizmnedir.html