Nazlı Esra

Nazlı Esra
@esranazli
Muhteşem çöl gecelerinde, ölümü her atlatıştan sonra ya leş gibi uyunur, ya da hatırlanır, hatırlanır, hatırlanırdı.
Reklam
“Salih, Salih...Salih’im.” Bir kadının bu sesi çıkarabilmesi için ana olması, bir oğlunu şehit vermesi, dul kalması ve nihayet, son oğlunu da işte böyle cepheden beklemesi gerekirdi. Ve, insanın harbin ne demek olduğunu anlaması için bu sesi işitmesi gerekirdi.
Her şeyi kaybettikten sonra ümidi de kaybedenin karşısına ne ile çıkılabilir, zafer için neye güvenilirdi?
İngiliz askerlerine bu konuda ne cömert, ne de hain veya cimri denebilirdi; zira veriyorlardı, ama hakaret kusan bir gururla veriyorlar, en düşküne bile “Keşke vermeselerdi” dedirten bir şekilde veriyorlardı.
Bu toplantılarda saatlerce susulurdu. Tek tek değil de bir arada susuşun bir başka mânası var gibiydi. Belki de dünyanın sonu böyle beklenirdi.