“Salih, Salih...Salih’im.”
Bir kadının bu sesi çıkarabilmesi için ana olması, bir oğlunu şehit vermesi, dul kalması ve nihayet, son oğlunu da işte böyle cepheden beklemesi gerekirdi. Ve, insanın harbin ne demek olduğunu anlaması için bu sesi işitmesi gerekirdi.
İngiliz askerlerine bu konuda ne cömert, ne de hain veya cimri denebilirdi; zira veriyorlardı, ama hakaret kusan bir gururla veriyorlar, en düşküne bile “Keşke vermeselerdi” dedirten bir şekilde veriyorlardı.