birinin hayatında "olsa da olur" rafına kaldırıldığın an, kendini o raftan sessizce alıp çıkacaksın. gürültüye gerek yok. siteme gerek yok, haklı çıkma telaşına hiç gerek yok. çünkü insan en çok kendine attığı adımlarla büyür.
Burada insanın ziyanda olmasından kasıt, mal mülk kaybetmek falan değildir. Burada ziyandan kasıt, insanın en kıymetli sermayesini tüketmesi, en değerli varlığını elinden kaçırmasıdır. Bu dünyada insanın en büyük sermayesi, geri döndürülemez ve telafi edilemez olan ömrü değil midir sahiden?